İstanbul’da kamuoyunda ‘Yenidoğan Çetesi’ davası olarak bilinen ve bebek hastaların ölümlerine neden olmakla suçlanan sanıkların yargılandığı davanın 8. duruşması başladı. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, 10’u tutuklu toplam 63 sanık yargılanıyor.

Duruşma Adliye Konferans Salonunda Başladı
Duruşma, Bakırköy Adliyesi’nin konferans salonunda saat 11.00’de başladı. Organize suç örgütü elebaşı olduğu iddia edilen doktor Fırat Sarı‘nın da aralarında bulunduğu 4 tutuklu sanık, bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Bazı sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.

Ölen Sanığın Dosyası Ayrıldı
Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, tutuksuz sanık Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi Cafer Akdur‘un öldüğünü belirterek, sanığın dosyasının davadan ayrılmasını talep etti.

Tutukluluk Hallerinin Devamı İstendi
Cumhuriyet Savcısı, ara görüşünü belirterek, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Savcılık, sanıkların bebek hastaları önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve bu yolla haksız kazanç sağladıkları iddiasını taşıyor.

Davanın önceki duruşmalarında, sanıkların bebeklerin sağlık durumlarını kötü göstererek aileleri yanıltmak ve özel hastanelere sevk etmek suretiyle komisyon aldıkları iddia edilmişti. Bu süreçte bazı bebeklerin gereksiz müdahaleler veya yanlış tedaviler sonucu hayatını kaybettiği öne sürülmüştü.

63 Sanık Yargılanıyor
Davada, aralarında doktorlar, sağlık çalışanları ve hastane yöneticilerinin bulunduğu toplam 63 sanık yargılanıyor. Sanıklar, “organize suç örgütü kurmak, yönetmek veya bu örgüte üye olmak”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “kasten öldürme” gibi ağır suçlamalarla karşı karşıya.

Duruşma, sanık ve avukatların savunmalarının dinlenmesi ve tanık ifadelerinin alınmasıyla devam etti. Mahkeme heyeti, bir sonraki duruşma tarihini belirleyerek duruşmayı sonlandırdı.

Yenidoğan Çetesi davası, Türkiye’de sağlık sektöründeki organize suç iddiaları açısından önemli bir dava olarak dikkat çekiyor. Davanın sonucu, hem adalet sisteminin işleyişi hem de sağlık sektöründeki denetim mekanizmaları açısından önemli bir referans noktası oluşturacak.
