ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak etme planlarına yönelik beklenmedik bir açıklama yaparak, bu adımı desteklemediğini açıkça ifade etti. Trump’ın bu açıklaması, Orta Doğu barış sürecinde yeni bir tartışma başlattı.
Trump’ın İlhak Karşıtı Açıklaması
ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan basınına yaptığı açıklamada, İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak etmeye yönelik adımlarına karşı olduğunu belirtti. Trump, “İlhakı desteklemiyorum. Şu anda düşünmemiz gereken yeterince şey var” dedi.
Trump, bölgede önemli adımlar attıklarını ve yapmaları gereken çok şey olduğunu vurgulayarak, Batı Şeria konusuna odaklanmanın gereksiz olduğunu ima etti. “Batı Şeria ile uğraşmamıza gerek yok” ifadelerini kullanan ABD Başkanı, İsrail’in ilhak planlarına yeşil ışık yakmayacağının sinyalini verdi.
Açıklamanın Türkiye ve Bölge Açısından Önemi
Donald Trump’ın bu açıklaması, Türkiye’nin de yakından takip ettiği Filistin meselesinde önemli bir gelişme olarak kaydedildi. Türkiye, İsrail’in Batı Şeria’daki ilhak planlarına karşı çıkan ve Filistin halkının haklarını savunan tutumunu sürdürüyor.
Trump yönetiminin daha önce Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması ve İsrail-Filistin meselesine yönelik ‘Yüzyılın Anlaşması’ adlı planı sunması, bölgedeki gerilimi artırmıştı. Ancak son açıklama, ABD’nin İsrail’e koşulsuz desteğinde bir değişiklik olabileceği yönünde yorumlandı.
Dışişleri Bakanlığı’nın Tutumu ve Türkiye’nin Pozisyonu
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak etme girişimlerini uluslararası hukuka aykırı bularak kınamış ve bu tür adımların bölgede kalıcı barışı imkansız hale getireceğini vurgulamıştı. Türkiye, iki devletli çözümü destekleyen ve Filistin’in bağımsız bir devlet olarak tanınması gerektiğini savunan tutumunu sürdürüyor.
Trump’ın son açıklamasının, Türkiye’nin bölgedeki barış çabalarına ve Filistin halkının haklarını savunma politikasına destek olabileceği değerlendiriliyor. Ancak ABD’nin net politikasının nasıl şekilleneceği, önümüzdeki dönemde yapılacak açıklamalarla belli olacak.
Bu gelişme, Türk dış politikasının Orta Doğu’daki etkin rolünü bir kez daha ortaya koyarken, bölgede kalıcı barışın sağlanması için uluslararası toplumun daha aktif rol alması gerektiğini gösteriyor.
