Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ürdün’ün ev sahipliğinde düzenlenen üçlü bakanlar toplantısında Suriye ve Ürdün mevkidaşlarıyla kapsamlı bir ulaştırma iş birliği mutabakatı imzaladı. Mutabakat, bölgesel bağlantısallığın güçlendirilmesi ve sınır ötesi ticaretin kolaylaştırılması hedefiyle önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.

Kapsamlı İş Birliği Çerçevesi
İmzalanan Mutabakat Zaptı ile Türkiye, Suriye ve Ürdün arasında kara, demir, deniz, hava yolu ve multimodal taşımacılık dahil tüm ulaşım modlarında iş birliği öngörülüyor. Anlaşma kapsamında altyapı geliştirme, teknik standartların uyumlaştırılması, dijitalleşme, kapasite geliştirme ve özel sektör katılımı gibi alanlarda ortak çalışmalar yürütülecek.
“Bölgemizi Refah Havzası Haline Getirme Niyetindeyiz”
Toplantıda bir konuşma yapan Bakan Abdulkadir Uraloğlu, üç ülkenin tarihi ticaret yollarıyla birbirine bağlı olduğunu vurguladı. Uraloğlu, “Bizim bir araya gelmemiz, sadece teknik bir ulaştırma toplantısı değil; aynı zamanda bölge halklarının refahı ve bölgesel kalkınma için güçlü bir irade beyanıdır” ifadelerini kullandı.
Bakan Uraloğlu, Türkiye-Suriye-Ürdün ekseninde kuzey-güney hattının tam kapasiteyle çalışır hale gelmesinin, her üç ülkenin de ihracat potansiyelini ve transit gelirlerini katlayacak bir “güç çarpanı” olacağının altını çizdi. “Bu tarihi sorumluluğu birlikte omuzlama ve bölgemizi bir refah havzası haline getirme niyetinde olduğumuzu söylemek istiyorum” dedi.
Sınır Kapılarında Senkronizasyon ve Hicaz Demir Yolu Vizyonu
Bakan Uraloğlu, kara yolu taşımacılığındaki verimliliği artırmak için sınır kapılarındaki fiziki ve idari süreçlerin senkronizasyonunun önemine dikkat çekti. Son aylarda 331 Suriyeli şoföre sürücü vizesi verildiğini ve bu sayının artmaya devam ettiğini belirtti.
Demir yolu alanında ise tarihi Hicaz Demir Yolu mirasının günün şartlarına uygun şekilde yeniden canlandırılmasının anlamlı olacağına inandığını ifade eden Uraloğlu, “Ülkelerimizi birbirine bağlayacak, modern ve standart hat kriterlerine uygun yeni bir demir yolu inşasını stratejik bir hedef olarak belirlememiz gerekmektedir” açıklamasını yaptı. Türkiye’nin bu konudaki tecrübesini paylaşmaya hazır olduğunu da sözlerine ekledi.
Denizcilikte Tamamlayıcılık ve Bölgesel Köprü Hedefi
Denizcilik sektörünün önemine de değinen Bakan Uraloğlu, Türkiye ve Suriye’nin Akdeniz’deki liman kapasitesi ile Ürdün’ün Akabe Körfezi üzerinden Kızıldeniz’e açılan stratejik kapısının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Akabe Limanı’nın, kuzeyden gelen kara yolu ve demir yolu yüklerini Kızıldeniz ve ötesine taşıyacak bir ‘deniz-kara köprüsü’ görevi göreceğine inanıyorum” diye konuştu.
Uraloğlu, kurulan üçlü mekanizmanın düzenli işleyen ve çözüm odaklı bir platforma dönüşeceğine olan inancını dile getirerek, bu girişimle Arap Yarımadası’nın her bölgesine erişimi sağlayacak bir planlama içinde olmayı ve yarımadanın Orta Asya ve Avrupa’ya bağlanmasında köprü olmayı arzu ettiklerini ifade etti.
