Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin yeniden ibadete açılmasının 6. yıl dönümüne özel hazırlanan “Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi” adlı eserin takdim metnini kaleme aldı. Eser, 24 Temmuz itibarıyla okurlarla buluşacak.
Ayasofya’nın ihtişamı, Demirören Yayınları tarafından hazırlanan bu özel koleksiyon eserle taçlandırıldı. Bilimsel kaynaklar, daha önce hiç yayınlanmamış fotoğraflar, gravürler ve minyatürlerle zenginleştirilen eser, caminin Bizans döneminden günümüze uzanan tarihsel yolculuğunu gözler önüne seriyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Takdim Metni
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserin takdim yazısında Ayasofya’nın sadece bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda milletin tarih şuurunun ve fetih ruhunun abideleşmiş timsali olduğunu vurguladı. Erdoğan, yazısında şu ifadelere yer verdi:
“İstanbul’un fethiyle birlikte Ayasofya-i Kebir Camii, insanlık tarihinin en büyük dönüm noktalarından birine şahitlik etmiş mübarek bir mâbed olarak yeni bir hüviyet kazanmıştır. 29 Mayıs 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’a muzafferâne girişinin ardından harap ve bakımsız durumda bulunan bu eser, kısa zamanda ihya edilerek İslâm’ın mânevî sancağı altında yeniden hayat bulmuştur. Fetih ile birlikte camiye tahvil edilen Ayasofya, çağ açıp çağ kapatan büyük zaferin remzi, fethin mührü ve medeniyetimizin en ihtişamlı nişanelerinden biri hâline gelmiştir.”

“Tarihî Bir Mesuliyet”
Erdoğan, Ayasofya’nın korunmasının tarihî bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Osmanlı sultanlarının vakfiyelerinde yer alan muhafaza ve bakım hükümleri, bu mukaddes emanete gösterilen ihtimamın en kuvvetli delillerindendir. Bugün de ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz bu aziz emaneti aynı şuur ve hassasiyetle korumayı, yaşatmayı ve gelecek nesillere en güzel şekilde aktarmayı tarihî bir mesuliyet olarak telakki ediyoruz” dedi.
Aslî Hüviyetine Kavuşması
Cumhurbaşkanı, Ayasofya’nın 24 Temmuz 2020’de yeniden ibadete açılmasının önemine de değinerek şunları söyledi:
“Asırlar boyunca semâyı ezan sesleriyle doldurarak gönüllerde ebedî bir sadâ bırakan Ayasofya-i Kebîr Câmii, fetih ruhuna uygun olarak 24 Temmuz 2020’de millet iradesiyle yeniden aslî hüviyetine kavuşmuş mukaddes bir mâbed olarak, yalnızca bir ibadet mekânı olmanın ötesinde insanlığın ortak vicdanına ve kültürel hafızasına ışık tutmaya devam edeceğine gönülden inanıyorum.”

Eserin İçeriği
Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören’in de sunuş yazısının yer aldığı eser; Türkçe, İngilizce ve Arapça olmak üzere üç dilde hazırlandı. Metinleri Yüksel Yücel tarafından kaleme alınan eserde, Ayasofya’nın eşsiz mimarisi, kubbe yapısı, mozaikleri, geçirdiği restorasyon süreçleri ve yüzyıllar boyunca şekillenen kültürel birikimi ayrıntılı biçimde inceleniyor.
Yarın Raflarda
“Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi”, 24 Temmuz Cuma günü itibarıyla online satış platformları ve seçkin kitabevlerinde yerini alacak. Bu özel eser, Ayasofya’nın asırlara yayılan hikâyesini, mimarî zarafetini ve mânevî derinliğini gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.







