AYDIN’ın Kuşadası ilçesi, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan kaçarak Türkiye’ye sığınan bir ailenin yeni yıl dileklerine tanıklık etti. Savaşın acılarını yaşayan anne ve kızı, 2026 yılından en büyük beklentilerinin iki ülke arasında kalıcı barışın sağlanması olduğunu vurguladı.

Sığınaktan Kuşadası’na Uzanan Zorlu Yolculuk
Ukrayna’nın Zaporijya kentinden geçen yıl Kuşadası’na yerleşen Svetlana Suprun Sakoğlu (55), kızı Oleksandra Tverdokhlib (28) ve 1 yaşındaki torunu Lukian, yeni yılı Türkiye’de karşıladı. Aile, savaşın başlamasıyla birlikte yaşadıkları korku dolu günleri anlattı.
Oleksandra Tverdokhlib, “Savaş başladıktan sonra Zaporijya’da her gece siren sesleri duyuyorduk. Oğlumla birlikte sığınakta yaşamak zorunda kaldık. Doğumdan sonra yaşadığımız şehir, benim ve çocuğum için güvenli olmaktan çıktı” ifadelerini kullandı.

“Kuşadası Bize Kucak Açtı, Kendimizi Güvende Hissediyoruz”
Türkiye’ye geliş süreçlerini anlatan Tverdokhlib, Kuşadası’nda kendilerini güvende hissettiklerini belirterek, “Kuşadası bize kucak açtı. Burada kendimizi güvende hissediyoruz. Ancak eşim Ukrayna ordusunda asker ve halen orada. Yeni yıldaki tek dileğim iki ülke arasında barışın sağlanması” dedi.

Anne Svetlana’dan Duygusal Açıklama: “2026’dan Tek Beklentim Barış”
Anne Svetlana Suprun Sakoğlu ise savaş sırasında nereye gideceklerine karar vermekte zorlandıklarını ifade etti. Kuşadası’na geldikten sonra çok iyi karşılandıklarını ve burada evlendiğini söyleyen Sakoğlu, “2026 yılından en büyük beklentim ülkemde barışın sağlanması” diyerek yeni yıl dileğini paylaştı.

Türkiye’nin Sığınmacı Politikası ve İnsani Yardım
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından Türkiye, hem coğrafi konumu hem de uyguladığı dengeli dış politika sayesinde iki taraf için de bir diplomatik köprü ve sığınma noktası olmuştu. Ukraynalı sivil vatandaşlar, Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde geçici koruma statüsü altında yaşamlarını sürdürüyor. Kuşadası’na yerleşen bu aile de Türkiye’nin savaş mağdurlarına yönelik insani yaklaşımının somut bir örneğini oluşturuyor.
Ailenin hikayesi, uluslararası çatışmaların sıradan insanların hayatlarını nasıl derinden etkilediğini ve barışa duyulan özlemi bir kez daha gözler önüne serdi.
