Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’nin yeniden ibadete açılışının yıl dönümünde, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması adına önemli bir eser okurla buluşuyor. Demirören Yayınları tarafından hazırlanan ‘Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi‘ adlı koleksiyon eseri, 24 Temmuz Cuma günü itibarıyla satışa sunuluyor.

İnsanlık tarihinin en önemli kültür miraslarından biri olan Ayasofya’nın tarihini, bilimsel kaynaklar, özgün fotoğraflar, tarihi gravürler ve zengin arşiv belgeleriyle kayıt altına alan bu özel eserde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın takdim yazısı da yer alıyor. Eserin ortaya çıkış sürecinin detaylandırıldığı kitapta, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören‘in kaleme aldığı sunuş yazısı da bulunuyor.

Üç Dilde Hazırlanan Seçkin Eser
Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak hazırlanan bu seçkin eser; Ayasofya’nın Bizans döneminden Osmanlı’ya, Cumhuriyet döneminden günümüze uzanan tarihsel yolculuğunu mimari, sanat tarihi ve kültürel miras perspektifiyle ele alıyor. Ayasofya’nın mimarisi, kubbesi, mozaikleri, restorasyon süreçleri ve yüzyıllar boyunca şekillenen kültürel ve manevi birikimi, alanında uzman isimlerin katkılarıyla tek ciltte bir araya getiriliyor.

Tarihi Dönüm Noktaları Eserde İşleniyor
Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’un fethiyle Ayasofya’yı camiye dönüştürmesi, eserin merkezinde yer alırken; 24 Temmuz 2020’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden ibadete açması ise Ayasofya’nın yakın tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendiriliyor. Eserin, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 6 yıl önce Ayasofya’da cuma namazı kılınmasıyla birlikte yeniden ibadete açılmasının yıl dönümünde yayımlanması da bu tarihsel dönüşümü yeniden pekiştiriyor.

Bir Koleksiyon Eseri Olarak Öne Çıkıyor
Büyük boy tasarımı, özenli baskısı ve zengin görsel içeriğiyle ‘Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi‘, yalnızca bir kitap değil; araştırmacılar, akademisyenler, sanat tarihçileri ve kültürel mirasa ilgi duyan okurlar için uzun yıllar başvurulacak referans niteliğinde bir koleksiyon eseri olarak öne çıkıyor.

Demirören Yayınları, bu seçkin eseriyle Türkiye’nin kültürel mirasını uluslararası yayıncılık standartlarında kayıt altına alırken, Ayasofya’nın tarihini, mimarisini ve medeniyet birikimini gelecek kuşaklara taşıyan kalıcı bir kültür hizmetine de imza atıyor.



