Rusya Dışişleri Bakanlığı, iki süper güç arasındaki son büyük nükleer silah kontrol anlaşması olan Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın (New START) yürürlük süresinin sona erdiğini ve tarafların artık anlaşma kapsamındaki yükümlülüklere bağlı olmayacağını resmen açıkladı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Mevcut koşullarda, New START taraflarının artık anlaşma bağlamındaki hiçbir yükümlülük veya simetrik beyanla bağlı olmadığını ve prensipte atacakları bir sonraki adımları seçmekte özgür olduklarını varsayıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Putin’in Gönüllü Uzantı Teklifi Yanıtsız Kaldı
Açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin‘in Eylül 2025’te anlaşmadaki silah limitlerinin en az bir yıl daha gönüllü olarak korunması yönündeki teklifine Amerika Birleşik Devletleri‘nden resmi bir yanıt verilmediği hatırlatıldı. Washington’ın bu sessizliği ‘kasıtlı’ olarak nitelendiren Rusya, bu durumun kendi politikasını belirlemede dikkate alınacağını vurguladı.
Rusya’dan Sert Uyarı: Askeri-Teknik Önlemlere Hazırız
Rusya’nın stratejik saldırı silahları alanındaki politikasını sorumlu ve dengeli bir şekilde sürdüreceğinin belirtildiği açıklamada, uluslararası güvenlik için ciddi bir uyarıda bulunuldu: “Rusya, ulusal güvenliğe yönelik potansiyel ek tehditlere karşı kararlı askeri-teknik önlemler almaya hazırdır.”
Ancak Moskova yönetimi, kapıyı tamamen kapatmadı. Açıklamanın sonunda, uygun koşulların oluşması halinde Rusya’nın eşit ve karşılıklı yarara dayalı diplomatik çözümlere açık olduğu mesajı verildi.
New START Nedir ve Sonuçları Ne Olabilir?
New START Anlaşması, 2010 yılında imzalanmış ve 2021’de uzatılmıştı. Anlaşma, Rusya ve ABD’nin konuşlandırabileceği stratejik nükleer savaş başlığı sayısını 1.550 ile, bunları taşıyacak kıtalararası balistik füze, denizaltından atılan balistik füze ve ağır bombardıman uçağı sayısını da 700 ile sınırlandırıyordu. Taraflar ayrıca karşılıklı denetim ziyaretleri gerçekleştiriyordu.
Anlaşmanın fiilen sona ermesi, Soğuk Savaş’tan bu yana nükleer silahların kontrolü ve sınırlandırılması alanında inşa edilen uluslararası rejimin büyük bir darbe alması anlamına geliyor. Uzmanlar, bu gelişmenin yeni bir nükleer silahlanma yarışını tetikleyebileceği ve küresel istikrarı derinden etkileyebileceği konusunda uyarıyor.
