Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) ait Zonguldak’taki maden ocaklarında hayati önem taşıyan güvenlik sistemlerinde kritik bir eksiklik tespit etti. Havalandırma, su tahliyesi ve insan nakli sistemlerinin otomatik devreye girecek ikinci bir enerji kaynağının bulunmaması üzerine, müfettişler ‘iş durdurma’ yönünde rapor hazırladı. TTK yetkilileri ise sistemlerin mevzuata uygun olduğunu ve yorum farkından kaynaklanan bir durumla karşı karşıya kalındığını savunuyor.

Üç Müessesede Yapılan Denetimlerde Aynı Eksiklik
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’na bağlı müfettişler, TTK’ya ait Karadon, Kozlu ve Üzülmez müesseselerindeki maden ocaklarında kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Denetimlerde, ocaklardaki havalandırma, su tahliyesi ve insan nakli için kullanılan sistemlerin, birincil enerji kaynağı kesildiğinde otomatik olarak devreye girecek yedek bir enerji kaynağına sahip olmadığı belirlendi. Bu hayati eksiklik, acil durumlarda büyük risk oluşturabilecek bir güvenlik zaafı olarak kayıtlara geçti.

“İş Durdurma” Kararı ve Valiliğe Sunulan Rapor
Yapılan tespitlerin ardından müfettişler, söz konusu üç müessesede “iş durdurma” yönünde resmi rapor hazırladı. Hazırlanan rapor, konunun takibi ve gerekli idari işlemlerin başlatılması için Zonguldak Valiliği’ne sunuldu. Maden ocaklarında fiili çalışmanın devam ettiği, ancak hafta sonu tatili nedeniyle resmi sürecin 12 Ocak Pazartesi günü netlik kazanmasının beklendiği öğrenildi.

TTK’dan Savunma: “Eksiklik Yok, Yorum Farkı Var”
Konuya ilişkin Genel Maden İşçileri Sendikası’na (GMİS) yazılı açıklama yapan TTK Genel Müdürlüğü İş Sağlığı ve Güvenliği Daire Başkanlığı, kurumun çalışma yönergelerine göre bir eksiklik bulunmadığını iddia etti. Açıklamada, “Denetim yapan iş müfettişlerince raporda eksikliği belirtilen sistemlerin amaç ve özelliklerinin farklı yorumlandığı” ifade edildi. TTK, mevcut sistemlerin yürürlükteki mevzuata uygun olduğu görüşünü savunuyor.

GMİS’ten Kritik Uyarı ve Çağrı
GMİS, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, benzer bir raporun geçen yıl mayıs ayında da hazırlandığını hatırlatarak, işçi sağlığı ve güvenliğinden asla taviz vermeyeceklerini vurguladı. Sendikanın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “TTK ülkemizin sanayisinin kurulmasında lokomotif olmuş, örnek, sanayimiz için stratejik bir öneme sahip vazgeçilemez bir kurumdur. Genel Maden İşçileri Sendikası olarak önceliğimiz işçi sağlığı ve iş güvenliğidir. Bundan asla taviz vermeyiz.”

GMİS, devletin iş sağlığı ve güvenliğine gösterdiği hassasiyeti olumlu bulduklarını belirterek, “Varsa bu eksikliklerin bir an önce giderilmesi ve çalışma koşullarının, yoruma açık olmadan mevzuata uygun hale getirilmesi konusunda hem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gerekli çalışmaları ivedilikle başlatmalıdır” çağrısında bulundu. Sendika, her iki bakanlıkla da görüşmelerini sürdürdüklerini açıkladı.

Bakanlıklar Ne Yapacak?
Ülke ekonomisi ve enerji arz güvenliği açısından stratejik öneme sahip TTK’da yaşanan bu güvenlik tartışması, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nı harekete geçirecek bir süreci başlatmış durumda. Müfettiş raporunun valilik tarafından değerlendirilmesi ve bakanlıkların konuya müdahil olması bekleniyor. Tartışmanın odağında, mevzuatın nasıl yorumlanacağı ve hayati güvenlik sistemlerinde yedeklemenin zorunlu olup olmadığı soruları yer alıyor.
