Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBMM’de Çocuk Suçluluğu Alarmı: Ege Bölgesi İlk Sırada, Uyuşturucu ve Hırsızlık Başı Çekiyor

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonu, çarpıcı verileri açıkladı. Çocuk suçluluğunda Ege Bölgesi ilk sırada, uyuşturucu ve hırsızlık başı çekiyor. TÜİK ve Adalet Bakanlığı’ndan önemli açıklamalar.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kurulan ‘Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’, çarpıcı verileri ve uzman değerlendirmelerini masaya yatırdı. Komisyon Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut’un açıklamaları ve ilgili bakanlık yetkililerinin sunumları, çocuk suçluluğunda endişe verici eğilimleri ortaya koydu.

Komisyon Toplantısı ve Hedefler

TBMM’de, çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenleri incelemek ve koruyucu önlemler geliştirmek amacıyla kurulan araştırma komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Toplantının açılışında konuşan Durgut, dünya genelinde suça sürüklenme yaşının düştüğüne dikkat çekerek, erken müdahale mekanizmalarının ve kurumlar arası koordinasyonun hayati önem taşıdığını vurguladı.

Durgut, “Uluslararası deneyimler erken müdahale mekanizmalarının, önleyici sosyal politikaların ve veriye dayalı politika üretiminin bu alandaki en etkili araçlar olduğunu, kurumlar arası eş güdümün ise hayati önem taşıdığını açıkça ortaya koymaktadır” dedi. Durgut, TÜİK, Adalet Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’ndan mevcut verileri ve saha deneyimlerini komisyonla paylaşmalarını beklediklerini ifade etti.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonu Toplantısı

TÜİK’ten Çarpıcı İstatistikler

Komisyonda sunum yapan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Sosyal İstatistikler Daire Başkanı Turgay Altun, 2020-2024 dönemine ilişkin verileri paylaştı. Altun, güvenlik birimine getirilen çocukların karıştığı olay sayısının 2020’ye göre yaklaşık yüzde 80 arttığını, ancak bu artışta pandemi dönemindeki düşüşün etkili olduğunu belirtti. Yıllık toplam olay sayısının 200 bin civarında seyrettiğini kaydetti.

Altun, en fazla suça sürüklenme vakasının yaralama ve hırsızlık suçlarında yaşandığını, uyuşturucu ve uyarıcı madde suçlarında ise artış trendi olduğunu açıkladı. Ayrıca, 2023 yılı itibarıyla 15-17 yaş grubunda 1.297, 12-14 yaş grubunda ise 98 çocuğun ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğunu ifade etti.

Adalet Bakanlığı Yetkililerinden Önemli Açıklamalar

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Türkiye’deki ceza infaz kurumlarında toplam 4.421 çocuğun bulunduğunu söyledi. Hükümlü çocukların kurumlarda ortalama 404 gün, tutuklu çocukların ise 109 gün kaldığını belirten Yıldırım, “Bu, çocuklarla ilgili kamuoyunda yanlış algılanan, genelde gir-çık yapıldığı şekliyle ortaya çıkan bir algının çok da doğru olmadığını gösteriyor” dedi.

Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürü Günay Albayrak ise 2025 yılında açılan soruşturmalarda suça sürüklenen çocuk sayısının bir önceki yıla göre yüzde 1,4 oranında azaldığını açıkladı. Albayrak, kamu davası açılan dosyaların yaklaşık yüzde 85’inin erkek çocuklardan oluştuğunu ve yüzde 74,7’sinin 15-18 yaş aralığında olduğunu kaydetti.

Albayrak’ın verdiği en çarpıcı bilgi ise coğrafi dağılıma ilişkindi: “2023-2024 yıllarında kamu davası açılan soruşturma dosyalarında her 100 bin nüfustaki suça sürüklenen çocuk sayısının en fazla olduğu bölge Ege Bölgesidir.” Ayrıca, 2025 yılında kamu davası açılan dosyalardaki şüphelilerin yüzde 94’ünün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, yüzde 6’sının ise yabancı uyruklu olduğu belirtildi.

Sonuç ve Beklentiler

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nun bu ilk toplantısı, konunun ciddiyetini ve çok boyutlu yaklaşım gerektirdiğini ortaya koydu. Komisyon Başkanı Durgut’un da vurguladığı gibi, veriye dayalı politika üretimi ve kurumlar arası koordinasyon, sorunun çözümünde kilit rol oynayacak. Komisyonun ilerleyen toplantılarında, sunulan veriler ışığında koruyucu ve önleyici mekanizmalara yönelik somut önerilerin geliştirilmesi bekleniyor.