6 Şubat’ın yaraları hâlâ taze… Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve on binlerce cana mal olan depremlerin merkez üssünde, Ramazan Bayramı’nın ilk günü hüzün ve gözyaşları hakim oldu. Depremde yakınlarını kaybeden aileler, bayram namazının ardından Kapıçam Şehir Mezarlığı’nı doldurarak, acılarını tazeledi.
Mezar Taşlarına Sarılan Aileler
Sabahın erken saatlerinde mezarlığa akın eden vatandaşlar, kimisi çocuklarının, kimisi anne-babasının, kimisi de eşinin mezarı başında dualar etti, gözyaşı döktü. Bayramın sevincini yaşayamamanın burukluğu, her yüzde okunuyordu. Mezarlık, bir bayram gününden çok, büyük bir acının kolektif yasına sahne oldu.
“Bu Acıyı Ancak Yaşayan Bilir”
Depremde oğlu Harun Görgülü, gelini ve torununu kaybeden Mehmet Görgülü, yaşadığı dayanılmaz acıyı şu sözlerle anlattı: “Selam veriyorum her geldiğimde, ‘Baban geldi oğlum’ diye. Bu dünyada bir tane vardı, o da gitti, kimse kalmadı. Tek başıma yaşıyorum. Depremde gelinimle, torunumu da kaybettim. Onların da mezarlarına varıyorum ama bu kadar acı çekmiyorum. Nasıl oluyorsa buraya geldiğim zaman dayanamıyorum. Allah en büyük düşmanlarıma dahi evlat acısı vermesin. Özellikle de böyle bir acı. Bu acıyı ancak yaşayan bilir. Bu acıyı ancak bu şekilde yaşayan bilir onun dışında mümkünatı yok; kelimeler, şunlar bunla anlatılamaz. Bir tek bir evladım vardı, onu da aldı Rabb’im.”
“Onsuz Hayat Zor”
Eşi Menekşe Kurt’u depremde kaybeden Muzaffer Kurt ise yaşamının artık bayramsız geçtiğini ifade etti: “Eşim Menekşe hatunu bayram ziyaretine geldik. Depremde şehit olan eşimin yanına geldik torunlarımla, çocuklarımla beraber birlikte. Konuşacak kelimelerimiz yok, onsuz hayat zor. Allah, bütün şehit yakınlarına da sabırlar versin. Allah bir daha o günlerimizi yaşatmasın. 6 Şubat öncesi bayramlarımız çok iyiydi. Şu an bayramdayız ama acılar içerisindeyiz. ‘Herkes kara bayram yapıyor’ desem inanır mısınız? O tatlı, huzurlu, iyi günlerimiz yok. Şu an etrafta gördüğünüz gibi bütün millet ağlamaklı bir şekilde yakınlarına, eşine, çocuğuna gelip ziyarette bulunuyorlar acılar içerisinde. Diyeceğim tek kelime, Allah’ım bir daha yaşatmasın.”
Suriyeli Türkmen Anne de Aynı Acıyı Paylaşıyor
8 yıl önce iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan, ancak bu kez deprem felaketiyle sarsılan Suriyeli Türkmen Arife Hacı, kızı Esma Arab’ın mezarı başında gözyaşı döktü. Depremde toplam 6 yakınını kaybeden Hacı, 6 Şubat’tan sonra bayram yaşayamadığını söyledi. Acılı anne, kızının mezar taşını öperek dualar etti.
Kahramanmaraş’ta yaşanan bu hüzünlü tablo, 6 Şubat depremlerinin açtığı derin yaraların, bayram gibi mutlu anlarda bile nasıl kanadığını bir kez daha gözler önüne serdi. Yerel yönetimlerin ve merkezi idarenin, afet sonrası travma yaşayan bu insanlara yönelik psiko-sosyal destek mekanizmalarını sürdürmesi, toplumsal yaranın sarılması açısından hayati önem taşıyor.
