Avrupa Birliği (AB), İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini genişletme ve arazi kayıt sürecini yeniden başlatma kararına karşı sert bir açıklama yaparak Tel Aviv yönetimini uluslararası hukuka uymaya çağırdı.
AB Komisyonu’ndan İsrail’e Uluslararası Hukuk Uyarısı
AB Komisyonu’nun Dış İlişkiler Sözcüsü Anouar El Anouni, Brüksel’de düzenlenen günlük basın toplantısında İsrail’in son kararını değerlendirdi. El Anouni, “İsrail’in C bölgesinde yeni adımlar atma kararı Birleşmiş Milletler’in kararları ve iki devletli çözüme aykırı” ifadelerini kullandı.
El Anouni, AB’nin İsrail’in işgal altındaki topraklardaki egemenliğini tanımadığını bir kez daha vurgulayarak, “İlhak uluslararası hukuka aykırıdır ve İsrail’e, kararından geri dönmesi çağrısında bulunuyoruz” dedi.
İsrail’in Tartışmalı Kararı
İsrail devlet televizyonunun haberine göre, Tel Aviv yönetimi Batı Şeria’da 1967’den bu yana ilk kez arazi kayıt sürecini yeniden başlatma kararı aldı. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Adalet Bakanı Yariv Levin ve Savunma Bakanı Israel Katz tarafından sunulan teklifin hükümet tarafından onaylandığı bildirildi.
Bu karar, bölgede yeni yerleşim birimlerinin kurulmasının ve İsrail’in kontrolünün resmi olarak genişletilmesinin önünü açabilecek nitelikte. Karar, uluslararası toplumda ve özellikle de Filistin yönetiminde büyük tepkiyle karşılandı.
AB’nin Tutumu ve İki Devletli Çözüm Vurgusu
AB’nin açıklaması, birliğin İsrail-Filistin sorununa yönelik tutumunu bir kez daha netleştirdi. Brüksel yönetimi, İsrail’in işgal altındaki topraklarda tek taraflı egemenlik iddialarını ve yerleşim faaliyetlerini sürekli olarak uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendiriyor.
AB, sorunun nihai çözümünün, iki devletli formül çerçevesinde, İsrail ve Filistin’in yan yana, güvenlik içinde ve tanınmış sınırlar içinde yaşaması olduğu görüşünü savunmaya devam ediyor. İsrail’in son kararının bu çözüm yolunu baltalayacağı endişesi dile getiriliyor.
AB’nin bu çağrısı, bölgedeki gerilimi daha da artırabilecek tek taraflı adımların önüne geçmek ve müzakereler yoluyla kalıcı bir barışa ulaşılması yönündeki uluslararası çabaları destekleme amacı taşıyor.
