Antalya’dan Rusya’ya yaş sebze ihracatında son 10 günde büyük bir hareketlilik yaşanıyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından, düşük maliyet nedeniyle yaş sebze ihtiyacının önemli bir bölümünü İran’dan karşılayan Rusya, yaşadığı tedarik sorununu Türkiye’den yaptığı artan ihracatla aşmaya başladı.

Son 10 yıldır İran’dan yoğun alım yapan Rusya’ya, 2015’teki uçak krizi sonrası durma noktasına gelen Türkiye’den yaş sebze meyve ihracatı, son günlerde yeniden canlandı. Antalya Toptancı Hali’nde paketlenen ürünler, kara ve deniz yoluyla Rusya’ya sevk ediliyor.
Domates, Biber, Salatalık ve Patlıcan Başı Çekiyor
İhracatçı firmalar, Rus pazarına başta domates, biber, salatalık ve patlıcan olmak üzere çeşitli sebze ürünleri gönderiyor. Bu artış, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor.

“Rusya Pazarını Yeniden Kazanıyoruz”
Antalya Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Akcan, “Son 10 yıldır Rusya pazarını kaybetmiştik. İran’da üretim maliyetinin ucuz olması nedeniyle Rusya, bu ülkeden alım yapıyordu. Savaştan dolayı İran, Rusya’ya yeterli ürün aktaramadığı için son 10 günde Rusya’ya ihracatımız arttı” dedi.

Akcan, ihracatın TIR ve deniz yoluyla gerçekleştirildiğini belirterek, “Domates, biber, salatalık, patlıcan, narenciye sevkiyatımız arttı” ifadelerini kullandı.
Bölgesel Gelişmeler Ticaret Rotasını Değiştirdi
Ortadoğu’daki son gelişmeler, uluslararası tedarik zincirlerinde önemli kaymalara neden oldu. Rusya’nın İran’dan karşıladığı yaş sebze ihtiyacındaki aksama, Türk üreticileri ve ihracatçıları için yeni bir fırsat penceresi açtı.

Antalya’daki üreticiler, Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali’ne getirdikleri ürünlerin paketlenmesinin ardından Rusya’ya gönderilmeye başlandığını belirtti. Bu durum, bölgedeki tarım sektörüne canlılık getirdi.

Uzmanlar, Rusya ile Türkiye arasındaki bu ticari hareketliliğin, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin derinleşmesi açısından önemli bir adım olduğunu vurguluyor. Yaşanan gelişmeler, küresel siyasetin yerel ekonomilere olan doğrudan etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.

İhracattaki bu beklenmedik artışın sürdürülebilir olup olmayacağı ve Rusya pazarında kalıcı bir yer edinilip edinilemeyeceği, önümüzdeki dönemde tarım ve dış ticaret gündeminin önemli başlıklarından biri olacak.
