Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, dijital dünyada çocukları bekleyen tehditlere karşı kapsamlı bir koruma kalkanı oluşturacak tarihi bir raporu kabul etti. Raporda, çocukların dijital istismarını önlemek için sosyal medya ve dijital platformlarda 15 yaş altına kesin hizmet yasağı, 18 yaş altı için ise ebeveyn izni ve filtreleme sistemi zorunluluğu gibi çarpıcı önlemler yer alıyor.

Komisyon Başkanı Yanık: “Bu Bir İnsan Hakları Meselesidir”
Komisyon Başkanı ve AK Parti Osmaniye Milletvekili Derya Yanık, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, raporun önemine dikkat çekti. Yanık, “Bu rapor yalnızca ülkemiz açısından değil, tüm dünya için giderek derinleşen bir sorununa ışık tutmaktadır” dedi.
Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dijitalleşme hayatın her alanını dönüştürürken çocuklar açısından hem yeni fırsatlar hem de maalesef ciddi riskler barındırmaktadır. Çocukların dijital ortamlarda maruz kalabildiği istismar, ihmal, bağımlılık, siber zorbalık ve benzeri tehditler, yaşam hakkı, insan onuru, özel hayatın gizliliği, sağlık ve eğitim hakkı başta olmak üzere birçok temel insan hakkıyla doğrudan ilişkilidir. Bu yönüyle mesele, yalnızca bir teknoloji ya da aile politikası konusu değil açık biçimde bir insan hakları meselesidir.”
Katırcıoğlu: “Epstein Belgeleri Tehlikeyi Gösterdi, LGBTİ+ Propagandası Doğrudan Tehdit”
Çocuk Hakları Alt Komisyonu Başkanı Radiye Sezer Katırcıoğlu ise raporun hazırlanma gerekçesini uluslararası örneklerle açıkladı. Katırcıoğlu, “Son dönemde kamuoyuna yansıyan ve uluslararası basında, ‘Epstein belgeleri’ olarak anılan belgeler çocuklarımızın karşı karşıya kaldığı tehditlerin ulaştığı boyutu tüm açıklığıyla gözler önüne sermiştir” ifadelerini kullandı.
Katırcıoğlu, çarpıcı bir uyarıda bulunarak şunları söyledi: “Bu süreçte, özellikle altını çizerek ifade etmek isterim ki; çocukları hedef alan LGBTİ+ örgütlenmeleri ve bu yapılar tarafından yürütülen ideolojik propaganda faaliyetleri çocuklarımız açısından artık yalnızca bir toplumsal tartışma konusu değil, doğrudan bir çocuk güvenliği ve çocuk hakları tehdidi haline gelmiştir. Nitekim çocukları hedef alan bu iç içe girmiş, girift, örgütlü yapılar yöntemleri, etki alanları ve küresel ağları itibarıyla terör örgütlerinden daha tehlikeli sonuçlar doğurabilecek yapılardır.”
Rapordan Çarpıcı Öneriler: 15 Yaş Altına Sosyal Medya Yasağı Geliyor
Radiye Sezer Katırcıoğlu, raporda yer alan ve hayata geçirilmesi planlanan başlıca önlemleri şöyle sıraladı:
- Sosyal medya ve dijital platformlarda yaş doğrulama zorunluluğu.
- 15 yaşına kadar olan çocuklara kesin hizmet sunulmaması.
- 18 yaşına kadar ebeveyn izni ve çocuk filtreleme sistemlerinin oluşturulması.
- 18 yaş altındaki çocuk hesaplarında otomatik ekran süresi ve gece kullanım blokajları.
- Zararlı içeriklere karşı etkin filtreleme ve denetim mekanizmaları.
- Dijital medya okuryazarlığının eğitim müfredatına zorunlu ders olarak eklenmesi.
- Aile eğitim programlarıyla ebeveyn farkındalığının artırılması.
- Çocuklara yönelik suçlar ve yasa dışı bahis konusunda caydırıcı yaptırımlar.
- Aile kurumunun korunması ve çocuklara yönelik LGBTİ+ propaganda ve dayatmaların engellenmesi.
- KADES benzeri, ‘ÇODES’ gibi, çocuklara özel acil ihbar mekanizmalarının kurulması.
- Ulusal güvenli internet ağının hayata geçirilmesi.
- Çocuklara yönelik suçlarda cezaların ağırlaştırılması.
Katırcıoğlu, “Bizim yaklaşımımızın asla yasaklayıcı değil koruyucu. Amacımız teknolojiyi sınırlamak değil çocuklarımızı güçlendiren ve koruyan bir denge kurmaktır” değerlendirmesini yaptı.
CHP’li Tanrıkulu’dan Eleştiri: “Rapor Tek Taraflı ve Eksik”
Komisyonda söz alan CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise rapora ilişkin eleştirilerini dile getirdi. Tanrıkulu, “Alt komisyonda bulunan arkadaşlarım, ‘Raporda yer alan değerlendirmeler bilimsel veriye, kapsamlı saha çalışmasına ve çok disiplinli uzman görüşlerine dayanmamakta, aksine tek taraflı, sınırlı ve eksik görüşlerle oluşturulmuş dar bir çerçeve sunmaktadır'” dedi.
Tanrıkulu, şöyle devam etti: “Çocukların dijital güvenliği gibi son derece hassas ve çok boyutlu bir konuda ilgili tüm kamu kurumlarının, bağımsız uzmanların, hukuk fakültelerinin, çocuk hukuku alanında uzman akademisyenlerinin, baroların, çocuk hakları merkezlerinin, çocuk savcılarının ve hakimlerinin, sahada çalışan pedagogların ve psikososyal uzmanların görüşleri bütünlük biçimde alınmamıştır.”
Milletvekillerinin görüşlerinin ardından ‘Dijital Mecralarda Çocuklarımızı Bekleyen Tehdit ve Riskler Raporu’ TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda kabul edildi. Raporun, yasalaşma sürecine girecek düzenlemeler için yol haritası olması bekleniyor.
