Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, son dönemde etkili olan kar yağışlarını değerlendirerek, Van Gölü Havzası’nın geleceği için kritik bir uyarıda bulundu. Alaeddinoğlu, yağışların kıymetli olmasına rağmen kuraklık sorununu çözmeyeceğini belirterek, havza için acilen bir Su Yönetim Merkezi kurulması gerektiğini vurguladı.

Kar Yağışı Umut Verdi Ama Kuraklığı Bitirmez
Türkiye’nin birçok bölgesinde olduğu gibi Van Gölü Havzası da son yıllarda yağış azlığı ve artan sıcaklıklar nedeniyle ciddi bir tehlike altında. Yaşanan kuraklık, birçok akarsu, göl ve göletin kurumasına, Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü’nde ise alan kaybına neden oldu. Son aylarda etkili olan kar yağışlarını değerlendiren Prof. Dr. Alaeddinoğlu, bu yağışların önemli olduğunu ancak kalıcı bir çözüm olmadığının altını çizdi.
Prof. Dr. Alaeddinoğlu, “Evet, ciddi bir kar yağışı aldık. Bu aslında beklediğimiz bir şey yani normalde geçmişte kaydedilen yağışlardan çok ciddi bir farkı yok. Bizim özellikle son yıllarda yaşadığımız o yağışsız süreç içerisinde bunlara tanıklık etmeyişimiz aslında bu yağışı çok daha öne çıkarmış gibi görünüyor. Aslında bu yağış gayet normal” dedi.

“Dünyanın Sıcaklığı Artmaya Devam Ediyor”
Alaeddinoğlu, küresel ısınmanın etkilerine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu yağışlar anlamlı ve çok kıymetli. Ancak dünyanın sıcaklığı artmaya, yeraltı su kaynakları düşmeye devam ediyor. Dolayısıyla akan suların taşıdığı su miktarı azalıyor ve yağışlar belli ölçüde azalmaya devam ediyor. Burada herhangi bir değişiklik yok. Zaman zaman bu tarz yağışlı dönemler evet bizi belli ölçüde sevindiriyor, mutlu ediyor, ama bu durum bizi lütfen yanıltmasın. Bu yağış kesinlikle 2026 için küçük de olsa bir umut pozitif anlamda bir katkı sunar. Ancak bizim suyla imtihanımızı kuraklıkla imtihanımızı çözmez.”

Van Gölü Havzası İçin Kalıcı Çözüm: Su Yönetim Merkezi
Kapalı bir havza olan Van Gölü Havzası’nın stratejik önemine vurgu yapan Prof. Dr. Alaeddinoğlu, kalıcı ve kurumsal bir yapılanmanın şart olduğunu ifade etti. Alaeddinoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu çağrıyı yaptı:
“Küçük tahliye havzalar ve bu havzalardaki her bir havzanın ihtiyaç duyduğu suyu tespit etmek, ona göre var olan su kaynaklarını yönetmemiz gerekiyor. Örneğin güneyimizde bulunan ve önemli bir dağlık alan olan Kavuşşahap Dağları’nda çok ciddi bir kar yağışı gerçekleşti. Dolayısıyla buradaki su kaynaklarını yatırım yaparak önümüzdeki yıllarda Van kenti başta olmak üzere diğer yerleşim alanlarının ihtiyaç duyduğu içme suyu, sanayinin kullanma ve çiftçinin ihtiyaç duyduğu tarım alanlarını sulama suyunu karşılamak noktasında adımlar atmalıyız.”

“Tüm Paydaşlar İçin Bütüncül Bir Yönetim Gerekiyor”
Prof. Dr. Alaeddinoğlu, su yönetiminin sadece insanlar için değil, tüm ekosistem düşünülerek ele alınması gerektiğini belirtti. “Su yönetiminin yalnızca insanlar için değil, ekosistemin tamamı için ele alınması gerekiyor. Balıkların yaşam alanlarından, çiftçiye, sanayiden, kente kadar tüm paydaşların ihtiyaçlarının birlikte düşünülmesi gerekiyor” diyen Alaeddinoğlu, somut önerisini şöyle açıkladı:
“Van Gölü Havzası’nda bir Su Yönetim Merkezi’nin oluşturulması lazım. Sürekli verilerin aktif olarak oraya geldiği, karar verenlere ihtiyaç duydukları bilginin aktarıldığı, sürekli ölçümlerin, gelişmelerin takip edildiği bir merkez aracılığıyla bunun yapılması ve havzanın bu anlamda yönetilmesi gerekiyor.”

Uzmanın bu uyarısı, iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadelede bölgesel ve kurumsal çözümlerin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Van Gölü Havzası gibi kritik bölgeler için acil eylem planlarının ve yönetim merkezlerinin hayata geçirilmesi bekleniyor.
