Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul’da düzenlenen 13’üncü Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, terörü kalıcı bir şekilde Türkiye’nin ve bölgenin gündeminden çıkarmak istediklerini vurguladı. ‘Küresel Krizlere Kur’ani Çözümler’ temasıyla Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyumun açılış programına İstanbul Valisi Davut Gül, Suriye Evkaf Bakanı Dr. Muhammed Ebulhayr Şükrü, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra çok sayıda yerli ve yabancı davetli katıldı.

‘Bilim ve teknoloji kapasitemizi aralıksız geliştireceğiz’
Cevdet Yılmaz, Gazze’de yaşanan insanlık dramına da değinerek, ‘Gazze’de çocuklar İsrail’in barbarca saldırıları altında hayatını kaybediyor; siviller en temel gıdalardan, ihtiyaçlardan mahrum bırakılıyor. Soykırım karşısında sergilenen vurdumduymazlık ve sessizlik uluslararası sistemin içine düştüğü krizi bütün açıklığıyla, netliğiyle ortaya koyuyor’ dedi.
Kur’an-ı Kerim’in ‘Emrolunduğun gibi dostdoğru ol’ ilkesini hatırlatan Yılmaz, ‘Zira insan hayatı ve onuru konjonktüre veya güç odaklarının sığ siyasi hesaplarına göre değişemeyecek kadar mukaddestir’ ifadelerini kullandı. Türkiye’nin hem güçlü hem de haklı olacağını belirten Yılmaz, ‘Hakkımızı ve hukukumuzu sonuna kadar koruyacağız, mazlumun elinden kararlılıkla tutacağız ve adalet talebimizi karşılıksız bırakmayacak bir güce sahip olmak için ekonomimizi, milli savunmamızı, bilim ve teknoloji kapasitemizi aralıksız geliştireceğiz’ şeklinde konuştu.

‘Kalıcı barışı sağlamak için yoğun bir diplomatik mücadele yürütüyoruz’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin Filistin halkının meşru haklarını savunmak ve kalıcı barışı sağlamak için yoğun bir diplomatik mücadele yürüttüğünü belirterek, ‘Suriye’nin istikrarı ve refahı tüm bölgenin istikrarı ve refahı demektir. Buna yürekten inanıyoruz. Bunu bozmaya çalışanlara karşı Suriye ile gönül gönüle, omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz’ dedi.
‘Yapay zeka ile diğer teknolojileri mutlaka insan odaklı bir anlayışla ele almak durumundayız’
Yılmaz, ailenin korunması ve gençlerin insani değerlerle geleceğe hazırlanmasının önemine dikkat çekerek, yapay zeka ve diğer teknolojilerin ahlak ve merhamet temelinde ele alınması gerektiğini söyledi. FETÖ yapılanmasına da değinen Yılmaz, ‘Maalesef üstat Bediüzzaman’ın ismini kullanarak, onun eserlerini de belli bir oranda istismar ederek ülkemizde kargaşaya çıkaran bir yapı ile karşı karşıya kaldık, FETÖ dediğimiz yapılanmayla, terör yapılanmasıyla’ ifadelerini kullandı. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Vitrini gayet süslü ama arka planında uluslararası güç odaklarına hizmet eden istihbarat yapılarının aracına dönüşen bir yapıdan bahsediyoruz. Diğer taraftan mensuplarını özgür olmaktan çıkarıp kendine kul köle eden hiyerarşik düzenden bahsediyoruz.’
‘Terörü kalıcı bir şekilde ülkemizin gündeminden çıkarmak istiyoruz’
Sempozyumdaki konuşmasının ana temasını terörle mücadele oluşturan Cevdet Yılmaz, ‘Terörü kalıcı bir şekilde ülkemizin gündeminden çıkarmak istiyoruz. Bölgemizin gündeminden de çıkarmak istiyoruz. Uzun bir zamandır bölgemizde emperyalist güçler, güç odakları bu bölgede yaşayan insanları birbiriyle çatıştırıp onlar kavga ederken bölgenin kaynaklarını sömürüp götürüyorlar’ diye konuştu.
Birlik ve beraberlik mesajı veren Yılmaz, ‘Biz diyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti olarak, kardeşleriniz olarak bu çekişmeleri bir tarafa bırakmalıyız, etnik kavgaları, mezhebi kavramları, kavgaları bir kenara bırakmalıyız, birlik içinde olmalıyız, terörün konuşulmadığı bir bölge oluşturmalıyız ve artık kaynaklarımızı başkaları gelip sömürmemeli, bu kaynaklar bu bölgedeki insanlar tarafından kullanılmalı’ dedi.
Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: ‘Suriye’nin kaynakları Suriyeliler için kullanılmalı, Irak’ın kaynakları Iraklılar için kullanılmalı, Libya’nın kaynakları Libyalı kardeşlerimiz için kullanılmalı. Bunu başarmak zorundayız. Bizi birbirimize düşürüp kaynaklarımızı sömüren emperyalist odaklara vereceğimiz en güzel cevap birliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirmek, ihtilaflarımızı bir tarafa bırakıp güç birliğiyle bu oyunu bozmaktır. Türkiye içinde de bölgemizde de bunu yapmaya kararlıyız. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge dediğimiz Arabıyla, Türküsüyle, Kürdüyle, Farsıyla hangi meshepten meşrepten olursa olsun Müslümanıyla gayrimüslimiyle bu toprakların insanlarını bir araya getirmek, buluşturmak ve geleceği çok daha güçlü bir birlik zemininde inşa etmektir. Sahip olduğumuz insan kaynağını ilmi birikim ve ekonomik potansiyelde değerlendirerek Türkiye yüzyılını ve bölgemizin gönül coğrafyamızın yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz inşallah. Bediüzzaman Said Nursi bu ülkenin, bu toprakların insanıydı. Emperyalistlere karşı mücadele etti, bu topraklarda mücadelesini sürdürdü. Birileri gibi başka ülkelere kaçıp oradan bu ülkeyi karıştırmaya çalışmadı.’
