TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ülkenin karşı karşıya olduğu en zorlu meseleleri çözme iradesi ve kapasitesine sahip olduğunu ilan etti. Kurtulmuş, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) temsilcileriyle bir araya geldiği iftar programında, hem küresel krizlere hem de iç siyasete dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Küresel Sistem Çöktü, Kurumlar İşlevsiz
Konuşmasına Ramazan’ın hayırlara vesile olması temennisini dile getirerek başlayan Kurtulmuş, dünyanın gerçek haline dair sert bir tablo çizdi. “Şu anda biz burada iftarımızı açarken başta Gazze olmak üzere dünyanın birçok yerinde maalesef Müslümanlar; zorluklarla, baskılarla, zulümlerle hatta büyük yokluklar ile sofralarında iftarlarını açmak durumunda kalıyor” ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, dünyanın kaotik bir döneme girdiğini vurgulayarak, uluslararası kurumların tamamen işlevsiz hale geldiğini savundu. “Küresel sistemdeki uluslararası kurumlar yok oldu. Hiçbir uluslararası kurumun işe yaramadığı, görevi olan alanlardaki sorunları çözme kabiliyetinin kalmadığı ayan beyan ortadadır” dedi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ve UNESCO gibi kuruluşları örnek gösteren Kurtulmuş, “Netice itibariyle hemen hemen tüm kurumların fonksiyonsuz hale geldiği, hiçbir görevini yerine getiremediği, kurumsal yapılarının yerle bir olduğu bir döneme girmiş bulunmaktayız” şeklinde konuştu.
Önümüzdeki Dönem Daha Zor ve Krizlerle Dolu
TBMM Başkanı, uluslararası ilişkilerdeki temel kavramların da anlamını yitirdiğini belirterek, “‘orantılılık’, ‘insani ara’, ‘meşru müdafaa’, ‘önleyici saldırı’ kavramlarının yok olduğunu” söyledi. Kurtulmuş, “Önümüzdeki dönem daha zor, karmaşık, kaotik ve krizlerle dolu olacak” uyarısında bulundu.
Bu zorlu süreçte Türkiye’nin izleyeceği yolu da açıklayan Kurtulmuş, “Türkiye olarak bölgemizdeki bütün gelişmeleri yakından takip ederek, savaş çığırtkanlığı yapmadan, krizden ve kaostan beslenen seslere itibar etmeden barışı, adaleti, esenliği, dengeyi ve istikrarı ortaya koyacak fikirlerimizi her platformda anlatmaya devam edeceğiz” dedi.
Güçlü Olmanın Yolu: Toplumsal ve Milli Dayanışma
Kurtulmuş, Türkiye’nin bu zorlu koşullarda ayakta kalabilmesi ve sözünü dinletebilmesi için güçlü olması gerektiğinin altını çizdi. Gücün en önemli kaynağını ise şöyle açıkladı: “Bir ülkenin güçlü olması ile ilgili onlarca alan sayılabilir ama bizim gibi bir ülkenin güçlü olabilmesi için ilk sırada toplumsal ve milli dayanışma gelmektedir. Yani saflarımızı sık tutarsak, aramızdaki kardeşliği tahkim eder ve ebedileştirirsek, var olan farklılıklarımızı ayrışma vesilesi yerine birlik, beraberlik ve güç vesilesi olarak kabul edersek içeride toplumsal birliğimizi çok güçlü bir şekilde kurabiliriz.”
Terörsüz Türkiye Hedefi ve TBMM’nin Rolü
Konuşmasının son bölümünde, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına değinen Kurtulmuş, komisyon raporunun bir yol haritası olduğunu vurguladı.
Numan Kurtulmuş, TBMM’nin bu süreçteki ve gelecekteki rolüne dair son derece iddialı ve net bir mesaj verdi: “Milli iradenin kalesi olan TBMM, katılan partilerimizin tamamının ortak görüşüyle böylesine bir sorumluluğu üstlenmiş, siyaset görevini yerine getirmiştir. Onun için diyorum ki; bu zor meselede bir araya gelmiş ve çözüm üretebilen TBMM, bundan sonraki süreçlerde de Türkiye’nin zor sorunlarını çözebilmek için hem bilgiye, beceriye, birikime ve siyasi kararlılığa sahiptir ve bu istikamette yürüyecektir.”
TBMM Başkanı’nın bu açıklamaları, Meclis’in önümüzdeki dönemde ülkenin gündemindeki kritik dosyalarda daha aktif ve belirleyici bir rol üstlenmeye hazırlandığının işareti olarak yorumlanıyor.
