CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, Türkiye’de çocukların karşı karşıya kaldığı şiddet ve yoksulluk tablosuna dikkat çekerek, “Cumhuriyet, çocukların korkuyla değil güvenle; yoksullukla değil umutla büyümesidir. Cumhuriyet, her çocuğun eşit eğitim, sağlıklı beslenme, güvenli barınma ve nitelikli bakım hakkına sahip olmasıdır” dedi.
Çocukların karşı karşıya kaldığı tablo
Gülsever, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı verilerinin çocukların yaşadığı zorlukları bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi. Gülsever, 2025 yılında çocukların karıştığı 609 bin 959 olayın güvenlik birimlerinin kayıtlarına yansıdığını, bu olayların 267 bin 794’ünde çocukların mağdur olarak kaydedildiğini belirtti.
Türkiye’de korktuğu için konuşamayan, şiddet uygulayan kişiyle aynı evde yaşamak zorunda kalan, istismarı fark edilmeyen veya başvuru yollarını bilmeyen çocukların sayısının bilinmediğini kaydeden Gülsever, şöyle konuştu:
“Çocukların uğradığı şiddet ve istismar yalnızca adli bir vaka ya da istatistik değil. Çocukları suça, şiddete ve istismara açık hale getiren koşullar neden ortadan kaldırılmıyor? Çocukları daha suça sürüklenmeden kurtaracak güçlü bir sosyal politika kurulmadıkça sorun büyümeye devam edecek. Çocuk adaletinin ölçüsü yalnızca verilen cezanın süresi değil; çocuğun okuluna dönmesi, şiddetten uzaklaşması, rehabilite edilmesi ve yeniden topluma kazandırılmasıdır. Bir çocuk okuldan koptuğunda, yoksulluk içinde büyüdüğünde, aile içi şiddete tanık olduğunda, madde bağımlılığı ve suç örgütleriyle karşı karşıya kaldığında devlet nerede? Çocukların korunması ailelerin özellikle de annelerin omuzlarına bırakılamaz. Çocuğun güvenliğinden kamu kurumları ve sosyal devlet sorumludur.”
Çocukların sustuğu yerde biz konuşacağız
Gülsever, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi:
“Cumhuriyet, çocukların korkuyla değil güvenle; yoksullukla değil umutla büyümesidir. Cumhuriyet, her çocuğun eşit eğitim, sağlıklı beslenme, güvenli barınma ve nitelikli bakım hakkına sahip olmasıdır. Bizim kuracağımız düzende hiçbir çocuk doğduğu evin, yaşadığı mahallenin veya ailesinin ekonomik koşullarının kaderine terk edilmeyecektir. Bir ülkenin çocukları güvenlik birimlerinin kayıtlarında değil; okulda, parkta, sanatta ve sporla büyümelidir. Çocukların sustuğu yerde biz konuşacağız. Görülmeyen her çocuğu görecek, duyulmayan her çocuğun sesini duyuracağız. Hiçbir çocuğun yalnız ve çaresiz bırakılmadığı, yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.”
Gülsever’in açıklamaları, çocukların korunması ve sosyal devlet vurgusuyla kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
