Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) kampüsünde, akademisyenler, öğrenciler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, İsrail’in Filistinlilere yönelik idam yasası ve Gazze’de devam eden katliamlara karşı bir araya gelerek protesto yürüyüşü düzenledi.

Kampüsteki Nurettin Atmaca Üniversite Camii’nde kılınan öğle namazının ardından toplanan kalabalık grup, rektörlük binasına doğru yürüyüşe geçti. Tekbir ve sloganlarla Gazze’deki insanlık dramını protesto eden katılımcılar, uluslararası toplumun sessizliğini eleştirdi.

Rektör Gülçin’den Sert Açıklama: “Ayrımcılık Kurumsallaşıyor”
Rektörlük binası önünde toplanan gruba hitap eden AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, ortak basın metnini okudu. Prof. Dr. Gülçin, İsrail’in Filistinlilere yönelik idam cezası düzenlemesini “ayrımcılığın kurumsallaşması” olarak nitelendirdi.

Prof. Dr. Gülçin yaptığı açıklamada, “İsrail, ağır insan hakları ihlalleri ile uluslararası normları erozyona uğratmakta ve cezasız kalan eylemlerinden güç alarak yeni ihlallere zemin hazırlamaktadır. 7 Ekim’den bu yana hastanelerin, okulların ve ibadethanelerin hedef alınması, açlığın bir silah olarak kullanılması kabul edilemez bir insanlık suçudur” ifadelerini kullandı.
Akademi Vicdanın Sesi Olmalı
Filistin’de eğitim hakkı elinden alınan öğrencilere ve akademik faaliyetleri duran bilim insanlarına da değinen Rektör Gülçin, akademinin sadece bilgi üretim merkezi değil, aynı zamanda bir vicdan merkezi olduğunun altını çizdi.

Uluslararası toplumun sessizliğini ‘adalet duygusunun zedelenmesi’ olarak yorumlayan Prof. Dr. Gülçin, şu çağrıda bulundu:
“Sessizlik, bu zulmün devamına zemin hazırlamaktadır. Bizler, mazlumun yanında durmaya ve adalet çağrısını yükseltmeye devam edeceğiz. Tüm vicdan sahibi insanları bu dram karşısında somut adımlar atmaya davet ediyoruz.”

Üniversite ve STK İş Birliği ile Güçlü Tepki
Protesto gösterisi, üniversite yönetimi, akademik personel, öğrenciler ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin ortak katılımıyla gerçekleşti. Bu iş birliği, konuya verilen önemin ve toplumsal duyarlılığın bir göstergesi olarak kaydedildi.

Basın açıklamasının tamamlanmasının ardından grup, sessiz ve düzenli bir şekilde dağıldı. Eylem, Türkiye’nin doğusundan yükselen, İsrail politikalarına ve Gazze’deki insanlık dramına karşı güçlü bir ses olarak yankılandı.

