Gaziantep’te Tarihi Bir Dönüşüm Hikayesi
GAZİANTEP’te misyonerlik faaliyetlerinin sürdürülmesi kapsamında Amerikalı misyonerler tarafından inşa edilen ve kurtuluş mücadelesinin ardından atıl durumda kalan Amerikan Koleji, restorasyon sürecinden sonra ‘İslam Bilim Tarihi Müzesi’ olarak hizmet veriyor.

Tarihi Yapının Geçmişi
Gaziantep Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Emre Tansü, tarihi yapının 1874-75 yıllarında misyonerlik faaliyetlerinin sürdürülmesi için inşa edildiğini ifade etti.
Kentte Amerikan Koleji olarak da bilinen tarihi yapı Gaziantep’te 1874-75 yıllarında inşa edildi. Protestan misyonerlik faaliyetlerini sürdürmek için inşa edilen yapı, beraberinde tıp departmanlarıyla da hizmet sundu.

İşgal Dönemi ve Karargah Olarak Kullanımı
Gaziantep’in kurtuluş mücadelesinde Fransız ve İngilizlerin karargahı olarak da kullanılan yapı savaşın kazanılmasının ardından terk edilerek atıl durumda bırakıldı. Tarihi yapı Şahinbey Belediyesi tarafından 2014 yılında restore edilerek İslam Bilim Tarihi Müzesi olarak hizmete açıldı.

Doç. Dr. Tansü’den Tarihi Detaylar
Gaziantep Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Emre Tansü, tarihi yapının 1874-75 yıllarında misyonerlik faaliyetlerinin sürdürülmesi için Amerikalılar tarafından inşa edildiğini söyledi.
Tarihi yapının Birinci Dünya Savaşı’nın yenilgiyle sonuçlanmasının ardından İngiliz ve Fransızların karargahı olarak da kullanıldığını söyleyen Doç. Dr. Tansü, “İçinde bulunduğumuz bina Amerikan Koleji olarak da bilinen Central Turkey yani merkezi Türkiye Koleji’dir. O zamanda Osmanlı Devleti’nin yani Türkiye’nin merkezinde yer aldığı için merkezi Türkiye Koleji olarak biliniyor. 1874-75 yıllarında faaliyete geçtiği biliniyor” dedi.

Misyonerlik Faaliyetleri ve Etkileri
Doç. Dr. Tansü, “Buraya ilk Protestan misyonerlerin gelmesi 50 yıl öncesine kadar gidiyor. 1830’larda kurulan Amerikan Protestan Misyoner Cemiyeti’nin üyeleri buraya ulaşıyor. İlk Ayıntap’a misyoner gelmesi 1850’ye kadar gidiyor. İlk gönderilen doktor da Thomas P. Johnson’dur. Buraya geliyorlar ve bir kolej ve yanında bir tıp departmanı kuruluyor. 1874’te tahminen Ayıntap Koleji kuruluyor. 1876’da da bunun tıp departmanı faaliyete geçiyor” ifadelerini kullandı.
“Bölgede Ermenilere milli bilinç kazandıran ve özellikle Ermeni milliyetçiliğinin de önemli faaliyetlerine yol açan koleji yaklaşık 25 yıl içinde Ayıntap’taki Ermeni nüfusunun yaklaşık yüzde 25’ini Protestanlığa dönüştürüyor. 1876’da yaklaşık 15 bin civarında olan Gregoryen Ermenilerinin yanında 4 bin 500 civarında Protestan nüfusu ve yine Katolik misyonerlerin çalışması sonucunda da 500 civarında bir Katolik Ermeni nüfusu şehirde söz konusu oluyor” diye ekledi.

Savaş Sonrası Terk Ediliş
Kolejin misyonerlik faaliyetlerinin ardından terk edildiğini ve atıl durumda kaldığı süreçleri değerlendiren Tansü, “Savaş bittikten sonra bu bina terk ediliyor. Melanet yuvası olarak adlandırılıyor. Özellikle Fransız ve İngiliz iş birlikleriyle. Kolejin faaliyetlerine son veriliyor. Bina uzun süre terk edilmiş şekilde kalıyor” dedi.
“Daha sonra Gaziantep Üniversitesi kurulunca Tıp Fakültesi bahçesine bazı binalarla yerleşiyor. Daha sonra Şahinbey Belediyesi’ne ait oluyor ve buraya belediye binası yapılıyor. Yine belediyemiz de bu metruk yapıyı onarıyor ve bugünkü İslam Bilim Tarihi Müzesi haline getiriyor” diye konuştu.

Anlamlı Dönüşüm
Doç. Dr. Tansü, “Yapılış amacından tamamen farklı olarak Protestan misyonerliğe hizmet etmek için yapılmış bir binadır. Onu İslam Bilim Tarihi Müzesi yaparak hem İslam’a hem de bilime katkı sağlamasını ve genç nesillere İslam tarihine ait malzemeleri görmelerine imkan tanıdığı için de belediyemizi kutluyorum” ifadelerini kullandı.
Müzenin İçeriği ve Önemi
Müze sorumlusu Ahmet Özdemir, müzeyi tanıtarak, “Müzemiz, İslam Tarihi’ndeki altın çağı anlatıyor. O dönemde yaşamış seçilmiş 29 bilim insanının 104 eserinin orijinallerinin kopyasını sergiliyoruz. Kimya, fizik, tıp, astronomi, denizcilik ve haritacılık olmak üzere 6 bölümde sergiliyoruz” dedi.

“Ziyaretçilerimizden 2 türlü tepki alıyoruz. Ziyaretçilerimiz güzel tepkiler gösteriyor. Tarihimizde böyle çalışmalar da var mıymış diye şaşırıyorlar. Özellikle gençlerimizden bu müzeye ilgi göstermelerini istiyoruz. Burayı gezdikten sonra öğrencilerimizin bilim alanına daha çok yöneleceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.


