Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten Sivil Toplum ve Yargı Vurgusu
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sivil toplum kuruluşlarının hukuki denetimden muaf olmadığını belirterek, “Sivil toplum; hukuki denetimden kaçmanın, keyfiliğin veya milletimizin emanetini hesap vermeksizin yönetmenin kalkanı olamaz. Yardımlaşma duygusu istismar edilemez. Sivil toplum kuruluşları bakımından şeffaflık, bir tercih veya lütuf değil, hukuki ve ahlaki bir zorunluluktur” dedi.
Bakan Gürlek, Ankara’da 81 ilden gelen başsavcılar ve adalet komisyonu başkanlarının katılımıyla düzenlenen ‘Adli Yargı Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Toplantıda, yargının bağımsızlığı, adalet hizmetlerinin kalitesi ve suçla mücadele konularında önemli açıklamalarda bulundu.
Yargıya Yönelik Baskı Girişimlerine Sert Tepki
Bakan Gürlek, yargı ve hukukun devletin belkemiği olduğunu ifade ederek, “Hakim ve Cumhuriyet savcılarımız; Anayasa, kanunlar, dosyadaki deliller ve vicdani kanaatleri doğrultusunda görev yapmaktadır. Elbette yargı kararları demokratik toplumlarda tartışılabilir ve eleştirilebilir. Kararların hukuki zeminde değerlendirilmesi ifade özgürlüğünün doğal bir sonucudur. Ancak eleştiri ile hakim ve savcılarımızı hedef göstermek, baskı altına almaya çalışmak, tehdit etmek ve mesleki itibarlarını zedelemek birbirinden tamamen farklıdır. Siyasi saiklerle, kişisel hesaplarla veya kamuoyu baskısı oluşturarak yargı organlarını yıpratmaya yönelik girişimler, yalnızca yargı mensuplarımıza değil, doğrudan hukuk devletine zarar vermektedir. Adalete olan toplumsal güveni zedelemeyi, yargının tarafsızlığına gölge düşürmeyi ve hakimlerimiz ile savcılarımız üzerinde baskı oluşturmayı amaçlayan hiçbir yaklaşımın sonuç vermesine izin vermeyeceğiz. Türk yargısının kararlarına saygı göstermek yalnızca hukuki bir zorunluluk değil, aynı zamanda demokratik toplum düzeninin de gereğidir” diye konuştu.
Uzmanlaşmış Daire Başkanlıkları Kuruldu
Suç türleri ve suç örgütlerinin yöntemlerinin hızla değiştiğini belirten Bakan Gürlek, “Dijital araçların, finansal sistemlerin, kripto varlıkların ve sosyal medya platformlarının suç amacıyla kullanıldığı bir dönemde eski yöntemlerle mücadele etmek yeterli değildir. Bu nedenle Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz bünyesinde yeni ve uzmanlaşmış daire başkanlıkları kurduk. Faili meçhul suçlardan terör suçlarına, narkotik ve ekonomik suçlardan terörizmin finansmanı ve suç gelirlerinin aklanmasına, dijital ortam güvenliğinden dezenformasyonla mücadeleye kadar pek çok alanda daha güçlü bir kurumsal yapı oluşturduk. Cumhuriyet başsavcılıklarımız nezdinde koordinasyonu artırarak, soruşturmaların daha etkin, hızlı ve ihtisaslaşmış biçimde yürütülmesini amaçlıyoruz. Adalet Hizmetlerinin Etkinliği Daire Başkanlığımızla da adliyelerimizin işleyişini, mahkemelerimizin performansını ve insan kaynağımızın verimli kullanımını temel amaç olarak benimseyeceğiz. Amacımız yalnızca istatistik üretmek değildir. Dosya yükünün dağılımını doğru analiz etmek, ihtiyaç bulunan yerlere zamanında müdahale etmek ve vatandaşlarımızın adalet hizmetlerinden duyduğu memnuniyeti artırmaktır” dedi.
Faili Meçhul Dosyalar Yeniden Ele Alınıyor
Bakan Gürlek, faili meçhul dosyalara ilişkin, “Yıllardır ailelerin yüreğinde bir yara olarak duran faili meçhul dosyalar konusunda güçlü bir irade ortaya koyduk. Her dosyanın arkasında cevabını bekleyen bir aile, yarım kalan bir hayat ve tecelli etmeyi bekleyen bir adalet duygusu bulunmaktadır. Bugüne kadar 19 dosyada faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik işlemler tesis ettik. Çalışmalarımız büyük bir titizlikle devam edecektir. Adli bilimlerdeki gelişmeleri, yeni teknik imkanları, dijital verileri ve kurumlar arası koordinasyonu kullanarak geçmişte aydınlatılamayan dosyaları yeniden ele alıyoruz. Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir dosyayı zamanın karanlığına terk etmeyecek, hiçbir mağdurun hakkını sahipsiz bırakmayacak ve faillerin adalet önüne çıkarılması için tüm imkanlarımızı kullanacağız” ifadelerini kullandı.
Sokak Çeteleri ve Uyuşturucuyla Mücadele
Vatandaşların huzurunu tehdit eden sokak çeteleriyle mücadelenin öncelikli başlıkları arasında yer aldığını kaydeden Gürlek, “Çocukları ve gençleri kendi karanlık dünyalarına çekmeye çalışan, mahallemizde korku ortamı oluşturan, silahı ve şiddeti güç gösterisine dönüştüren hiçbir yapılanmaya müsamaha göstermeyeceğiz. Sokaklarımızı suç örgütlerine bırakmayacağız. Bu yapılara karşı yalnızca örgüt yöneticileri ve silahlı mensupları bakımından değil; finans kaynakları, bağlantıları, silah temin ağları, uyuşturucu ticareti ve suçtan elde ettikleri mal varlıkları yönünden de kapsamlı soruşturmalar yürütülmelidir. Özellikle gençleri kolay para, şöhret ve güç vaadiyle suçun içine çeken yapıların, sosyal medya üzerinden yürüttükleri propagandaya karşı da dikkatli olmalıyız. Cumhuriyet başsavcılıklarımız ile kolluk birimlerimizin güçlü koordinasyonu sayesinde sokak çetelerinin hareket alanını daraltmaya, kaynaklarını kurutmaya ve gençlerimizi bu yapılardan uzak tutmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.
Uyuşturucu tacirlerinin gençlerin umutlarını ve ailelerin huzurunu hedef aldığını söyleyen Bakan Gürlek, “Bu kirli ticareti yürütenlere karşı hukuk içerisinde en kararlı mücadeleyi vereceğiz. Özellikle okul çevrelerinde, sosyal medya platformlarında ve dijital haberleşme ağlarında gençlerimize ulaşmaya çalışan suç gruplarının tespiti ve etkisiz hale getirilmesi bizim için büyük önem taşımaktadır. Uyuşturucu suçlarına ilişkin soruşturmalarda yalnızca sokaktaki satıcıya değil; organizasyonu yönetenlere, finansman sağlayanlara, sevkiyat ağlarına ve suç gelirlerini aklayanlara da ulaşılmalıdır. Mal varlıklarına el koyma, finansal hareketleri takip etme ve örgüt bağlantılarını çözme imkanlarını etkin biçimde kullanmalıyız. Bir tek gencimizin dahi uyuşturucu bataklığına sürüklenmesine seyirci kalmayacağız. Gençlerimizi korumak hepimizin hukuki, vicdani ve insani sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.
FETÖ ile Mücadele Kesintisiz Devam Edecek
Bakan Gürlek, FETÖ ile mücadelenin kesintisiz biçimde devam ettiğini ifade ederek, “Bu yapı yalnızca bir terör örgütü değil; yıllarca devletin kurumlarına sızarak hukuku, eğitimi, güvenliği ve kamu düzenini kendi amaçları doğrultusunda kullanmaya çalışan bir ihanet şebekesidir. FETÖ’nün güncel yapılanmalarına, finans kaynaklarına, mahrem yapılanmasına, hücre evlerine ve yurt dışı bağlantılarına karşı yürütülen soruşturmalarda hiçbir rehavete yer yoktur. Bu mücadelede hem kararlılığı hem de hukuki titizliği birlikte korumalıyız. Suç ile suçsuzu birbirinden ayıran, somut delile dayanan ve adil yargılanma hakkını gözeten bir yaklaşım, hukuk devletinin gereğidir. Delile dayalı ve hukuk sınırları içinde yürüttüğümüz mücadeleyi devletimizin bütün kurumlarıyla koordinasyon halinde sürdüreceğiz. Türkiye Cumhuriyeti, milletin iradesinin üzerinde hiçbir vesayete, hiçbir paralel yapılanmaya ve hiçbir terör örgütüne izin vermeyecektir” diye konuştu.
Geciken Adalet ve Yargı Reformu
Adalet hizmetlerinin kalitesi kadar vatandaşın hakkına zamanında ulaşmasının önemli olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, “Geciken adalet, vatandaşın adalet duygusunu zedelemektedir. Dosyaların hedef süreler içinde sonuçlandırılması, gecikmeye neden olan sorunların zamanında tespit edilmesi ve soruşturmaların gereksiz yere uzatılmaması hepimizin ortak sorumluluğudur. Vatandaşlarımızın yıllarca süren dava ve soruşturma süreçleri nedeniyle mağdur olmasına müsaade edemeyiz. Uzlaştırma, seri muhakeme ve basit yargılama usulleri sayesinde milyonlarca dosyanın daha kısa sürede sonuçlandırılmasını sağladık. Bugüne kadar uzlaştırma müzakeresi tamamlanan dosyaların yüzde 83’ü uzlaşmayla sonuçlanmıştır. Seri muhakeme ve basit yargılama kapsamında ise yaklaşık 1 milyon 448 bin dosya karara bağlanmıştır. Masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını korumaya yönelik düzenlemelerle de soyut ve dayanaksız şikayetler nedeniyle vatandaşlarımıza gereksiz yere şüpheli sıfatı verilmesinin önüne geçtik. İhbar ve şikayetleri titizlikle değerlendirmek kadar insanların şeref ve itibarını korumak da adaletin görevidir” ifadelerini kullandı.
Kadına Şiddet ve Çocuk Adalet Sistemi
Gürlek, kadına şiddetle mücadeleye ilişkin, “Kadına, aileye, çocuklara ve toplumsal yapımıza yönelmiş bir tehdittir. 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması, koruma tedbirlerinin süratle alınması, mağdurların ikincil mağduriyet yaşamaması ve failler hakkında etkili soruşturma yürütülmesi önceliğimizdir. Bu dosyalarda gecikmenin telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabileceğini unutmamalıyız. Çocuk adalet sistemimizin temelinde ise çocuğun üstün yararı bulunmaktadır. Bununla birlikte toplumda derin infial oluşturan ağır suçlar karşısında adalet beklentisini de göz ardı edemeyiz. Amacımız yalnızca cezalandırmak değil; çocukların yeniden suça sürüklenmesini önlemek, eğitim ve rehabilitasyon imkanlarını güçlendirmek ve onları suç ortamlarından uzak tutmaktır. Çocuk mahkemelerini, çocuk ağır ceza mahkemelerini, çocuk bürolarını ve çocuk adalet merkezlerini güçlendirmeye devam edeceğiz” dedi.
Adalet Sisteminde Yeni Hedefler
ALO Adalet Hattı ile vatandaşların taleplerini, önerilerini ve karşılaştıkları sorunları doğrudan iletebilecekleri daha erişilebilir bir sistemin hazırlıklarını yaptıklarını belirten Bakan Gürlek, “Çünkü vatandaşın sesini duyan, mağduru yalnız bırakmayan ve sorunlara zamanında çözüm üreten bir adalet sistemi güven verir. Hedefimiz yalnızca dosyaları sonuçlandırmak değildir. Hedefimiz; mağdurun kendisini yalnız hissetmediği, vatandaşın hakkına zamanında kavuştuğu, suçlunun cezasız kalmadığı ve adalete olan güvenin güçlendiği bir yargı düzenidir. Yargı reformunu dönemsel bir çalışma değil, sürekli bir iyileştirme süreci olarak görüyoruz. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, adaletin gerçek teminatı insan unsurudur. Sizlerin bilgi, birikim, cesaret, vicdan ve yüksek sorumluluk anlayışı, adaletin terazisini dengede tutan en önemli güçtür. Adalet Bakanlığı olarak görevimiz yalnızca politika belirlemek değildir. Sahadan gelen sesi dinlemek, ihtiyaçları doğru tespit etmek ve çözümleri sizlerle birlikte geliştirmektir. Bu toplantımızın temel amacı da budur; sorunları açık yüreklilikle değerlendirmek, iyi uygulamaları yaygınlaştırmak ve adalet hizmetlerinin kalitesini daha da yükseltmek. Sizlerin tecrübesi, önerisi ve gayreti, reformlarımızın başarıya ulaşmasında vazgeçilmezdir. Her birinizin görev yaptığı şehirde, adliyede ve makamda ortaya koyduğu çalışma, milletimizin adalet duygusuna doğrudan temas etmektedir. Unutmayalım ki adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil, hayatın her alanında ve her vatandaşın gönlünde karşılık bulmalıdır” ifadelerini kullandı.
Ahbap Derneği Soruşturması ve Sivil Toplum
Bakan Gürlek, Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturmaya ilişkin ise “Bu soruşturma, devletimizin, vatandaşlarımızın iyi niyetine ve emanetine kararlılıkla sahip çıktığını göstermektedir. Elbette; afetlerde, krizlerde ve toplumsal dayanışmaya ihtiyaç duyulan anlarda devletimizle omuz omuza çalışan, şeffaf ve hesap verebilir sivil toplum kuruluşlarımız en büyük zenginliklerimizdendir. İyiliği çoğaltan, milletimizin yarasına merhem olan her girişimin yanında olduk, bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz. Ancak sivil toplum; hukuki denetimden kaçmanın, keyfiliğin veya milletimizin emanetini hesap vermeksizin yönetmenin kalkanı olamaz. Yardımlaşma duygusu istismar edilemez. Sivil toplum kuruluşları bakımından şeffaflık bir tercih veya lütuf değil, hukuki ve ahlaki bir zorunluluktur. Hukuk devletinde hiçbir makam, şöhret, unvan veya sosyal medya nüfuzu; kanunların ve bağımsız yargının üzerinde değildir. Bağış olarak toplanan her kuruşun nerede ve hangi amaçla kullanıldığının hesabı verilebilmelidir. Milletimizin güveniyle faaliyet yürüten hiçbir yapı, devletin denetiminden muaf olduğunu düşünemez. Yine yargı süreçlerini ideolojik bir zemine çekerek bağımsız mahkemelerimizi baskı altına almaya çalışan her türlü girişim beyhudedir. Türk yargısı; sosyal medyada oluşturulan suni gündemlere, etiket kampanyalarına veya algı operasyonlarına göre değil, somut delillere ve kanunlara göre hareket eder” diye konuştu.
