Antalya’da, kadın konukevlerinde kalanların yazdığı mektuplar, sanatçıların fırçasıyla tuvalde hayat buldu. ‘Bir Kadın Bir Yolculuk: Kalemden Fırçaya’ adlı sergi, 18 kadının duygu ve hayat hikayesini anlatan eserleri sanatseverlerle buluşturdu. Serginin küratörü Ayşe Özmak Mercan, “Bu mektuplarda sadece mağduriyet değil umut ve hayal de var” dedi.

Mektuplardan Tablolara Uzanan Duygusal Yolculuk
Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile İMECE Destek ve Yardımlaşma Derneği koordinasyonunda hayata geçirilen proje, kadınların kaleme aldığı mektupları sanatla buluşturdu. Sanatçılar, kadınların yazdığı mektupları okuyup empati kurarak, içlerindeki duygu ve hikayeleri tuvallere aktardı. Sergide, 18 kadının mektubu ve bu mektuplardan ilhamla hazırlanan 18 tablo yer aldı. Eserler, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağışlanarak, müdürlük binasında sergilenecek.

“Her Mektup Ayrı Bir Hayat Hikayesiydi”
Serginin küratörü Ayşe Özmak Mercan, projenin yaklaşık iki yıllık bir süreçte ortaya çıktığını belirterek, “Bu sergi, bir kadının hayatındaki şiddetin, haksızlığın ve direnişin sanata yansıması olarak ifade edilebilir” dedi. Mercan, süreci şöyle anlattı: “Kadınlardan duygularını, düşüncelerini ve hayallerini mektuplarla anlatmalarını istedim. Bize o kadar etkileyici mektuplar geldi ki, her biri ayrı bir hayat hikayesiydi. Daha sonra sanatçı arkadaşlarımızla bir grup oluşturduk ve her sanatçıya bir mektup verdik. Onlardan mektubu okuyup empati kurarak eser üretmelerini istedik.”

Gizlilik ve Mahremiyete Azami Önem
Mektupların hazırlanma sürecinde kadınların kimliklerinin korunmasına büyük önem verildi. Küratör Mercan, kurumun mahremiyet kuralları nedeniyle mektupların belirli bir sansürden geçirilerek ve rumuzlar kullanılarak projede yer aldığını söyledi.

Mektuplarda Umut ve Hayal de Vardı
Mektupların sanatçılar üzerinde derin etki bıraktığını anlatan Mercan, bir örnek verdi: “Bir sanatçı arkadaşımız mektubu okuduktan sonra uzun süre ağladığını söyledi. Mektupta bir kadının tek isteğinin çocuklarıyla balkonda oturup kahvaltı yapmak olduğu yazıyordu. Ne ev ne araba, sadece çocuklarıyla balkonda kahvaltı yapabilmek. Bu sözler onu çok etkiledi.” Mercan, mektupların yalnızca mağduriyet anlatmadığının altını çizerek, “Bu mektuplarda sadece şiddet ya da mağduriyet yok. Umut var, hayal var, geleceğe dair beklentiler var. Biz de eserlerimizde ağırlıklı olarak o umudu yansıtmayı tercih ettik” ifadelerini kullandı.

Dernek Başkanı: “Yeni Bir Başlangıç”
İMECE Destek ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Rahşan Aslan ise projenin bir kadının hayaliyle başladığını belirterek, “Amacımız onların sesini duyurmak, cesaretlendirmek ve yeni hayatlarına başlarken yanlarında olduğumuzu hissettirmek” dedi. Aslan, konukevinden ayrılmanın bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu vurgulayarak, “Kadınlarımız yeni bir hayat kurarken bir arkadaş, bir destek arıyorsa biz her zaman yanlarında olmaya hazırız” şeklinde konuştu.

Projeye, Türkiye’nin farklı şehirlerinden akademisyenler, öğretim görevlileri ve çeşitli alanlardan sanatçılar gönüllü olarak destek verdi. Sergi, ilk olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında açıldı ve yoğun ilgi gördü.



