Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Türkiye’nin göç politikalarını yerinde incelemek üzere Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Guterres, burada gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüş süreçlerine ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden detaylı bilgi aldı.

Resmi Ziyaret Programının İlk Durağı
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, ‘Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’ takdim törenine katılmak üzere gerçekleştirdiği resmi Türkiye ziyaretinin ilk programını Göç İdaresi Başkanlığı’na ayırdı. Ziyarette, Türkiye’nin göç yönetimi alanındaki deneyimleri ve uygulamaları masaya yatırıldı.
Üst Düzey Katılımlı Görüşme
Gerçekleşen ziyarette; Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök’ün yanı sıra Dışişleri Bakanlığı Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdürü Büyükelçi Esin Çakıl, Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı İlişkiler Genel Müdürü Büyükelçi Onur Özçeri, Birleşmiş Milletler (BM) Mukim Koordinatörü Babatunde A. Ahonsi ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Türkiye Temsilcisi Angela Li Rosi hazır bulundu.

Gönüllü Geri Dönüş Süreçleri Yerinde İncelendi
BM Genel Sekreteri Guterres, ziyaret sırasında ülkesine gönüllü geri dönüş yapan Suriyelilerin işlemlerinin yapıldığı alanı gezdi. Türkiye’nin kapsamlı göç yönetimi stratejisi, geçici koruma kapsamında bulunan Suriyelilere ilişkin yürütülen çalışmalar ve gönüllü geri dönüş uygulamalarının operasyonel detayları hakkında Göç İdaresi Başkanlığı yetkililerinden brifing aldı.
Türkiye’nin Göç Yönetimi Modeli
Ziyaret, Türkiye’nin dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapması nedeniyle uluslararası alanda örnek gösterilen göç yönetimi modelinin bir kez daha uluslararası arenada tanıtılması açısından büyük önem taşıyor. Guterres’in incelemeleri, Türkiye’nin bu alandaki tecrübesinin ve insani yaklaşımının küresel düzeyde takdir gördüğünün bir göstergesi olarak yorumlandı.
Bu ziyaret, aynı zamanda Türkiye ile Birleşmiş Milletler arasındaki iş birliğinin göç ve mülteci krizi gibi küresel sorunların çözümünde ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
