İstanbul’da bir araya gelen beş sivil toplum kuruluşu, Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ağır insani krizin yaşandığı Herson bölgesinin Oleşki kentine güvenli bir insani yardım koridoru açılması için ortak çağrı yaptı.
Ortak Basın Toplantısı Düzenlendi
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın öncülüğünde; Sadakataşı Derneği, Yetim Vakfı, Uluslararası Mülteci Hakları Derneği ve Özgür-Der’in katılımıyla İHH Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenlendi.
Toplantıda, 24 Şubat 2022’de başlayan ve dört yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı‘ndan etkilenen sivillere gıda, temiz su ve tıbbi malzeme ulaştırılabilmesi için insani yardım koridoru açılması çağrısında bulunuldu.
Basın açıklamasında İHH İnsani Yardım Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay, Uluslararası Mülteci Hakları Derneği temsilcisi Av. Zeynep Ertekin, Özgür-Der Başkan Yardımcısı Musa Üzer, Sadakataşı Derneği Başkan Yardımcısı Cevdet Hasbal ve Yetim Vakfı Gönüllü ve Temsilcilik İlişkileri Direktörü Muhammed Musa Gül konuşma yaptı.
‘Oleşki’de Siviller Temel İhtiyaçlara Ulaşamıyor’
Toplantıda ilk olarak söz alan İHH İnsani Yardım Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay, Oleşki’deki durumun vahametini gözler önüne serdi:
“Rusya’nın geçici işgali altındaki Herson bölgesinin Oleşki kentinden gelen bilgiler, yaşanan insani krizin boyutunu açıkça ortaya koymaktadır. Savaş başlamadan önce yaklaşık 24 bin kişinin yaşadığı Oleşki’de bugün, 50’si çocuk olmak üzere yalnızca 2 bin kişinin kaldığı belirtilmektedir. Kentte elektrik ve doğal gazın bulunmadığı; gıda, ilaç ve diğer temel ihtiyaç malzemelerine ise yaklaşık 1 aydır erişilemediği belirtilmektedir.”

‘Uluslararası Topluma Çağrımız Açıktır’
Uluslararası topluma çağrıda bulunan Atalay, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu sebeple savaşın taraflarına ve uluslararası topluma çağrımız açıktır. Sivillerin korunması ve uluslararası hukuka eksiksiz uyulması sağlanmalıdır. Oleşki ve Herson bölgesindeki sivillere kesintisiz insani yardım ulaştırılmalıdır. Temiz su, gıda, ilaç, sağlık hizmetleri, enerji ve barınma ihtiyaçları güvence altına alınmalıdır. Sivillerin güvenli tahliyesi için tarafların mutabakatıyla etkin bir insani koridor oluşturulmalıdır. Çocuklar, yaşlılar, hastalar ve diğer kırılgan gruplar öncelikli olarak korunmalıdır. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Birleşmiş Milletler ve diğer insani yardım kuruluşlarının bölgeye engelsiz erişimi sağlanmalıdır. Savaşın tarafları, sivillerin yaşadığı bölgelerde insani yardım ve tahliye çalışmalarının önünü açmalıdır.”

Türkiye’ye Diplomatik Girişim Çağrısı
Atalay, Türkiye’nin savaşın başından bu yana üstlendiği role dikkat çekerek, Ankara’ya resmi bir çağrıda bulundu:
“Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlangıcından bu yana gerek insani yardım ulaştırılması gerekse barışın sağlanması için çok önemli girişimlerde bulundu. Türkiye’nin insani yardım konusundaki yapıcı rolünün bu aşamada bir kere daha devreye girmesi büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple Sayın Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanlığımız öncülüğünde, Ukrayna’daki insani krizin hafifletilmesi ve özellikle Herson bölgesinin Oleşki kentinde mahsur kalan sivillere insani yardım ulaştırılması için diplomatik girişimlerde bulunulmasını talep ediyoruz.”

İnsan Hakları İhlallerine Dikkat Çekildi
Uluslararası Mülteci Hakları Derneği temsilcisi Av. Zeynep Ertekin ise yaşanan durumun bir insan hakları krizi olduğunu vurguladı:
“Uluslararası Mülteci Hakları Derneği olarak, Ukrayna’da savaşın başladığı günden bu yana izleme ve raporlama faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Yaşanan insani krizin, başta sivillerin yaşam hakkı olmak üzere temel ihtiyaçlara erişimlerinin engellenmesi nedeniyle açık bir insan hakları meselesi olduğunu vurguluyoruz.”

Özgür-Der Başkan Yardımcısı Musa Üzer, savaşın sadece cephedeki gelişmelerle sınırlı tutulmaması gerektiğini ifade etti:
“Rusya-Ukrayna Savaşı bize bunu bir kez daha gösterdi. Savaşı başlatmak kolaydır; ancak sürdürmek ve sona erdirmek zordur. Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki gelişmeler genellikle cephedeki durum üzerinden ele alınıyor; sivillerin ve mazlumların yaşadığı sıkıntılar ise yeterince gündeme getirilmiyor. Bu anlamda, İHH’nin acil bir sorun olarak Oleşki ve Herson’daki durumu gündeme taşıması ve kuşatma altında yaşayan binlerce insanın sorunlarına dikkat çekmesi büyük önem taşıyor.”
‘Savaşın Bedelini Çocuklar Ödüyor’
Sadakataşı Derneği Başkan Yardımcısı Cevdet Hasbal, savaşların en ağır yükünü çocukların taşıdığını belirtti:
“Dün Irak’ta, bugün ise Filistin ve Ukrayna’da yaşanan savaşların yıkıcı sonuçları en çok sivilleri, dağılan aileleri ve özgür gökyüzünde uçurtma uçurmak isteyen çocukları etkiliyor. Bugün Ukrayna’da da savaşın bedelini yine çocuklar ödüyor.”

Yetim Vakfı Gönüllü ve Temsilcilik İlişkileri Direktörü Muhammed Musa Gül ise vakfın savaş mağduru çocuklara yönelik çalışmalarını anlattı:
“Savaşın ilk dönemlerinde yetimhanelerde kalan çocukların güvenli bir şekilde Türkiye’ye getirilmesi sürecinde aktif rol aldık. Bu süreçte çocukların güvenliğinin sağlanması ve temel ihtiyaçlarının karşılanması için destek olduk. Yetim Vakfı olarak savaşın mağdur ettiği çocukların yanında olmaya ve onların güvenli bir geleceğe kavuşması için çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.”

Basın Açıklaması Sona Erdi
Sivil toplum kuruluşlarının ortak çağrısının ardından basın toplantısı sona erdi. Kuruluşlar, girişimin takipçisi olacaklarını ve Ukrayna’daki insani krizin uluslararası kamuoyunun gündeminde tutulması için çalışacaklarını belirtti.
