Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBMM’de Çocuk Suçluluğu Alarmı: Uzmanlar ‘Erken Uyarı Sistemi’ ve Öfke Kontrolüne Vurgu Yaptı

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonu toplandı. Uzmanlar, çocuk suçluluğundaki artışa dikkat çekerek ‘erken uyarı sistemi’ ve öfke kontrolü eğitimlerinin önemini vurguladı.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM), çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenleri incelemek ve koruyucu mekanizmalar geliştirmek amacıyla kurulan ‘Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’ önemli bir toplantı gerçekleştirdi. Komisyon, çocuk suçluluğundaki artışı ve çözüm önerilerini masaya yatırdı.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonu Toplantısı

Komisyon Başkanı Durgut’tan Kritik Açıklamalar

AK Parti İstanbul Milletvekili ve Komisyon Başkanı Müşerref Pervin Tuba Durgut yaptığı açılış konuşmasında, komisyonun temel görevinin her çocuğun yaşam hakkını, güvenliğini ve onurunu korumaya katkı sunmak olduğunu belirtti. Durgut, “Bu Komisyonun temel görevi her çocuğun yaşam hakkını, güvenliğini ve onurunu korumaya katkı sunmak, mağduriyetleri gidermeye yönelik kalıcı ve etkili politikalar geliştirmek ve toplumda adalet duygusunu güçlendirmektir” dedi.

Durgut, uluslararası raporlara atıfta bulunarak, “Dünya genelinde UNICEF, UNODC ve OECD raporları ekonomik dalgalanmalar, göç hareketliliği, pandemi sonrası toplumsal izolasyon, dijital riskler ve madde kullanımındaki artışın çocuk suçluluğunu etkilediğini ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Mavili’den Çarpıcı Veriler: ‘Yüzde 75’inin Öfke Kontrolüne İhtiyacı Var’

Komisyona sunum yapan Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aliye Mavili, çocuk suçluluğundaki artışa dikkat çekti. Mavili, “Öncelikle, suçluluğun son dönemde, 2025 yılında 2024’teki istatistiklere göre yüzde 13 oranında artmasının çok ciddi bir problem olduğuna hepimiz inanıyoruz” dedi.

Mavili, suça yönelen çocukların profilini şu sözlerle açıkladı: “Yüzde 40’a yakın grup ciddi saldırganlık ve öfkeyle uğraşan, yüzde 35’i de tehditle uğraşan bir grup, suça yönelmiş çocuğun yüzde 75’inin dürtü kontrolü, öfke kontrolü ve kendisiyle ilgili davranış düzenlemesine ihtiyacı var.

Çözüm önerilerini de sıralayan Mavili, “Eğitim Bakanlığının okullardan ayrılan çocukların ciddi anlamda bir risk alanı olarak sokağın çocukları kalma olasılığının önüne geçmesi lazım. Mahalli düzeydeki toplum merkezleri, aile yaşam merkezlerinin klinik odaklı çalışma yapan, müdahale yapan merkezler haline gelmesi lazım” diye konuştu.

TBMM Komisyonunda Uzman Sunumu

Doç. Dr. Karataş: ‘Erken Uyarı Sistemine Yoğunlaşmalıyız’

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nden Doç. Dr. Zeki Karataş ise sunumunda Türkiye’deki sistemin daha çok ‘müdahale’ odaklı olduğunu, oysa ‘erken uyarı’ alanına yoğunlaşılması gerektiğini vurguladı. Karataş, “Biz en temelde çocuk koruma sistemini ve çocuk adalet sistemini iki boyuta ayırıyoruz. Bir, erken uyarı alanı; iki, müdahale alanı. Şu anda biz Türkiye’de daha çok müdahale alanıyla aslında suça sürüklenen çocuklara yönelik hizmetleri ya da uygulamaları yürütüyoruz” dedi.

UNICEF öncülüğünde Bursa’da pilot olarak uygulanan erken uyarı sisteminin (EU) Türkiye geneline yaygınlaştırılamadığını hatırlatan Karataş, “Biz eğer çocuk adalet sistemini daha etkili hale getirmek istiyorsak bu alana biraz yoğunlaşmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Ulukol: ‘Genetik Yatkınlık Kaçınılmazlık Değil’

Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Betül Ulukol da suça sürüklenmede genetik ve biyolojik faktörlere ilişkin bir sunum yaptı. Ulukol, “Suç davranışı doğrudan kalıtsal bir şey değil. Çocuğun genetiğiyle doğrudan bire bir etkili bir şey değil. Ancak kalıtsal eğilim gösterebilir” dedi.

İkizler ve evlat edinilme çalışmalarına değinen Ulukol, şu önemli tespiti paylaştı: “İkizlerden birisi bir ailede kalırken diğeri başka bir ailede kalıyor. Bakmışlar ki aslında ikizlerde, tek yumurta ikizlerinde de genetik aynıyken bulunduğu çevrenin etkisiyle çocukların suça sürüklenme oranları değişiyor… Dolayısıyla genetik yatkınlığın suçun kaçınılmazlığı anlamı taşımadığının altını çizmek gerekiyor. Evet, riski artırıyor ama başka faktörlerle.”

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, uzman görüşleri doğrultusunda hazırlayacağı raporu ve önerileri ilgili kurumlara sunacak. Komisyonun çalışmalarının, çocuk suçluluğuyla mücadelede yeni politikaların belirlenmesine ışık tutması bekleniyor.