ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela ile ilişkilerde önemli bir yumuşama adımı attı. Trump, Venezuela’ya yönelik ticari uçuşların yeniden başlayacağını açıklayarak, Amerikan vatandaşlarının bu ülkeye artık güvenli bir şekilde seyahat edebileceğini duyurdu.
Beyaz Saray’dan Kritik Açıklama
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da gerçekleştirilen 2026 yılının ilk kabine toplantısında Venezuela ile ilişkilerdeki güncel duruma dair önemli açıklamalarda bulundu. Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ile bir görüşme gerçekleştirdiğini aktaran Trump, “Kendisine, Venezuela üzerindeki ticari hava sahasını tamamen kullanıma açma kararımızı ilettim” ifadelerini kullandı.

Uçuşlar En Kısa Sürede Başlayacak
Ticari uçuşların en kısa zamanda başlaması adına Ulaştırma Bakanlığı ve orduyu yetkilendirdiğini belirten Trump, Amerikan vatandaşlarının Venezuela’ya seyahat etmelerinde artık bir güvenlik riski bulunmadığını vurguladı. Bu karar, iki ülke arasındaki diplomatik ve ticari ilişkilerin normalleşme sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.
Enerji İş Birliğinde Büyük Adım
İki ülke arasındaki enerji iş birliğine de değinen Trump, Amerikan petrol şirketlerinin saha çalışmaları için Venezuela’da yer tespiti yapmaya başladığını duyurdu. Trump, bu projelerin her iki ülke ekonomisine de büyük bir zenginlik kazandıracağını sözlerine ekledi.
Bu gelişme, Venezuela’nın dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip olması nedeniyle küresel enerji piyasaları açısından da stratejik önem taşıyor. ABD’nin Venezuela’daki enerji projelerine yeniden dahil olması, bölgesel ekonomik dengeleri ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu küresel enerji arz güvenliğini doğrudan etkileyebilecek bir hamle olarak yorumlanıyor.
Türkiye’nin Bölgesel Politikalarına Etkisi
ABD ve Venezuela arasındaki bu yumuşama, Latin Amerika’daki dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip. Türkiye’nin son yıllarda Venezuela ile geliştirdiği ekonomik ve diplomatik ilişkiler göz önüne alındığında, Washington-Karacas hattındaki bu normalleşme sürecinin Ankara’nın bölge politikalarını da yakından ilgilendirdiği değerlendiriliyor. Türk dış politikası aktörleri, gelişmeleri yakından takip ediyor.
