TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu, Türkiye’nin dijital geleceğini şekillendirecek kapsamlı bir raporu tamamlayarak kamuoyuna sundu. Komisyon Başkanı Fatih Dönmez’in açıkladığı 900 sayfalık raporda, “Türkiye Yapay Zeka Kurumu”nun kurulması başta olmak üzere, ülkenin teknoloji alanında küresel bir aktör olmasını hedefleyen stratejik öneriler yer alıyor.

“Teknolojiyi Tüketen Değil, Üreten Türkiye Hedefi”
Komisyon Başkanı Fatih Dönmez, raporun tanıtımında yaptığı açıklamada, yapay zekanın artık klasik bir teknoloji olmadığını vurguladı. Dönmez, “Yapay zeka; ekonomik rekabetin belirleyicisi, ulusal güvenliğin çarpanı, toplumsal dönüşümün hızlandırıcısı pozisyonundadır. En önemlisi, belki de veri çağında egemenliğin yeni tanımını yapay zeka ile yapıyor olacağız” ifadelerini kullandı.
Raporun temel yaklaşımının net olduğunu belirten Dönmez, “Türkiye, yapay zeka alanında sadece kullanıcı ya da uygulayıcı değil; geliştiren, düzenleyen ve küresel normlara katkı sunan bir aktör olmasını arzu ediyoruz” dedi. Bir G20 üyesi olarak hedeflerinin, teknolojik gelişmelerde de ilk 20’de olmak olduğunu söyleyen Dönmez, “Bu bir prestij meselesi değildir. Bu rekabet gücü, stratejik bağımsızlık ve gelecek vizyonu meselesidir. Biz, ‘Teknolojiyi tüketen değil, üreten Türkiye’ idealini yapay zeka alanında da hayata geçirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.
Yasaklayıcı Değil, Düzenleyici Bir Yaklaşım
Yapay zekanın sunduğu fırsatlar kadar ciddi riskler de barındırdığını kaydeden Dönmez, algoritmik ayrımcılık, veri güvenliği ihlalleri ve etik sorunların doğru yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi. Dönmez, “Komisyonumuz; etik standartların belirlenmesi, risk temelli regülasyon modeli geliştirilmesi ve kurumsal koordinasyonun güçlendirilmesi yönünde somut öneriler ortaya koymuştur. Bizim yaklaşımımız yasaklayıcı değil, düzenleyici ve dengeleyicidir. Amacımız inovasyonu boğmak değil, güven ortamı oluşturarak sürdürülebilir bir ekosistem inşa etmektir” dedi.
Rapordan Çarpıcı Öneriler
TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu raporunda öne çıkan başlıca öneriler şunlar:
- “Türkiye Yapay Zeka Kurumu”nun Kurulması: Yapay zeka yönetişimini koordine edecek, kamu, özel sektör, meslek örgütleri ve üniversitelerin temsilcilerinden oluşan bir Danışma Kurulu’na sahip merkezi bir kurumun hayata geçirilmesi.
- “Yapay Zeka Diplomasi Stratejisi”: Türkiye’nin bölgesel bir yapay zeka merkezi olmasını hedefleyen ve uluslararası iş birliklerini güçlendirecek özel bir diplomasi stratejisi oluşturulması.
- “Avrupa Konseyi Yapay Zeka Çerçeve Sözleşmesi”nin İmzalanması: Küresel gelişmeler dikkate alınarak bu sözleşmenin imzalanması yönünde değerlendirme yapılması.
- “Ulusal Yapay Zeka Güvenlik Stratejisi”: Siber Güvenlik Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ve ilgili kurumlar iş birliğinde siber tehditlere karşı yerli yapay zeka altyapılarını geliştirecek bir strateji hazırlanması.
- “Yapay Zeka, İleri Teknolojiler ve Yenilik Komisyonu”: TBMM nezdinde, yapay zeka alanındaki gelişmeleri takip edecek ve mevzuat önerileri geliştirecek daimi bir komisyon kurulması.
- “Türkiye Yapay Zeka Kanunu”: İnsan odaklı, etik ilkelere uygun, esnek ve inovasyon odaklı bir çerçeve kanun hazırlanması.
Kamu Hizmetlerinde Dönüşüm ve Altyapı Yatırımları
Raporda, sağlık, tarım, adalet, afet yönetimi ve akıllı şehirler gibi kritik kamu hizmetlerinin yapay zeka ile desteklenmesi önerildi. Ayrıca, yarı iletken üretiminden veri merkezi kurulmasına kadar gerekli tüm altyapı bileşenlerini sağlamaya yönelik kapsamlı yatırım planları oluşturulması ve “Yapay Zeka Süper Bilgisayar Merkezleri” kurulması tavsiye edildi.
Diğer dikkat çeken öneriler arasında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Siber Güvenlik Başkanlığı üyelerinden oluşacak bir “Yapay Zeka Etik Kurulu”, veri paylaşımını sistematik hale getirecek bir “Türk Veri Havuzu” ve iş gücü dönüşümünü yönetmek için bir “Dijital Yetenek Haritası” oluşturulması yer alıyor.
TBMM’nin kendi iç işleyişinde de yapay zekadan faydalanması öngörülürken, “Akıllı Yasama Destek Modülleri” ile yasa tekliflerinin mevzuatla tutarlılığının analiz edilmesi ve otomatik özetleyici araçların devreye alınması teklif edildi.
Komisyon Başkanı Dönmez, raporun stratejik bir yol haritası olduğunu vurgulayarak, “TBMM olarak bizler bu dönüşümün seyircisi olamayız. Yasama organı olarak görevimiz; yön vermek, düzenlemek, dengelemek ve toplumsal faydayı maksimize etmektir” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
