Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümü öncesinde Trabzon’da yerel bir gazeteye çarpıcı açıklamalarda bulundu. O geceyi ‘aziz milletimizin zaferi’ olarak tanımlayan Bakan Uraloğlu, milletin iradesinin tanklara, tüfeklere ve savaş uçaklarına karşı kazandığı büyük zaferi anlattı.
15 Temmuz: Demokrasinin Zafere Ulaştığı Tarihi Destan
Bakan Uraloğlu, 15 Temmuz gecesine dair değerlendirmesinde, “O geceyi ‘aziz milletimizin zaferi’ olarak tanımlıyorum. 40 yıllık sızma ve hazırlığın bir gecede bozguna uğratıldığı, devlet ile milletin omuz omuza vererek en parlak iş birliğini sergilediği, demokrasinin tanka, tüfeğe, helikoptere ve F-16’lara karşı zafer kazandığı tarihi bir destan olarak görüyorum” ifadelerine yer verdi. Bu sözler, o geceki direnişin ruhunu ve milletin kazandığı büyük zaferi en veciz şekilde özetliyor.
‘Bir Kalkışma Olduğunu Anladım’
Darbe girişimi gecesinde İzmir Karayolları Bölge Müdürü olarak görev yapan Uraloğlu, o anları şu sözlerle aktardı: “Çok ciddi bir askeri hareketlilik var ve bu gece mutlaka bize de iş düşeceği noktasında bir kanaatim oldu. Hemen bölge müdür yardımcısı arkadaşa derhal ekibi toplaması gerektiğini, bu gece bizim de bazı görevlerimizin olabileceğini söyledim ve kızımı da yine o arkadaşın evine bıraktım. Abdest aldım, çocuklarla vedalaştım. Trabzon’u aradım, telefonuma ulaşılamayabileceğinin bilgisini verdim ve bir kalkışma olduğu noktasında kanaatimi ilettim.”
Uraloğlu, ailesiyle vedalaştıktan sonra sokağa çıktığında vatandaşların da meydanlara akın etmeye başladığını belirtti ve “Trabzon’daki akrabalarım da bu bilgiyi alınca birbiriyle haberleşerek Trabzon Meydanı’nda toplanma kararı almışlar. ‘Madem abimiz gidiyor, demek ki biz de sahada olmalıyız’ diye düşünmüşler” diye ekledi.
Darbecilere Karşı İş Makineleri ve Balıkçılar Seferber Oldu
İzmir Valiliği’ne gittikten sonra koordinasyonu sağlayan Bakan Uraloğlu, darbecilerin askeri birliklerden çıkışını engellemek için kritik bir adım attı. “29 tane iş makinesini askeri birliklerin önlerine yerleştirdik. Elbette bu bir psikolojik önlemdi ama kritik bir adımdı” diyen Uraloğlu, o gece herkesin canla başla çalıştığını vurguladı.
Bakan Uraloğlu, denizden gelebilecek tehditlere karşı da balıkçılardan destek istediklerini belirterek, Balıkçılar Federasyonu Başkanı Mehmet Reis ile arasında geçen ilham verici diyaloğu anlattı: “‘Reis, bir savaş gemisine veya fırkateyne karşı ne yapabilirsin ki?’ diye sordum. Gülümseyerek cevap verdi, ‘Müdürüm, biz ağlarımızı denize salarız, pervanelerine dolanırız. Onları yola devam edemez hale getiririz.’ Gerçekten çok basit bir düşünceydi ama aynı zamanda yüreği ortaya koyan, ‘Ben ne yapabilirim’ diye soran ve elinden geleni ortaya koymaya hazır olan bir düşünceydi.”
‘İman Varsa İmkan Vardır’ Gerçeğinin Tezahürü
15 Temmuz direnişinin en önemli unsurunun inanç olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Bence o gecenin en önemli özelliği, ‘İman varsa imkan vardır’ gerçeğinin en somut tezahürü olmasıdır. Silahsız, tanksız, topsuz, uçaksız, helikoptersiz. Sadece imanı, bayrağı, vatan sevgisi ve ‘Bu vatan bizim’ diye haykıran bir yürekle donanmış bir millet, hain darbe teşebbüsünü durdurmuştur” ifadelerini kullandı.
Bu direnişi Çanakkale ve Sakarya destanlarına benzeten Uraloğlu, “O gece yazılan destan, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da yazılan destanların 21’inci yüzyıldaki devamıdır. Tankın önüne yatan, kurşunların önüne siper olan aziz milletimiz tarih yazmıştır” dedi.
Erdoğan’ın Çağrısı: Dönüm Noktası
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın millete yaptığı çağrının darbe girişiminin seyrini değiştirdiğini belirten Uraloğlu, “Tabii bu süreçte gece boyunca yaşananların seyrini değiştiren en önemli unsur, Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrıydı. Bu çağrı, insanlara net bir şekilde saf belirleme imkanı sunan ve adeta bir dönüm noktası olan çok kıymetli bir çağrıydı” ifadelerine yer verdi. Çağrının ardından meydanlardaki kalabalığın arttığını ve direnişin daha da güçlendiğini söyledi.
Gelecek Nesillere En Kıymetli Miras
Bakan Uraloğlu, 15 Temmuz’un sadece bir darbe girişimi değil, “milli iradenin ve demokrasinin zaferi” olduğunu belirterek, bu bilincin canlı tutulmasının önemine dikkat çekti. “Bu destanı nesilden nesile aktarmak, vatan borcumuz, gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli mirastır” diyen Uraloğlu, 15 Temmuz ruhunun yaşatılması için herkese görev düştüğünü ifade etti.
O gece valilik binasının hedef alınabileceği endişesine rağmen görevlerinin başında kaldıklarını anlatan Bakan Uraloğlu, “Vatandaş buradaysa biz de burada olacağız. Hani öleceksek adam gibi öleceğiz dedik ve olduğumuz yerde kalmaya devam ettik” sözleriyle o geceki fedakarlığı ve kararlılığı özetledi.
