Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul’da düzenlenen SAHA EXPO Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yılmaz, savunma sanayisinin sadece güvenlik için değil, aynı zamanda bağımsız bir dış politika yürütmek için de hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin Savunma Sanayisi Devrimi
Cevdet Yılmaz, fuar alanında yaptığı değerlendirmede, “Türkiye’nin savunma sanayinde geldiği noktayı çok güzel gösteren, somut ürünlerle gösteren bir fuardayız. Son 23 yılda savunma sanayinde Türkiye Cumhuriyeti bir devrim yaşadı. Ben bir değişim yaşadı demiyorum, bir devrim yaşadı” ifadelerini kullandı. Bu başarının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü iradesi, siyasi kararlılığı ve tüm sektör paydaşlarının ortak çabasıyla gerçekleştiğini belirtti.
Yılmaz, geçmişte yüzde 80’den fazla dışa bağımlı olan savunma sanayisinde bugün gelinen noktaya dikkat çekerek, “Yüzde 80’den fazla dışarıya bağımlı bir savunma sanayinden bugün yüzde 80’in üzerinde yerli, milli imkanları olan bir savunma sanayine ulaştık” dedi.

Erken Yola Çıkmanın Avantajı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, en kritik hususlardan birinin Türkiye’nin yola erken çıkmış olması olduğunu vurguladı. “Bugün dünya geldiğimiz noktada savunma sanayinin önemini kavramış durumda ama Türkiye bunu çok daha önceden yaptı. İşte yola erken çıkmanın avantajını da şu anda yaşıyoruz” diye konuştu.
Türkiye’nin bugün 20 milyar doların üzerinde cirosu olan, geçen yıl itibarıyla 10,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirmiş bir sektöre sahip olduğunu belirten Yılmaz, “Dünyanın 11’inci büyük ihracatçısı konumundayız. İnşallah bu yıl veya önümüzdeki kısa vadede ilk on arasına da gireriz” ifadelerini kullandı.

Bağımsız Dış Politika Vurgusu
Yılmaz, konuşmasının en dikkat çekici bölümünde savunma sanayisi ile bağımsız dış politika arasındaki bağlantıya dikkat çekti: “Savunma sanayi güvenlik açısından çok çok önemli elbette ama en az bunun kadar önemli olan bağımsız dış politika açısından da çok kritik. Savunma sanayi olmayan bir ülkenin bağımsız dış politikası olamaz. Dolayısıyla Türkiye’nin genel anlamda bağımsızlığına ve dış politikadaki bağımsızlığına bu sektörün büyük katkısı var.”
Ayrıca savunma sanayisinin ekonomik ve sosyal refaha olan katkılarına da değinen Yılmaz, “Katma değeri çok yüksek bir ekonomi inşa etmemizde en kritik sektörlerden biri savunma sanayi. Burada elde ettiğimiz yetkinlikler, doğrudan ihracat, doğrudan istihdamla sosyal refaha, ekonomik refaha katkıda bulunduğu gibi sivil endüstrilere de bu teknolojiler sirayet ederek topyekûn ekonomimizin katma değerini, teknolojik seviyesini yükseltiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a fuar ziyareti sırasında Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün eşlik etti. Yılmaz, Baykar standında Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar tarafından karşılanırken, ASELSAN standında da ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol’dan bilgi aldı.

Büyük Bir Ekosistem Oluştu
Yılmaz, fuarda gördüğü en sevindirici hususlardan birinin yenilikçilik ve girişimcilik kapasitesi olduğunu ifade etti. “Büyük bir ekosistem oluşmuş durumda. Özellikle genç yaşta startup’lar, yeni işletmeler, yeni girişimler görüyoruz” diyen Yılmaz, büyük firmaların amiral gemisi olduğunu, etraflarında ikinci ve üçüncü halkalarda çok sayıda firmanın geliştiğini belirtti.
Fuarda 200’ün üzerinde yeni ürün sergilendiğini aktaran Yılmaz, “İnşallah önümüzdeki dönem savunma sanayini geliştirerek ve derinleştirerek ileriye taşımaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde mühendislerimizin, girişimcilerimizin büyük enerjisiyle, kurumlarımızın, şirketlerimizin katkısıyla savunma sanayimizi çok daha yukarılara taşıyacağız” diyerek sözlerini tamamladı.
