İzmir Olgunlaşma Enstitüsü, Milli Eğitim Bakanlığı’nın himayesinde yürüttüğü ‘Düğünümüz Var’ projesiyle Anadolu’nun unutulmaya yüz tutmuş geleneksel gelin takılarını, ustaların el emeğiyle yeniden üretiyor. Proje, 7 bölgeden 28 farklı gelinliğe eşlik eden başlık, bileklik, kolye ve yüzükleri, aslına uygun şekilde günümüze taşımayı hedefliyor.

Kültürel Miras Uluslararası Arenada Tanıtılacak
İzmir Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Şule Aydın, yaptığı açıklamada, gelin takılarının kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Aydın, “Gelinliklerimizin uluslararası tanıtımlarını yapmıştık. Şimdi ise gelinlik takılarının tanıtımlarını yapmayı hedefliyoruz. Anadolu’nun her bölgesinde takılar farklılık gösteriyor ve bölgeye has özellikler taşıyor” dedi.
Aydın, projenin uluslararası başarısına dikkat çekerek, “‘Düğünümüz Var’ın birçok sergisini, defilesini yaptık. Mısır’da çok beğenildiği için 2 kez sergi gerçekleştirdik. Hırvatistan’da da yine gelin bohçası, takıları, gelinlikleri ile kapsamlı bir sergi yaptık. Çok yakında ‘Düğünümüz Var’ defilesini Gambia’da gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı.

1.5 Yıllık Titiz Araştırma ve El İşçiliği
Projenin yaklaşık 1,5 yıl önce başladığını belirten Müdür Şule Aydın, sürecin titiz bir araştırma dönemini kapsadığını söyledi. Aydın, “Anadolu’nun farklı bölgelerindeki müzelerde yer alan gelinlikler ve düğün takıları incelendi, yazılı ve görsel kaynaklara başvuruldu; ayrıca yerel halkla yapılan görüşmelerle, bölgelere özgü kullanım biçimleri ve gelenekler dikkate alındı” açıklamasını yaptı.
Bu araştırmaların ardından hazırlanan takılar, İzmir Olgunlaşma Enstitüsü Kuyumculuk Alanı ustaları tarafından, tamamı el işçiliğiyle ve geleneksel kuyumculuk yöntemleri kullanılarak üretildi. Telkari, granülasyon, dövme gibi kadim tekniklerle hazırlanan takılar, geçmişteki örneklerine birebir sadık kalınarak yeniden hayat buldu.

Usta-Çırak İlişkisiyle Meslek ve Kültür Aktarımı
İzmir Olgunlaşma Enstitüsü’nde Kuyumculuk Teknolojisi Alan Şefi Yıldız Doğanay, yaptıkları işin önemine değinerek şunları söyledi: “Gelinlerin takıları ‘ziynet’ diye geçer ve burada kolye, başlık, boyunluk, kemer gibi birçok takımız var. Burada ürettiğimiz tüm ziynetleri elde işleyerek yapıyoruz. Piyasaya bakıldığında bir kalıp hazırlanır ve seri üretim yapılır. Bu nedenle benzeri çok olur ama burada hepsi el işçiliği olduğu için tek tasarımı oluyor.”
Doğanay, enstitüde aynı zamanda meslek edindirme eğitimleri verdiklerini ve usta-çırak ilişkisini yaşattıklarını belirterek, “Bizler de ustalarımızdan öğrendiklerimizi öğrencilere aktarıyoruz. Örneğin, işlenen ziynetlerden bir tanesi telkari kemer. Yöresel teknik olan telkari yöntemi ile işleyerek hazırlıyoruz” diye konuştu.






Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’ne bağlı İzmir Olgunlaşma Enstitüsü’nün bu çalışması, somut olmayan kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında devlet kurumlarının üstlendiği kritik role dikkat çekiyor.
