Bursa’da, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle su seviyesi dip noktaya inen ve adeta bir mera görünümü alan Demirtaş Barajı, bahar yağışları ve kar sularıyla birlikte yeniden hayat buldu. Barajın tamamen dolması, bölge çiftçisi için büyük bir umut kaynağı oldu.
Koyunların Otladığı Alan Suyla Doldu
1977-1983 yılları arasında Ballıkaya Deresi üzerinde tarımsal sulama amacıyla inşa edilen Demirtaş Barajı, son yılların en zorlu kuraklık dönemini yaşamıştı. Suyun çekildiği alanlarda derin yarıklar oluşmuş ve bölge adeta koyun ve keçilerin otladığı bir araziye dönüşmüştü. Ancak Uludağ’dan gelen kar suları ve bahar aylarında etkili olan sağanak yağışlar, baraj havzasını kısa sürede eski haline döndürdü.
2 bin 160 hektarlık tarım arazisinin can damarı olan barajın suyla dolmuş hali, dron ile görüntülendi. Görüntüler, geçmişteki kurak manzaranın yerini suyun maviliğine bıraktığını gözler önüne serdi.
Uzmanlardan Su Tasarrufu Uyarısı
Barajlardaki su seviyesinin yükselmesinin sevindirici olduğunu belirten Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, önemli uyarılarda bulundu. Dindar, “Sevindirici bir tabloyla karşı karşıyayız. Ancak su seviyelerindeki artış, suyu nasıl kullandığımıza bağlı değişkenlik gösterebilir. Suyun varlığı çoğu zaman yanlış kullanılmayla yok olmaya başlayabilir” dedi.
Özellikle tarımsal sulamada suyun dikkatli kullanılması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Dindar, yaz aylarında artacak sıcaklıklarla buharlaşmanın da su kaybına yol açabileceğini ifade etti. “Sulamanın nasıl yapılacağına karar vermek çok önemli. Yaz aylarında da gelecek olan olağanüstü hava sıcaklıklarıyla suda buharlaşma yaşanırken, seviyelerde de düşme yaşanabilir” şeklinde konuştu.
Tarım İçin Hayati Önem Taşıyor
Demirtaş Barajı, Bursa’nın verimli tarım arazilerinin sulanmasında kritik bir rol oynuyor. Barajın dolması, bölge çiftçisinin yaz dönemindeki su ihtiyacının karşılanması açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerinin sürdüğü bu dönemde, su kaynaklarının akılcı ve tasarruflu kullanımının her zamankinden daha hayati olduğuna dikkat çekiyor.
