ABD Başkanı Donald Trump, eski Başkan Barack Obama ve eşi Michelle Obama’yı hedef alan ırkçı bir video paylaşımıyla ilgili büyük tepki topladı. Trump, özür dilemeyi reddederek, ‘Ben sahip olduğunuz en az ırkçı başkanım’ ifadesini kullandı.
Irkçı Paylaşım ve Hızlı Geri Çekilme
ABD Başkanı Donald Trump’ın kendi sosyal medya platformundaki hesabından, 2020 seçimlerindeki hile iddialarını konu alan bir video paylaştı. Ancak videonun son saniyelerinde, eski Başkan Barack Obama ve eşi Michelle Obama’nın yüzlerinin dans eden maymunlara montajlandığı ırkçı bir görüntü ortaya çıktı. Paylaşım, kamuoyundan ve medyadan gelen yoğun tepkiler üzerine yaklaşık 12 saat sonra platformdan kaldırıldı.
Trump’ın Savunması: ‘Sonunu Görmedim’
Olayın ardından Florida’ya giderken başkanlık uçağında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Donald Trump, özür dilemesi yönündeki tüm çağrıları geri çevirdi. Trump, savunmasını videonun yalnızca baş kısmını izlediği ve sonundaki ırkçı bölümü görmediği iddiası üzerine kurdu.
“Binlerce şeye bakıyorum. Başını izledim, gayet iyiydi ve paylaşılması için ekibe verdim. Sanırım kimse sonunu kontrol etmedi” ifadelerini kullanan Trump, bir hata yapmadığını ısrarla vurguladı.
‘En Az Irkçı Başkan’ İddiası
Bir gazetecinin ‘Özür dileyecek misiniz?’ sorusuna “Hayır, ben bir hata yapmadım” yanıtını veren Trump, ırkçı görüntüleri kınayıp kınamadığı yönündeki soruya ise şu çarpıcı cevabı verdi: “Elbette kınıyorum. Ben sahip olduğunuz en az ırkçı başkanım.”
Bu açıklama, Trump’ın görev süresi boyunca ırkçılık ve ayrımcılıkla ilgili eleştirilere karşı sıklıkla kullandığı bir savunma mekanizması olarak dikkat çekti.
Uluslararası Kamuoyunda Yankı
Olay, ABD iç siyasetinde olduğu kadar uluslararası kamuoyunda da geniş yankı buldu. Özellikle bir devlet başkanının resmi hesabından böyle bir içeriğin paylaşılması, siyasi nezaket ve liderlik standartları açısından ciddi tartışmalara yol açtı. Trump’ın özür dilemeyi reddetmesi ve sorumluluğu ekibine yüklemesi, siyasi muhalifleri ve insan hakları örgütleri tarafından şiddetle eleştirildi.
Bu gelişme, ABD’deki siyasi kutuplaşmanın ve ırksal gerilimlerin seviyesini bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye’nin de yakından takip ettiği ABD siyasetinde, bu tür olayların iki ülke ilişkilerindeki diplomatik atmosfere dolaylı etkileri olabileceği değerlendiriliyor.
