Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin uluslararası alanda güvenli bir liman olarak görüldüğünü vurguladı. Bakan Bolat, “Bugün uluslararası kamuoyu da Türkiye’nin istikrarı, üretim kapasitesi, lojistik gücü, tedarik kabiliyeti ve ticaret hacmiyle öne çıkan güvenli bir liman olduğunu açıkça görmektedir. Biz de dış ticaretten sorumlu bir Bakanlık olarak bu tabloyu sahada net şekilde gözlemliyoruz” dedi.
Bursa’da İş Dünyası ile Buluşma
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın Nisan ayı meclis toplantısına katıldı. Toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, BTSO Başkanı İbrahim Burkay ve çok sayıda meclis üyesi iştirak etti. Toplantının açılış konuşmalarını yapan Bakan Bolat, “Anadolu’nun neresine gidersek gidelim, Türkiye’nin her köşesinde yapılan hizmetleri; hükümetimizin ve Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konan eserleri, icraatları ve iş dünyamızın başarılı çalışmalarını gördükçe gerçekten Türkiye ekonomisi adına gurur duyuyoruz. Özellikle fuarlarda sergilenen ürünler ve yurt dışında iş insanlarımızla birlikte yürüttüğümüz çalışmalar, gücümüze güç katıyor” ifadelerini kullandı.
‘Türkiye’de 110 Milyar Dolarlık Lojistik Sektörü Var’
Enerji yatırımlarına değinen Bakan Bolat, şunları söyledi: “200 milyar dolarlık enerji yatırımlarıyla elektrik üretiminin 4 katından fazla artması, 8 vilayetin merkezinde olan doğal gaz tedarikini 81 vilayete yansıtarak Türkiye’de çoğalmayan güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, jeotermal enerji gibi kaynakları ülke gündemine ve üretimine getirerek, Türkiye’nin suyla beraber güneş, rüzgar hep birlikte yüzde 50’lik bir yenilenebilir ve ucuz enerjiye kavuşmasını sağladık. Bugün Türkiye’de 110 milyar dolarlık bir lojistik sektörü var. 110 milyar dolar ve bu 42 milyar dolar bir ihracat geliri sağlıyor ülkemize. Bunları sağlayarak hepsini birbirine bağladığınızda ilmek ilmek, bugünkü dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olan Türkiye ekonomisi meydana geldi. Satın alma gücü paritesine göreyse biz 11’inci büyük ekonomiyiz ve Avrupa’nın da 4’üncü büyük ekonomisi konumuna ulaştık. İmalat sektöründe Türkiye dünyanın 14’üncü büyük ekonomisi. Hizmetler sektöründe dünyanın 22’nci büyük ekonomisiyiz. Turizmle, lojistik sektörüyle, fuarcılığıyla, danışmanlığıyla, bilişim yazılım ihracatıyla, eğitim, sağlık turizmiyle de 122,5 milyar dolar ülkemize döviz kazandırıyoruz.”
‘Türkiye Güvenilir Bir Tedarik Üssü’
Gelişmeleri sağlayan ekosistemlerin kolay bir araya gelmediğini belirten Bolat, “Bugün gidin dünyanın değişik ülkelerine, köhneleşmiş, paslanmış altyapıları, üstyapıları, toplu konut konularındaki sıkıntıları ve altyapılarını yenileme konusundaki açmazlarını göreceksiniz. Türkiye topraklarına döndüğünüzde ‘Ne güzel bizim ülkemiz yepyeni, modern’ ve OSB’leriyle beraber, savunma sanayindeki başarılarıyla beraber bu noktaya geldik diyeceğiz. Bu anlamda sanayi ihracatta yüzde 93’lük payıyla, imalatta milli gelirde yüzde 20’lik payıyla ve de tarımdaki gerçekten bol, bereketli üretimimizle dünyada önemli bir oyuncuyuz. Fas’tan Çin’e kadar olan coğrafyada bütün bu sektörleri üretebilen ve ekonomisine katabilen fazla ülke yok. İki tane lider ülke var; birisi Çin doğuda, birisi de Avrasya’nın merkezinde Türkiye. Güvenilir bir tedarik üssü, güvenilir bir liman, güvenilir bir lojistik merkezi” diye konuştu.
‘İş Dünyamızın Taleplerini Karşılamak İçin Gayret İçerisindeyiz’
Türkiye’nin 24 ülkeyle tercihli ticaret anlaşması bulunduğunu hatırlatan Bolat, “Bunun yanında bazı komşu ülkelerle zaman zaman anlaşmazlıklar yaşanabiliyor; gümrüklerde zorluklar, ithalat düzenlemelerinde geçici durdurmalar söz konusu olabiliyor. Tüm bunlarla birlikte yaklaşık 200 ülke, dış ticaret çalışmalarımız kapsamında ilgi ve sorumluluk alanımız içinde yer alıyor. Bütün bu süreçleri yürütürken iş dünyasıyla istişare etmek bizim en temel ilkemizdir. Çünkü ekonominin kılcal damarlarını temsil eden sizlerden aldığımız geri bildirimler; sizlerin temsilcileri olan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye İhracatçılar Meclisi, DEİK, MÜSİAD, TÜSİAD, ASKON ve TÜMSİAD gibi kurumlar aracılığıyla elde ettiğimiz veriler, politikalarımıza yön vermektedir. Bu doğrultuda, iş dünyamızın haklı taleplerini karşılamak için yoğun bir gayret içerisindeyiz” dedi.
‘Çevremizde Yaşananlara Rağmen Ülkemiz İstikrarını Korudu’
Türkiye’nin ticaret hacminin artırılması için çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Bakan Ömer Bolat, “Türkiye’nin ihracat gelirlerini yükseltmeyi, uluslararası yatırımları ülkemize çekerek döviz girişini artırmayı ve istihdamı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Türkiye, son yıllarda terörle mücadelesinde önemli başarılar elde etmiş, özellikle son on yılda büyük ilerlemeler kaydetmiş ve güvenliğini pekiştirmiş bir ülkedir. Bu sayede, çevremizde yaşanan çatışmalara rağmen ülkemizin istikrarı korunmuş, vatandaşlarımızın güvenliği sağlanmıştır.” ifadelerini kullandı.
Bakan Bolat sözlerine şöyle devam etti: “Bugün uluslararası kamuoyu da Türkiye’nin istikrarı, üretim kapasitesi, lojistik gücü, tedarik kabiliyeti ve ticaret hacmiyle öne çıkan güvenli bir liman olduğunu açıkça görmektedir. Biz de dış ticaretten sorumlu bir Bakanlık olarak bu tabloyu sahada net şekilde gözlemliyoruz. Ticaret hacmimiz arttıkça, ekonomimiz büyüdükçe Türkiye’ye olan ilginin ve kurulan uluslararası iş birliklerinin de güçlendiğini görüyoruz. Türkiye, aynı zamanda barışın tesisine katkı sunan bir ülkedir; Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinde olduğu gibi farklı coğrafyalarda diplomatik rol üstlenmeye devam etmektedir.”
‘Temennimiz Jeopolitik Gerginliğin Azalmasıdır’
Hükümet olarak son 23 yılda Bursa’ya toplam 785 milyar liralık kamu yatırımı sağladıklarını kaydeden Bolat, “İnşallah el birliğiyle, güvenli liman ve istikrar ülkesi olan Türkiye’mizde, küresel zorluklara, komşu ülkelerde yaşanan sıkıntılara, Avrupa ve Amerika başta olmak üzere dünyadaki talep daralmasına, ekonomik yavaşlamaya ve artan korumacılık eğilimlerine rağmen yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Çok şükür ki ülkemiz bu süreçte etkin bir şekilde yönetiliyor. Hem istikrar hem de büyüme birlikte sağlanabiliyor. Temennimiz, küresel gelişmelerin toparlanması, savaşların ve jeopolitik gerginliklerin azalmasıdır. Bu gerçekleştiğinde, Türkiye’nin çok daha güçlü bir sıçrama yaparak büyümesini hızlandıracağına inanıyoruz. Güçlü bir ekonomik altyapıya; dinamik ve girişimci bir iş dünyasına; başarılı tüccarlara, sanayicilere, çiftçilere ve esnafa sahibiz. Tüm bu unsurlar sayesinde Türkiye ekonomisini daha da güçlendirerek halkımızın refahını artırmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
