Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek isteyen güçlere karşı uyardı ve ülkenin bu tuzağa düşmemesi gerektiğini vurguladı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Çankırı’da düzenlenen bir iftar programında önemli açıklamalarda bulundu. Arıkan, Türkiye’nin zor bir coğrafyada bulunduğunu belirterek, son dönemde yaşanan gelişmelerin bölgeyi kaosa sürüklemeyi hedeflediğini söyledi.

Arıkan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bundan bir hafta önce ne oldu. İran, Amerika tarafından bombalanmaya başladı. Ortada İran’ı bombalamayı gerektirecek hiçbir sebep yoktu. Biz biliyoruz ki hedef asla İran değil. Biz biliyoruz ki hedef asla İran’daki rejim değil. Hedef bölgeyi komple bir kaosa sürüklemek. Bölgeyi komple bir ateş çemberi içerisine alıp bu coğrafyada Büyük İsrail Devleti’ni kurabilmek.”
“Türkiye-İran İlişkilerine Yönelik Büyük Tuzak”
Saadet Partisi lideri, İran’ın bombalanmasının ardından Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla dünyada büyük bir enerji krizi yaşandığını hatırlattı. Arıkan, bu süreçte bazı güçlerin Türkiye’yi Amerika ile İran arasındaki savaşın içine çekmek istediğini iddia etti.
Arıkan, “Türkiye ile İran’ı bu karmaşa da karşı karşıya getirmek isteyen çok ciddi bir kitle var. O kitleye karşı ortaya koyacağımız duruşla bu tuzağa ülkemizi düşürmemeliyiz.” diyerek kritik bir uyarıda bulundu.

“Türkiye’nin Bu Tehlikenin Altından Kalkacak Kudreti Var”
Saadet Partisi Genel Başkanı, Türkiye’nin her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek güce sahip olduğunu vurguladı. Arıkan, “Biz şunu biliyoruz. Böyle bir tehlike gelecek olursa Türkiye’nin bu tehlikenin altından kalkabilecek kudreti fazlasıyla var hamdolsun. Nice zorluklar gördük. Bunları aştık. Yine aşarız. Ancak bu savaş lobisinin bizi böyle bir mecraya çekmesine de müsaade etmememiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.
Mahmut Arıkan’ın bu açıklamaları, bölgedeki gerilimlerin Türkiye’yi de içine çekme riskine karşı siyasi arenadan gelen önemli bir uyarı olarak değerlendiriliyor. Saadet Partisi liderinin bölgesel istikrar vurgusu ve dış mihraklara karşı dikkatli olunması çağrısı, Türk dış politikasının hassas dengelerine dikkat çekiyor.
