Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim öğretim sürecinin yalnızca okullarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, aileler, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin de bu sürece dahil olması gerektiğini belirtti. Bakan Tekin, İzmir’de düzenlenen ‘Fen Bahçeleri’ lansman programında yaptığı konuşmada, eğitim sisteminin başarısı için toplumun tüm kesimlerinin iş birliği yapmasının şart olduğunu ifade etti.
Eğitim Sadece Derslikte Geçmiyor

Bakan Tekin, Türkiye’nin Bilim Projesi Fen Liseleri Kampüslerini Dönüştürme Lansmanı’na katılmak üzere gittiği İzmir’de önemli açıklamalarda bulundu. Fen Bahçeleri adı altında İzmir Fen Lisesi’nde gerçekleştirilen programa, İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar ve çok sayıda bürokrat katıldı. Bakan Tekin, tören öncesinde protokolle birlikte okul bahçesini gezerek incelemelerde bulundu.
Konuşmasında eğitim öğretim ortamlarının sadece derslik içinde tasarlanan bir alan olmadığını vurgulayan Bakan Tekin, öğretmenlerin fedakarlığına dikkat çekti. Bakan Tekin, “Öğretmen arkadaşlarımız çok fedakarlar, çok çaba harcıyorlar ama 12 yıllık zorunlu eğitim çağını tamamlayan bir öğrencimizin, ortalama yaşam süresinin 10’da birini bile okulda geçirmediğini bilelim. Şöyle kaba bir hesap yapalım: 18 yaşında 12 yıllık zorunlu eğitimi tamamlayan bir gencimiz yaklaşık 160 bin saat civarında eğitim öğretim alıyor. Ortalama eğitim öğretim sürelerimiz açısından hesap ettiğimizde 10 bin saat civarındaki bir kısmı okulda geçiriyor. Yani yaklaşık 16’da birini okulda geçiriyor” dedi.

Toplumun Tüm Kesimlerine Görev Düşüyor
Öğretmenlerin sorumluluklarının paylaşılması gerektiğini belirten Bakan Tekin, “Dolayısıyla öğretmen arkadaşlarımızın bu anlamdaki sorumluluklarını paylaşmak üzere toplumun farklı kesimlerinin, ailelerin, sivil toplum örgütlerinin, meslek örgütlerinin devrede olması lazım ki öğretmen arkadaşlarımızın fedakarlıkları katlanarak büyüsün. Onların ürettikleri katma değer artsın. Öğretmenimiz okulda dersin içerisinde bir şeyi anlattığı zaman, çocuklar evlerine gittiğinde, ailelerinde, sokakta yürürken etrafında bunun zıttı olan şeylerle karşı karşıya kalırsa eğitim öğretim süreçleri de başarılı olmayacaktır. O yüzden ben diyorum ki; eğitim öğretim dediğimiz şey tamamen toplumun bütün kesimlerini içine alan bir yapı” ifadelerini kullandı.
Geleneksel Oyunlar Eğitimin Bir Parçası Olacak

Türkiye Yüzyıl Maarif Modeli ile çocukların derslik binaları dışındaki hayatlarının da eğitim öğretim sürecinin bir parçası haline geldiğini kaydeden Bakan Tekin, şöyle devam etti:
“Çocuklarımızın derslikte aldıklarının toplumsal hayatta beceriye dönüşmesi, çağdaş eğitim mantığının ve pedagojinin bir parçası oldu ve dünyada da çocuklarımızın, gençlerimizin rekabet edebilmesi için aldıkları teorik eğitimin beceriye dönüşmesi uluslararası mekanizmalarda ölçülüyor. Dolayısıyla bunların hepsini bir paket olarak değerlendirmek gerekir, diye düşünüyorduk. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bunun üzerine kurgulanmış ve biz de bu anlamda okullarımızda temel eğitim bünyesinden başlayarak, yani ilkokul ve ortaokullardan başlayarak okullarımızı yeni dizaynlarımızda geleneksel oyunlarımızın, çocuk oyunlarının oynanacağı, sağlıklı bir şekilde oynanacağı alanlara dönüştürmek üzere başlatmıştık projemizi.”

Öğretmenlere Teşekkür
Bakan Tekin, hayırseverlere teşekkür ederken özellikle öğretmenlerin emeğine vurgu yaptı. Tekin, “Ama en çok teşekkürü öğretmenlerimize etmek istiyorum. Toplumda onlara karşı hak etmedikleri bir eleştiri olabiliyor. Emeklerinin karşılığını toplumda biraz daha fazla gözükmesini istiyorum. Bugün Türkiye’de iyi şeyler buradaki öğretmenlerimiz sayesinde, müsaadenizle onlara teşekkür etmek istiyorum. Biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu süreci karınca kararınca yürütmeye, desteklemeye çaba sarf ediyoruz. İnşallah diğer 31 okulu da aynı şekilde tamamladıktan sonra kendilerine teşekkür etme imkanı buluruz” diye konuştu.
2002’den Bu Yana Derslik Sayısı 5 Katına Çıktı

Programın ardından Hikmet Avcı Anaokulu’nun açılış törenine katılan Bakan Tekin, burada yaptığı konuşmada eğitimdeki fiziki altyapı gelişmelerine değindi. Bakan Tekin, “2002 yılında Türkiye’de yaklaşık 350 bin dersliğimiz var idi. Bunun hemen hemen yarısı deprem, ekonomik ömrünü tamamlama gibi sebeplerle yenilendi. 2002 öncesinden kalan yaklaşık 160 bin dersliğimiz olduğunu düşünürsek bugün şu anda 750 bin derslik var Türkiye’de. 750 bin derslikte eğitim öğretim hizmeti sunuyoruz. Yani Türkiye’de kabaca eski dersliklerin 5 katı kadar derslik yapılmış durumda” ifadelerini kullandı.

Yerel Yönetimlerin Anaokulu Yapmasına Destek
Okul öncesi eğitimde okullaşma oranının yüzde 94’e yaklaştığını belirten Bakan Tekin, yerel yönetimlerin eğitim yatırımlarına ilişkin de açıklamalarda bulundu. “Biz yerel yönetimlerin okul öncesi kurumlaşmasına karşı değiliz. Ama Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizler kanunlar kapsamında eğitim öğretim kurumlarının standartlarını belirleme yetkisini kullanıyoruz. Bizim belirlediğimiz standartlarda yapılan okullara, anaokullarına, okul öncesi kurumlara açığız, destekliyoruz. Sonuna kadar da arkasında olacağız” dedi.

Bakan Tekin, konuşmasının ardından hayırsever İdris Avcı ve Hikmet Avcı’dan Bayraklı’ya bir okul ve öğretmen evi yaptırmaları için söz aldı.

