
Edirne’de, Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu tarafından düzenlenen anma etkinlikleri kapsamında, Yunanistan’ın Edirne Konsolosluğu önüne ‘Çamerya katliamını unutmadık, unutmayacağız’ yazılı siyah bir çelenk bırakıldı. Bu eylem, 1944-1945 yılları arasında Yunanistan’ın kuzeybatısındaki Çamerya bölgesinde Müslüman Arnavutlara yönelik gerçekleştirilen katliamın 82. yıl dönümünde yapıldı.
Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu’ndan Tarihi Protesto

Babaeski Bulgaristan Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği, Büyükkarıştıran Bulgaristan Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Kosovalı Öğrenciler Kültür ve Yardımlaşma Derneği üyeleri de etkinliğe destek verdi. Katılımcılar, Yunanistan’ı tarihsel sorumluluğu konusunda uyardı.
‘Geçmişiyle Yüzleşemeyen Yunanistan Sorumluluktan Kaçamaz’

Grup adına basın açıklamasını okuyan Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Sekreteri İsmail Kocaköse, Yunanistan yönetimine sert eleştiriler yöneltti. Kocaköse, “Geçmişiyle yüzleşemeyen Yunanistan, kendisini ‘medeniyetin beşiği’ olarak tanımlasa da 1912 yılından başlayarak özellikle 27 Haziran 1944-Mart 1945 döneminde binlerce Müslüman’ın katledildiği acı olayların sorumluluğundan kaçamaz.” ifadelerini kullandı.
Kocaköse, katliamın detaylarını anlatarak, “Bu dönemde 2 bin 900 erkek, 214 kadın ve 96 çocuk öldürülmüş; 745 kadına tecavüz edilmiş, 68 köyde 5 bin 800 ev yakılmış, göçe zorlanan binlerce insan da yollarda hayatını kaybetmiştir.” dedi.

Açıklamada ayrıca, 1821 Mora İsyanı sırasında yaşanan Tripoliçe ve Navarin katliamlarına da atıfta bulunuldu. Kocaköse, “Osmanlı İmparatorluğu’na karşı 1821 Mora İsyanı sırasında Tripoliçe ve Navarin’de yaşanan katliamlar da tarihin unutulmaması gereken karanlık sayfaları arasında yer almaktadır. Bu katliamlarda 40 binden fazla insanı güdümünüzdeki çeteler katletti.” şeklinde konuştu.
Batı Trakya Türk Azınlığına Yönelik Hukuksuz Uygulamalar

Kocaköse, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk azınlığına yönelik politikalarını da eleştirdi. “Bugün de Yunanistan, Batı Trakya Türk azınlığının Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınan eğitim, inanç ve örgütlenme haklarını ihlal etmeyi sürdürmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 27 Mart 2008 tarihli kararına rağmen, adında ‘Türk’ kelimesi bulunan derneklerin hakları yıllardır fiilen tanınmamaktadır.” dedi.
Son dönemdeki bir örneği hatırlatan Kocaköse, “11 Ekim 2024 tarihinde İskeçe Çınar Camii’nde Yunanistan’ın kuklası atanmış müftülerin ortamı germesi sonucu çıkan olaylar ve sonrasında 4 kişinin 17 ay hapis cezasına çarptırılması da Batı Trakya Türk azınlığına yönelik hukuksuz uygulamaların son örneklerinden biridir.” ifadelerini kullandı.

Türk ve Yunan Halklarına Dostluk Çağrısı
Kocaköse, Türk-Yunan ilişkilerine de değinerek, “Ey Yunanistan, adalet, siyasi hesapların aracı değildir. Tarihinizle yüzleşin, mağdur ettiğiniz insanların haklarını teslim edin ve evrensel hukuk ilkelerine uygun hareket edin. Türkiye aleyhine yürütülen nefret söylemleri ve seçim dönemlerinde komşuluk ilişkilerini zedeleyen politikalar, iki halk arasındaki tarihî dostluğa zarar vermektedir. Türk ve Yunan halkları düşman değildir.” diyerek Yunan siyasetçilerine insan haklarına saygı çağrısında bulundu.
Açıklamasını, “Yaptığınız katliamları unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.” sözleriyle noktaladı.

Fotoğraf Sergisiyle Tarih Canlandırıldı

Protesto ve basın açıklamasının ardından, trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde Çamerya Arnavutlarına yönelik katliamın 82. yılı dolayısıyla bir fotoğraf sergisi açıldı. 22 eserin yer aldığı sergiyi gezen ziyaretçilere, dernek üyeleri tarafından katliamın tarihi süreci ve yaşanan dram hakkında detaylı bilgiler aktarıldı.


