ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonlar, dünya turizm sektörünü derinden sarsmış durumda. Orta Doğu hava sahasındaki kapanmalar ve artan güvenlik endişeleri, 2026 yılı için rekor beklentiler içindeki sektörde dengeleri alt üst etti. Özellikle Türkiye’nin gözde turizm merkezi Antalya’ya yönelik rezervasyon akışında ciddi bir duraklama yaşanıyor.
Senaryolar Bir Anda Değişti
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkan Yardımcısı Ercan Çek, durumu değerlendirerek, “10 gün öncesine kadar her şey çok iyi giderken, İran’a yönelik başlatılan savaşın hem Türkiye, Antalya hem de dünya turizminde bütün senaryoyu değiştirdi” ifadelerini kullandı. Çek, maliyet ve kur baskısının olmadığı iyi bir sezon planlarken, senaryonun tam tersine döndüğünü belirtti.
Rezervasyonlar Avrupa’da Yüzde 70, Rusya’da Yüzde 50 Düştü
Ercan Çek, yaşanan gelişmelerin rezervasyonlara olan etkisini şu sözlerle açıkladı: “Antalya’ya yönelik Avrupa’dan rezervasyon akışında yüzde 60-70’lere varan duruş olduğunu gördük. Bazı rezervasyon iptal taleplerinin az da olsa varlığını hissediyoruz.” Rusya pazarında ise rezervasyon hızında yüzde 50’ye yakın bir yavaşlama olduğu kaydedildi.
Petrol Fiyatları ve Uçuş Maliyetleri Tetikleyici
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin küresel petrol fiyatlarını etkilemesi, uçak biletleri ve genel seyahat maliyetlerinde artışa neden oluyor. Çek, “Turizm hareketini ciddi etkileyen iki olay ekonomi ve savaş. Şu anda petrol fiyatlarından dolayı ekonomik anlamda etkilenecek bir yapı görüyoruz” diyerek endişelerini dile getirdi.
“Orta Doğu Turisti Bize Gelmez” Uyarısı
Orta Doğu destinasyonlarına seyahat edemeyen turistlerin Türkiye’ye yöneleceği beklentilerine ise sektör temsilcileri temkinli yaklaşıyor. Turizmci Ali Kızıldağ, “Turizm barış ortamında gelişen, yeşeren, büyüyen bir sektör. Böyle bir ortamda ‘İşte oraya gitmeyenler bize gelir’ gibi düşünmemek lazım” dedi. Kızıldağ, insanların savaş ortamında evlerinden çıkmamayı tercih edebileceğini vurguladı.
Kriz Yönetimi Çağrısı
Turizmciler, hükümetin istikrarlı ve yapıcı tutumunun bir avantaj olduğunu belirtirken, sektörün kriz yönetimine hazır olduğunu ifade ediyor. Ercan Çek, “Türk turizmcileri olarak da bu konudaki kaslarımız çok gelişmiş. Beklemedeyiz, ona göre adımlarımızı atacağız” şeklinde konuştu. Ali Kızıldağ ise, “2026 turizm sezonunu hem kamu hem özel sektör olarak kriz yönetimi performansında yönetmemiz lazım” çağrısında bulundu.
Uzmanlar, sürecin bir ay gibi bir sürede sakinleşebileceğini umut ederken, turizm sektörü tüm radarlarını açmış, verileri analiz ederek hareket etmeyi sürdürüyor.
