Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, artan küresel rekabet ve jeopolitik gerilimlerin gölgesinde, Türkiye’nin yalnızca haklı olmanın yeterli olmadığını, aynı zamanda güçlü olması gerektiğini vurguladı. Koç Topluluğu’nun 100. yıl töreninde konuşan Yılmaz, “Hem güçlü, hem haklı olmak zorundayız” diyerek Türkiye’nin gelecek vizyonunu ortaya koydu.
Cevdet Yılmaz: Güçlü Olmazsanız Bağımsız Olamazsınız

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve çok sayıda davetlinin katılımıyla ATO Congresium’da düzenlenen törende yaptığı konuşmada, ekonomik bağımsızlık ile güç arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekti. Yılmaz, “Bağımsızlık sadece hukuki bir kavram değildir. Aynı zamanda bir kapasite meselesidir. Güçlü değilseniz bir üretim altyapınız yoksa, kurumsal altyapınız yoksa kağıt üstünde bağımsız olsanız da fiili olarak gerçekten bağımsız olamazsınız” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, konuşmasında Cumhuriyet’in ilk yıllarından bugüne uzanan ekonomik dönüşümü anlatarak, Koç Topluluğu’nun bu serüvendeki yerini özel olarak vurguladı. “Ankara’nın köklü ticaret kültürü, ahilik geleneğinden beslenen iş ahlakı ve girişimcilik anlayışı içinde filizlenen bu yolculuk, zamanla ülkemizin en büyük sanayi ve hizmet topluluklarından birine dönüşmüştür” dedi.
‘Toplulukların AR-GE ve Girişimciliğe Yatırım Yapması Çok Kıymetli’
Cevdet Yılmaz, Koç Topluluğu’nun ekonomiye katkılarına ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. 2025 yılı itibarıyla topluluğun kombine gelirlerinin Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 7’sine denk geldiğini belirten Yılmaz, gerçekleştirilen ihracatın ise ülke toplam ihracatının yaklaşık yüzde 8’ini oluşturduğunu söyledi. Son beş yılda hayata geçirilen 16,5 milyar dolarlık yatırım ve 2025 yılında yapılan 28,2 milyar liralık Ar-Ge harcamasını örnek gösteren Yılmaz, bu tür büyük yatırımların önemine değindi.
Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle büyük topluluklarımızın AR-GE’ye, inovasyona, girişimciliğe yatırım yapması çok çok kıymetli. Bugünkü dünyada bilgi temelli dediğimiz ekonomilerde, yenilikçi ekonomilerde başka türlü mesafe almamız mümkün değil. Yeşil ve dijital dönüşümün yaşandığı, yapay zekanın hayatın her alanına nüfuz ettiği bir dönemdeyiz. Özellikle büyük şirketlerimizin var olan güçlerine güvenip bu gelişmeleri ıskalamaması gerektiğini düşünüyorum.”
‘Hem Güçlü, Hem Haklı Olmak Zorundayız’
Konuşmasının en dikkat çekici bölümünde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin mevcut küresel konumunu ve izlemesi gereken stratejiyi net bir şekilde ortaya koydu. Yılmaz, “Kolay bir dünyada değiliz. Rekabetin yoğunlaştığı, jeopolitik gerilimlerin arttığı güç mücadelesinin maalesef çok fazla ön plana çıktığı, ‘güçlüysem her dilediğimi yapabilirim’ gibi bir zihniyetin yaygınlaştığı bir dünyadayız. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak şunu söylüyoruz; hem güçlü, hem haklı olmak zorundayız” dedi.
Güçlü olmanın tek başına yeterli olmadığını, ahlaki bir temel olmadan gücün de anlamsız kalacağını belirten Yılmaz, bu dengeyi Türkiye’nin Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmasının temel taşı olarak tanımladı. “Sadece haklı olmak yetmiyor maalesef. Güçlüler gelip sizi eziyorlar. Sadece güçlü olmanın da hiçbir anlamı yok. Hiçbir ahlaki değeri yok. Dolayısıyla hem haklı hem güçlü olmalıyız.”
Türkiye Yüzyılı İçin Ortak Akıl Vurgusu
Cevdet Yılmaz, Türkiye Yüzyılı’nın inşasında toplumsal uzlaşmanın ve ortak aklın önemine değindi. “Bu yüzyılda ülke olarak Türkiye Yüzyılı’nın hedeflerine yürürken bunu hep birlikte başaracağız. Bu hiç kimsenin tek başına, hiçbir kesimin yalnız başına yapabileceği bir iş değil. Farklı düşünceleri zenginlik olarak görüp ülkemizin iç barışını güçlendireceğiz” ifadelerini kullandı.
Zorluklara rağmen kararlılık mesajı veren Yılmaz, “Tabii ki bu dikensiz bir gül bahçesi değil. Sorunlarımız olacak. Bunlarla hep birlikte mücadele edeceğiz. Bir ülkenin kalkınması, gelişmesi öyle kendiliğinden olan bir hadise değil. Emekle, mücadeleyle gerçekleşen bir süreç” şeklinde konuştu.
