Büyük Aile Platformu’ndan LGBT Gemisine Tepki
İstanbul’a 8 Temmuz’da gelmesi planlanan LGBT temalı kruvaziyer gemisi, Büyük Aile Platformu üyesi sivil toplum kuruluşlarının tepkisine yol açtı. Beyazıt Meydanı’nda bir araya gelen yüzlerce kişi, “aile yapısını tehdit eden” bu organizasyonu protesto etti. Polis ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri aldığı etkinlikte, katılımcılar ellerinde pankartlarla tepkilerini dile getirdi.

Büyük Aile Platformu Genel Sekreteri Dr. Serdar Eryılmaz’ın da katıldığı basın açıklamasında, Genç İHH Başkanı Mücahit Çankaya grup adına konuştu. Çankaya, Türkiye’nin sosyo-kültürel bir kuşatma altında olduğunu vurgulayarak, bu tür girişimlerin rastgele olaylar olmadığını belirtti.
‘Aile Yapısını Hedef Alan Organizasyonlar Devreye Sokulmaktadır’
Protestocular adına konuşan Mücahit Çankaya, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye, son yıllarda yalnızca ekonomik, siyasi veya güvenlik alanlarında değil, aynı zamanda sosyo-kültürel alanda da çok boyutlu bir kuşatmayla karşı karşıyadır. Bir yandan eğitim, sanat, kültür ve sivil toplum faaliyetleri üzerinden çocuklarımızın ve gençlerimizin değer dünyasını dönüştürmeye yönelik girişimler hız kazanırken, diğer yandan küresel ölçekte yürütülen ideolojik kampanyalar aile kurumunu, biyolojik gerçekliği ve toplumumuzun ortak hassasiyetlerini hedef almaktadır. Bugün karşı karşıya olduğumuz tabloyu parçalı hadiseler üzerinden okumak büyük bir yanılgı olacaktır. Bir taraftan eğitim adı altında okullarımızda toplumsal cinsiyet ideolojisini yaymaya yönelik faaliyetlerle çocuklarımızın ve gençlerimizin zihin dünyası dönüştürülmeye çalışılırken, diğer taraftan turizm ve eğlence adı altında toplumumuzun ortak değerlerini, kültürel hassasiyetlerini ve aile yapısını hedef alan organizasyonlar devreye sokulmaktadır.”

‘Çanakkale Ruhu Bugün De Nöbettir’
Çankaya, konuşmasının devamında tarihi bir vurgu yaparak, “Okulda misyonerlik faaliyetleriyle çocuklarımızın zihinlerini dönüştürmeye çalışanlar, bugün turizm adı altında işgal gemilerini Kuşadası’na yanaştırmakta, Çanakkale Boğazı’ndan geçirerek İstanbul’a taşımakta ve İstanbul’da karaya çıkarak Taksim’de sözde eğlence adı altında toplumsal meşruiyet oluşturmaya çalışmaktadır. Bugün savunulması gereken satıh yalnızca sınırlarımız değildir. Savunulması gereken satıh; ailemizdir, çocuklarımızdır, eğitim kurumlarımızdır, kültürümüzdür, medeniyet değerlerimizdir. Dün Çanakkale Boğazı’nı savaş gemileriyle geçemeyenler, bugün çocuklarımızın zihinlerini işgal etmeye, aile değerlerimizi ve kültürel hassasiyetlerimizi çiğnemeye çalışmaktadır. Milletimiz müsterih olsun; Çanakkale ruhu bugün de nöbettedir.”
Çankaya, sosyo-kültürel alanda da bir müdafaa hattı oluşturulması gerektiğini belirterek, “Çocuklarımız, ailemiz ve milletimiz hiçbir ideolojik projenin nesnesi değildir. Nitekim Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da 13 Ocak 2025’te Aile Yılı Tanıtım Programı’nda, ‘Çocuklarımızı ve gençlerimizi zararlı akımlardan, zehirli düşüncelerden, aile ve toplum yapımızı tehdit eden sapkın ideolojilerden korumak da hepimizin ortak sorumluluğudur.’ ifadeleriyle bu sorumluluğu açıkça ortaya koymuştur.” dedi.
