Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu üyeleri ve sektörün önde gelen banka yöneticileriyle bir araya gelerek, milli kalkınma hedefleri doğrultusunda kritik bir istişare gerçekleştirdi. Toplantıda, sanayi ve teknoloji politikalarının finansman kanallarıyla nasıl daha güçlü destekleneceği masaya yatırıldı.

Bakan Kacır, yaptığı açıklamada, “Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu toplantısına misafir olduk, bankalarımızın yöneticileri ile bir araya geldik. Sanayi ve teknoloji politikalarımızı destekleyici nitelikte finansman programlarını, KOBİ’lerimizi ve teknoloji girişimlerimizi güçlendirecek adımları istişare ettik.” ifadelerini kullandı.
Kapsamlı Destek Enstrümanları Masada
Bakan Kacır, görüşmede ele alınan ve sanayici ile girişimcilerin hizmetine sunulan destek mekanizmalarını tek tek sıraladı. “HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programından Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) Programına, Teknoloji Hamlesinden Yerel Kalkınma Hamlesine, Stratejik Teşviklerden Yeşil/Dijital Dönüşüm Programlarına, KOSGEB Programlarından Ar-Ge Teşviklerine, Girişim Sermayesi Fonlarından TÜBİTAK Desteklerine tüm enstrümanlarımızı sanayicilerimiz ve girişimcilerimiz için sunuyoruz.” dedi.

Emek Yoğun Sektörler de Unutulmadı
Kacır, yüksek teknoloji odaklı hamlelerin yanı sıra, geleneksel ve emek yoğun sektörlere de verilen desteğin altını çizdi. Açıklamasının devamında, “Milli Teknoloji Hamlesini gerçekleştirirken, desteklerimizle emek yoğun sektörlerimizin de yanında oluyoruz.” şeklinde konuştu.
Küresel Zorluklara Rağmen Yatırım ve Üretim Vurgusu
Küresel ekonomideki belirsizliklere ve zorluklara dikkat çeken Bakan Kacır, Türkiye’nin kararlı duruşunu vurguladı. “Küresel ekonomide yaşanan tüm zorluklara rağmen, yatırımları hızlandırmayı ve üretimi büyütmeyi sürdüreceğiz. Türkiye’mizin kalkınma yolculuğunda hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz” mesajını verdi.
Bu buluşma, hükümetin ekonomik büyüme ve sanayide dönüşüm hedeflerinde finans sektörünü stratejik bir ortak olarak gördüğünün ve politika uyumunu güçlendirmek için somut adımlar attığının önemli bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
