İstanbul’da yaşanan ve Türkiye’nin adalet sisteminde derin yankı uyandıran olayın sanığı Savcı Muhammed Çağatay Kılıçaslan, ilk duruşmada çarpıcı bir savunmaya imza attı. Kartal Bölge Adliye Mahkemesi’nde hakim Aslı Kahraman’ı odasında silahla yaralama suçlamasıyla yargılanan Kılıçaslan, ilişkilerini “aşk çıkrığı olmayan bir kuyu”ya benzetti.
Olayın Gelişimi ve İddianame
13 Ocak tarihinde, İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçaslan, Kartal Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi Hakimi Aslı Kahraman’ı ziyaret ettiği sırada çıkan tartışmanın ardından silahını çekerek ateş etti. Hakim Kahraman bacağından yaralanırken, ikinci atış için hamle yapan Kılıçaslan, odada bulunan cezaevi çaycısı Yakup K. tarafından engellendi.

Savcı Kılıçaslan hakkında, ‘kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘iş yeri dokunulmazlığını ihlal’, ‘silahlı tehdit’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme’ ve ‘ısrarlı takip’ suçlarından 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Davanın ilk duruşması İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Sanık Savcının Çarpıcı İtirafları
Duruşmada söz alan Savcı Muhammed Çağatay Kılıçaslan, savunmasına özür dileyerek başladı. Olayın arka planını duygusal bir ilişkiye bağlayan Kılıçaslan, şu ifadeleri kullandı:
“Müşteki ile nisan sonu gibi tanıştık. Mayısın ilk haftasında aramızda duygusal bir yakınlık oldu. Bu zamanla ilerledi, daha da bağlandık. Sosyal ve medeni hallerimizin el vermemesine rağmen bu bizi durdurmadı. Aşk çıkrığı olmayan bir kuyuya benzer. Ben de çıkamadım.”
Kılıçaslan, hakim Kahraman’ın hamile kalması ve sonrasında yaşanan kürtaj sürecinin ilişkilerinde ciddi gerilimlere yol açtığını iddia etti. İkinci bir hamilelik iddiasının kendisini şaşkına çevirdiğini belirten sanık savcı, olay günü yaşananları anlatırken şunları söyledi:
“Odaya çaycı girdi. Hakime hanım ‘bana saldırıyor’ deyince çaycı bana müdahale etmeye çalıştı. Müştekinin çantasına doğru yöneldiğini ve bana silah çıkaracağını düşündüm. Tabancayı aşağıya doğrulttum ve ilk atışı yaptım. İlk atışta vurulmadığına eminim. Kendisini öldürmek istesem zaten öldürürdüm. Savcıyım, suçumun ne olduğunu biliyorum.”
“Kastım Öldürme Olsa Kafasına Tek Kurşunla Öldürebilirdim”
Kılıçaslan, kasten öldürmek gibi bir niyetinin olmadığını ısrarla vurguladı. Savunmasının devamında, “Biz kötü insanlar değiliz, yanlış şeyler yaptık. Kastım öldürme olsa kafasına tek kurşunla öldürebilirim. Tanığı da öldürmek istemedim.” ifadelerini kullandı.

Sanık savcı, tutukluluk süresinin uzadığını belirterek tahliye talebinde bulundu ve olayı unutmak istediğini söyledi.
Hakim Aslı Kahraman’ın İddiaları
Mağdur hakim Aslı Kahraman ise duruşmada farklı bir tablo çizdi. Sanığın kendisini sürekli rahatsız ettiğini ve ilişkiyi bitirmeyi kabul etmediğini öne süren Kahraman, evinde hırsızlık olduğunu fark ettiğini ve kayıp eşyaların sanık tarafından alındığına inandığını belirtti.
Olay gününü anlatan Hakim Kahraman, sanığın kendisini tehdit etmeye başladığını, ardından fiziksel müdahalede bulunarak silahını çektiğini iddia etti. Kahraman, savunmasında şu ifadelere yer verdi:
“Sanığın ateş edeceğini hiç düşünmedim. Biraz daha sakinledim. Silahı beline soktu. O sırada çaycı geldi. ‘Bana saldırıyor’ dedim. Tekrar çıkmamaya başlayınca kalemi aradım. Önümü döndüğümde tabanca tekrar elindeydi. İlk atış sesi geldi. Kasığımdan girip duvarı delmiş mermi. Şaşkınlıkla ‘vuruldum’ diye bağırdım.”

Hakim Kahraman, sanığın dijital incelemelerde çıkan ve kendi özel fotoğraflarından oluşan dosyaların, evinden çalınan bellekten elde edildiğini iddia ederek bu konuda da soruşturma açılmasını talep etti.
Duruşma Görüntüleri ve Devamı
Duruşma, tanık ifadelerinin alınması ve delillerin incelenmesi için ertelendi. Savcı Kılıçaslan’ın tutukluluk durumunun devamına karar verilirken, dava Türkiye’de adliye içinde yaşanan bu ciddi olay nedeniyle kamuoyunun ve hukuk çevrelerinin yakından takip ettiği bir dosya haline geldi.

