Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, afetin psikolojik etkileriyle mücadele için kurumsal kapasitesini geliştirmeye devam ediyor. Bakanlık, deprem sonrasında başlattığı psikososyal destek operasyonu kapsamında 5 milyonu aşkın kişiye ulaştı ve gelecekteki afetlere yönelik hazırlıklarını sürdürüyor.

13 Bin Personel ile 81 İlde Eş Zamanlı Operasyon
Afet ve Acil Durumlarda Psikososyal Destek Daire Başkanı Gülşah Alakara Özcan, deprem haberinin alınmasıyla birlikte 11 afet ilini diğer 70 il ile eşleştirerek hızlı bir seferberlik başlattıklarını açıkladı. Özcan, “Sabahın ilk saatlerinde illerimizden ekipler afet bölgesine sevk edildi. Hizmetlerimiz bu 11 ille sınırlı kalmadı, vatandaşlarımız diğer 70 ile de tahliye edildiği için çalışmalarımızı 81 ilde eş zamanlı olarak yürüttük. Bunun dışında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne tahliye olan vatandaşlarımıza da hizmetlerimizi ulaştırdık” dedi.
Özcan, 11 ilin yerel kapasitesine ek olarak 70 ilden toplam 13 bin personelin görevlendirildiğini belirterek, bu ekiplerin psikologlar, sosyal çalışmacılar, psikolojik danışmanlar, çocuk gelişimcileri ve sosyologlardan oluşan multidisipliner bir yapıda olduğunu vurguladı.

En Belirgin Tepki: Kayıp ve Yas
Depremin ardından ilerleyen haftalarda psikolojik ve sosyal destek ihtiyacının daha görünür hale geldiğini ifade eden Özcan, sahada yapılan gözlemlerle ilgili şu çarpıcı tespiti paylaştı: “Gözlemlediğimiz en belirgin psikolojik tepki, kayıp ve yas tepkileriydi. Bu kayıp sadece bir yakının kaybı değil, aynı zamanda şehrin, mahallenin, evin ve günlük alışkanlıkların kaybıydı. Bu nedenle kayıp tepkilerine yönelik destek ön plana çıktı.”

Risk Gruplarına Özel Odaklanma
Psikososyal destek hizmetleri kapsamında kadınlar, çocuklar, engelliler ve yaşlıların risk grubu olarak ele alındığını belirten Özcan, bu grupların afetin etkisini daha derinden yaşadığının gözlemlendiğini söyledi. Hizmetlerin toplumun tüm kesimlerine sunulmakla birlikte, bu grupların erişilebilirliği ve güvenliğinin özellikle gözetildiğini aktardı.
Kadınlara yönelik mesleki atölyeler açılarak hem sosyal destek sağlandığını hem de ruh sağlığı hizmetlerine erişimlerinin kolaylaştırıldığını dile getiren Özcan, depremin üzerinden üç yıl geçse dahi psikolojik destek almak isteyen vatandaşların sosyal hizmet merkezlerinden uzun vadeli danışmanlık hizmetlerine erişebildiğini kaydetti.

Kırsala Mobil Ekipler, Dijitale Bilgilendirme
Yüz yüze hizmetlere ek olarak kırsal alanlara mobil ekipler gönderildiğini anlatan Özcan, dijital ortamda da travma tepkileri ve kayıp tepkileriyle baş etme konularında bilgilendirici broşürler yayımlandığını belirtti. ALO 183 hattı üzerinden online psikolojik ilk yardım hizmetleri sunulduğunu ve uzun süreli desteğe ihtiyaç duyan kişilerin en yakın merkezlere yönlendirildiğini ifade etti.

Geleceğe Dönük Kapasite Geliştirme Çalışmaları
Özcan, gelecekte yaşanabilecek afetlere yönelik psikososyal destek alanında, bakanlık koordinasyonunda hazırlık, kapasite geliştirme ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalar yürütüldüğünü vurguladı. “Vatandaşların psikolojik sağlamlığını artırmak önceliklerimiz arasında. Vatandaşların travma tepkileriyle nasıl baş edebileceğini öğrenmesi ve yakınlarına destek olabilmesi için psikolojik ilk yardım konusunda bilinçlenmesini amaçlıyoruz” dedi.
Bu kapsamda 81 ilde tatbikatlar, psikolojik destek eğitimleri, destek çözüm ortakları ile toplantılar düzenleyerek, ulusal ve yerel planları güncel tuttuklarını, saha koordinatörleri yetiştirdiklerini ve mesleki müdahaleyi destekleyen kitaplar geliştirerek kurumsal kapasiteyi güçlendirdiklerini sözlerine ekledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Bakan Mahinur Özdemir Göktaş liderliğinde, afet sonrası ruh sağlığı hizmetlerini ulusal düzeyde sistemleştirerek, toplumun psikolojik dayanıklılığını artırmayı hedefliyor.

