Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İran’a yönelik saldırıların Türkiye için de kritik bir öneme sahip olduğunu belirterek, “İran’ın toprak bütünlüğü devam ettiği sürece Türkiye’ye planlanan saldırılar da ertelenmek zorunda kalacaktır” dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin Kayseri’de düzenlediği iftar programında önemli açıklamalarda bulundu. Özdağ, sınırlarımızın hemen yanı başında yaşanan gelişmelere dikkat çekti.

“İran’ın Direnci Türkiye İçin Önemli”
Özdağ, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “İran’ın toprak bütünlüğünü muhafaza etmesi, iç savaşı engellemesi, bu saldırıyı geri çevirmesi, püskürtmesi, sevgili Kayserili kardeşlerim bizim için de çok önemlidir. İran’ın toprak bütünlüğü devam ettiği sürece Türkiye’ye planlanan saldırılar da ertelenmek zorunda kalacaktır.”
Özdağ, bölgedeki stratejik oyunu şöyle yorumladı: “Önce Irak’ı parçaladılar. Sonra sıra Suriye’ye geldi. Suriye’de uzun bir iç savaş dönemi yaşandı ve bu iç savaştan sonra sıra İran’a geldi. Amaç İran’da rejimi devirmek için gücünü zayıflatmak ve ondan sonra da bir iç savaş çıkartmak. Sonra açık açık söylüyorlar ‘sıra Türkiye’ye gelecek’ diye. Ancak İran beklediklerinden çok daha çetin bir ceviz çıktı. Bu saldırıya karşı güçlü bir şekilde direniyor.”

Parlamenter Demokrasi Bir Milli Güvenlik Meselesi
Özdağ, Türkiye’nin bu süreyi iyi değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak alınması gereken önlemleri sıraladı. İlk önlem olarak parlamenter demokrasiye geri dönüşü işaret eden Özdağ, şunları söyledi:
“‘Parlamenter demokrasi ile ülkenin güvenliğinin ne ilgisi var?’ diyeceksiniz. Bakın, 1990’da Soğuk Savaş bitti ve 36 sene geçti. Aklınızdan Amerika Birleşik Devletleri’nin son 36 senede operasyon düzenlediği, saldırdığı ülkeleri geçirin. İçlerinde bir tane parlamenter demokrasi ile yönetilen ülke yok. Tek adam rejimlerini kolaylıkla diktatörlük olarak gösterip saldırma için zemin oluşturuyorlar. Yani parlamenter demokrasi bizim için sadece bir siyasi rejim değil, aynı zamanda bir milli güvenlik meselesidir ve Türk devlet geleneğine daha uygundur.”
TSK’nın Güçlendirilmesi Kaçınılmaz Zorunluluk
Özdağ, ikinci önlemin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) güçlendirilmesi olduğunu belirterek şu açıklamaları yaptı:
“Türkiye’nin çok hızlı bir şekilde ordusunu böyle bir saldırıya hazırlaması gerekiyor. Bu çerçevede Kuvvet Komutanlıklarımızın Genelkurmay Başkanlığı’na bağlanması, jandarmanın askeri olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir parçası olması, askeri yargının tekrar tesis edilmesi, GATA Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve askeri hastanelerin tekrar açılması, Kuleli’nin deniz ve hava liselerinin tekrar açılması ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kadro yapısının hızla güçlendirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.”

“Herkes Vatanına Geri Dönmeli”
Ümit Özdağ, konuşmasının son bölümünde sığınmacı ve kaçaklara yönelik çarpıcı bir istihbarat değerlendirmesi yaptı:
“İran’ın ilk 12 gün savaşında en büyük zaafı insani istihbarat konusunda MOSSAD’ın İran’da yaptığı çalışmalardır. Ve bir şeyi biliyoruz ki MOSSAD İran konusunda aldığı istihbaratın yüzde 60’ını Afganlardan aldı. Bugün de Türkiye’de Milli İstihbarat Teşkilatı sürekli MOSSAD operasyonları yapıyor ve topladıkları MOSSAD’a çalışanları Türkler değil bu ülkeye gelip bu ülkenin ekmeğini yiyen sığınmacılar, kaçaklar, Filistinliler, Suriyeliler, Afganlar olduğunu görüyoruz.”
Özdağ, Milli İstihbarat Akademisi’nin Ağustos 2025’te yayınladığı rapora atıfta bulunarak, “Bizim Zafer Partisi olarak yıllardan beri yapmış olduğumuz uyarıların ne kadar doğru, ne kadar haklı olduğu şimdi Milli İstihbarat Akademisi dolayısıyla teşkilatı tarafından doğrulanmış oluyor” dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı, sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “Evet, artık Suriye’de de iç savaş bitti. Herkesin vatanına dönmesinin zamanı geldi. Herkes vatanına geri dönmeli.”
