Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ankara’daki Usta, Sanat Eseri Yüzükleriyle Dünyaya Açılıyor: Siyasetçilere ve Sanatçılara Özel Tasarımlar

Ankara’da 37 yıllık kuyum ustası Mehmet Ağdur, değerli taşlarla ürettiği sanat eseri yüzükleri yurt dışına ihraç ediyor. Siyasetçi ve sanatçılara özel tasarımlar.

Ankara'da 37 yıllık kuyum

Ankara’da 37 yıllık kuyum ustası Mehmet Ağdur, değerli taşlarla ürettiği yüzükleri sanat eserine dönüştürüyor. Tarihi yapıların minyatürlerini işlediği yüzükler, başta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olmak üzere birçok siyasetçi ve sanatçının da tercihi oldu.

Sanat ve Siyasetin Buluştuğu Yüzükler

Mehmet Ağdur, 11 yaşında başladığı kuyumculuk serüveninde, bugün sanat eseri niteliğindeki yüzükleriyle adından söz ettiriyor. Özellikle Ayasofya ve Mescid-i Aksa motifli tasarımları büyük beğeni toplayan Ağdur, sipariş üzerine ABD’den Almanya’ya, Fransa’dan Hollanda’ya kadar birçok ülkeye ihracat yapıyor. Eserlerini 3 gün ile 3 ay arasında tamamlayan usta, bugüne kadar 50’den fazla kalfa yetiştirdi.

Mehmet Ağdur, sanat eseri yüzüklerle yurt dışına ihracat yapıyor.

“2 Yıl Ücret Almadan Çalıştım”

Mesleğe Kahramanmaraş’ta başladığını belirten Ağdur, şunları söyledi:

“Kahramanmaraş’ta ilkokulu bitirdiğimde maddi durumumuz çok iyi değildi. Ailede birinin çalışması lazımdı. Ben de kardeşlerimin arasındaki en büyüğüydüm. Babam beni sarraf olarak yetişmem için bir ustanın yanına verdi. Sabretmenin ne olduğunu çok iyi bildiğim için de girdiğim iş yerinde askere gidene kadar çalıştım. Dönüşümde de farklı ustalardan mesleğime dair çok şey öğrenmem gerektiğini fark ettim. Sonra Kahramanmaraş’tan çıktım. Mesleğimizin zirvesindeki ustalarımızı araştırdım. İstanbul’dan başladım, sonra Türkiye ve dünyanın en sayılı ustalarının Antalya’da çalıştığını öğrendim. Ben bu ustalara ulaştım ve yanlarında ücret almadan 2 yıl kadar çalıştım. Niyetim zirveye ulaşmaktı. Büyük altın fabrikalarında da 2-3 yıl kadar çalıştım ve farklı şeyler öğrendim.”

“Sipariş Üzerine Yurt Dışına Gönderiyorum”

12 yıl önce Ankara’ya yerleştiğini ve burada 6 atölye kurarak kendi öğrencilerini yetiştirdiğini dile getiren Ağdur, şöyle devam etti:

“Ankara’da geldikten sonra 2’nci yılımda 6 atölye kurdum. 6’ncı yılımda, 6 tona yakın yüzük çıkartıldı bu atölyelerde. Bir yüzük 6 ayda da çıkabilir, 3 günde de çıkabilir. Müşterilerime her zaman ‘Bizim meslek asla sıkıştırmaya gelmez’ diye söylüyorum. Bu meslekte sabır gerekiyor; psikolojik ve ruhsal durumunun dört dörtlük olması lazım. Pırlanta ve elmas gibi değerli ve yarı değerli taşlarla çalışıyorum. Bütün taşların işlenebilirlik durumlarını bilirim. Bir yüzüğü yapmadan önce nasıl yapacağımı dizayn edip, ondan sonra burada tezgaha dökerim. Tasarımlarını yapıp, belirttiğim süre sonunda müşteriye teslim ederim. Damla kehribar, sitrin, opal, safir ve akik taşlarından tasarım yapıyorum. Fransa, Belçika, Hollanda, Almanya gibi Avrupa ülkelerine sipariş üzerine gönderiyorum. Tasarladığım yüzüğün fiyatı 50 bin TL’yken bunu 2’nci ve 3’üncü kez yaptığımız zaman o rakamlar 10 bin, 15 bin TL’ye kadar düşüyor.”

“Sanatçı ve Siyasetçilere Yüzük Tasarladım”

Tasarladığı yüzüklerin sanatçı ve siyasetçiler tarafından kullanıldığını belirten Ağdur, şunları kaydetti:

“Daha önce rahmetli Müslüm Gürses’in eşi Muhterem Nur Hanımefendi’ye yüzük yaptım. Menajerleri ve program yapımcıları aracılığı ile Acun Ilıcalı ve Hadise’ye, yaptıkları programlarda kullanılmak üzere yüzükler yaptım. Bakan, milletvekili, siyasilerimiz, il emniyet müdürlerimiz ve burada yapılıp da yurt dışındaki bakanlara verilmek üzere hediyeler yaptım. Kendisine hediye edilmek üzere MHP Lideri Sayın Bahçeli’ye de yüzük yaptım. Birçok meslek gurubundan dostlarımıza da çeşitli tasarımlı yüzükler yaptım.”

“10 Kez Dünyaya Gelsem Yine Bu Mesleği Seçerim”

Mesleğini hayatının sonuna kadar sürdürmek istediğini belirten Ağdur, sözlerini şöyle tamamladı:

“10 kez daha dünyaya gelsem yine 10 kez bu mesleği yapmak isterim. Çünkü şunu fark ettim; çevremdeki insanlara baktığımda; milletvekilleri, sanatçılar, iş insanları herkes sanatıma gıptayla bakıyor. Herkes ‘Keşke senin yaptığın bu işi yapabilsem’ diyor. Bunlar denildiği zaman mesleğim benim gözümde bir kez daha zirve yapıyor.”