Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, medya sektörünün geleceği için kritik bir uyarıda bulundu. İstanbul’da düzenlenen ‘Sorumlu Habercilik Medya Buluşması’nda konuşan Daniş, hazırlanan ‘Sorumlu Habercilik Rehberi’nin medyanın kendi geleceğini koruma refleksi olduğunu vurgulayarak, “Etik dışı, abartılı ve sorumsuz habercilik uzun vadede hem güveni hem de ekonomik değeri yok etmektedir” dedi.

Güven Kaybı Ekonomik Çöküş Getirir
RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen ve genel yayın yönetmenlerinin katıldığı toplantıda yaptığı açıklamada, medyanın içinde bulunduğu krizin sadece editoryal değil, aynı zamanda ekonomik ve yapısal olduğuna dikkat çekti. Daniş, “Güvenin zayıfladığı yerde izleyici kaybolur, izleyicinin kaybolduğu yerde ise medya ekonomik olarak ayakta kalamaz” ifadelerini kullandı.
Daniş, reklam gelirlerinin büyük bölümünün küresel dijital platformlara kaydığı, yerli ve ulusal medyanın ise daralan bir finansman alanına sıkıştığı bu dönemde, etik haberciliğin güçlü, bağımsız ve ayakta kalabilen bir ulusal medya düzeninin temel şartı olduğunu belirtti.
Rehber Saha Verilerine Dayanıyor
RTÜK Başkanı, hazırlanan Sorumlu Habercilik Rehberi‘nin masa başında yazılmış soyut bir etik metin olmadığını, saha verileri, izleme raporları, editoryal deneyim ve akademik birikimin kesiştiği bir süreçte ortaya çıktığını vurguladı. Daniş, “RTÜK olarak hazırladığımız rehber, soyut bir ‘hassasiyet’ çağrısı değil; sahadaki yayın pratiğine bakılarak ortaya konmuş bir ihtiyaçtır” dedi.
RTÜK izleme birimlerinin yürüttüğü Ana Haber Bültenleri Araştırması’na atıfta bulunan Daniş, bazı ana haber bültenlerinde kullanılan dilin olumsuz toplumsal algıyı pekiştirebileceğini, adli olayların magazinleşmesi, mahremiyet ihlali ve şiddetin normalleşmesi risklerini artırdığını kaydetti.
Üç Temel İlke: Güven, Koruma ve Editoryal Liderlik
Mehmet Daniş, rehberde benimsenen yaklaşımın üç temel getirisi olduğunu açıkladı:
- Güven: İzleyicinin haberi ‘dünyayı anlamlandırmak’ için takip ettiğini, başlıkla görüntü çeliştiğinde veya mahremiyet çiğnendiğinde güvenin kırıldığını söyledi.
- Koruma: Şiddet, afet, çocuk ve cinsel suç haberlerinde farkında olunmadan ‘ikincil mağduriyet’ üretilebileceğine dikkat çekti. Rehberin doğruluk-ölçülülük-mahremiyet-masumiyet karinesi çizgisini temel ilke olarak koyduğunu belirtti.
- Editoryal Liderlik: Genel yayın yönetmenlerine seslenen Daniş, “Kurum kültürünü belirleyen sizsiniz. ‘Son dakika’ alt bandında bir kelime, canlı yayında bir anons, bir görsel tekrar, bazen bir ülkenin sinir uçlarına dokunuyor” uyarısında bulundu.

“Doğruluk, Hızdan Önce Gelir”
RTÜK Başkanı, kriz ve afet anlarında haberi ‘ilk veren olma’ refleksinin teyidi ikinci plana itebildiğini söyleyerek, “Doğruluk, hızdan önce gelir ve teyit yoksa, belirsizlik açıkça söylenir” ilkesinin altını çizdi. Bu yaklaşımın yayıncıyı zayıflatmayacağını, tam tersine güvenilir kılacağını ifade etti.
Çocuklar Korunması Gereken Öznedir
Konuşmasında çocukların yer aldığı yayınlara özel bir vurgu yapan Daniş, “Çocuk, bir haber unsuru değil; korunması gereken bir öznedir” dedi. İzleme verilerine göre, çocuğun adı veya yüzü verilmediğinde dahi; okul, mahalle veya aile ilişkileri gibi ayrıntılar üzerinden dolaylı kimlik ifşasının sıkça gerçekleştiğini aktardı.
Daniş, RTÜK’ün Aile Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve üniversiteler iş birliğiyle yürüttüğü Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım çalıştayının çıktıları olan iki rehberi 11 Şubat Çarşamba günü kamuoyuyla paylaşacaklarını duyurdu.
Rehber Tartışmaya Açık Bir Başlangıç Metni
Mehmet Daniş, RTÜK olarak denetleyen değil, rehberlik eden; cezaya odaklanan değil, kaliteyi yükselten bir yayıncılık iklimi arzuladıklarını söyledi. Medya kuruluşlarından, rehberdeki ilkeleri kendi editoryal dillerine uyarlayarak yayın öncesi kısa bir kontrol mekanizması haline getirmelerini beklediklerini belirtti.
Daniş, “Bu rehber bir son söz değil; tartışmaya, eleştiriye ve katkıya açık bir başlangıç metnidir” diyerek sözlerini tamamladı. Program, Daniş’in açıklamalarının ardından basına kapalı olarak devam etti.
