Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelen Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, görüşmenin detaylarını paylaştı. Özkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan‘dan, kanser tedavisinde devrim niteliği taşıyan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi için tam destek aldıklarını açıkladı.
‘Aldığımız Desteğin Hakkını Vermek İstiyoruz’
Görüşmenin oldukça verimli geçtiğini belirten Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Ben rektörlük görevini devralalı 5,5 yıl oldu. Sayın Cumhurbaşkanımızla o dönem planladığımız, hayal ettiğimiz şeyleri konuşmuştuk ve hala hayal ettiğimiz projeleri kendisiyle paylaştık. Akdeniz Üniversitesi özellikle sağlıkta bir marka. Bu hepimiz için büyük gurur kaynağı. O dönemde de paylaştığımız bir proje vardı kanserle ilgili. Destek de görmüştük. O zaman çok heyecanlanmıştım, Sayın Cumhurbaşkanımız da hemen desteklemişti. Aldığımız desteğin hakkını vermek istiyoruz.” dedi.
Prof. Dr. Özkan, merkezin son durumu hakkında da bilgi vererek, “CAR-T merkezimiz ruhsatlandırma aşamasında, ruhsatımızı alır almaz hemen tedaviye başlayacağız. Şu anda birkaç hastamızı hazırladık. Bugün ruhsat için müfettişlerimiz de burada, çok heyecanlıyım. Umuyorum hastalarımız şifa bulur. Kanserle ilgili neler yapılabilir, bundan sonraki süreçte bu merkez neler yapacak, bunları konuştuk. Tam destek aldık. Bu da bizi her anlamda motive etti.” ifadelerini kullandı.
‘Farklı Tedaviler Üretmeyi Hedeflediğimiz Bir Merkez’
Projenin stratejik önemine vurgu yapan Özkan, “Şu anda dünyada savaşlar var, kuzeyde Rusya-Ukrayna savaşı, aşağıda Arap Yarımadası’nda çeşitli müdahaleler. Müdahale olduğu anda hava sahası kapanıyor ve diğer ülkeler iyi niyetli olsalar bile birçok şeye ulaşamıyorsunuz. Bu anlamda sağlık da çok stratejik bir konumda. Bizim görevimiz sadece tedavi yapmak değil, o tedavileri üretmek, planlayabilmek. Özellikle kanser için planladığımız ve sonrasında farklı tedaviler üretmeyi hedeflediğimiz bir merkez. Stratejik bir konu olduğu için de çok dikkatini çekti. Bu konu ülke için savunma sanayi kadar kıymetli.” diye konuştu.
‘Cumhurbaşkanımız, Merkezimizin Yerli ve Milli Olması Konusunda Hassas’
Merkezin yerli ve milli bir proje olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özlenen Özkan, şöyle konuştu:
“Cumhurbaşkanımız özellikle merkezimizin yerli ve milli olması konusunda hassas. Bu proje de kendi kendine yetebilen ve dünyada sınırlı sayıda merkezde yapılan bir uygulama. Bu 8’inci merkez olacak. Bazı yerlerde tedavi maliyetleri milyon dolarlara kadar çıkabiliyor. Sadece tedavi maliyetinden bahsediyoruz. Biz ise daha uygun maliyetli, yerli, daha güvenli ve daha ulaşılabilir bir sistem kuruyoruz. Şu anda kan kanseriyle başlayacağız, ama bununla sınırlı kalmayacak. Daha sonra farklı tümörler ve immün hastalıklara da uygulanabilecek. Doktorlar çok akıllı insanlar, ama çoğu zaman sadece hizmet sunmakla kalıyorlar. Oysa bu kadar akıllı insanların aynı zamanda yeni tedaviler geliştirmesi, modeller ortaya koyması mümkün. Bu merkez, yeni tedavilerin keşfedilmesi açısından da çok kıymetli olacak.”
Yapımı Devam Eden Hastaneden Detaylar
Görüşmede ayrıca Akdeniz Üniversitesi’nde yapımı devam eden hastane hakkında da bilgi verdiklerini aktaran Özkan, “Uzun sayılabilecek bir görüşmeydi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi bölgeye hizmet veren önemli bir hastane. Özellikle mikrocerrahi ve organ naklinde çok iyi işler yapıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanından hatta Avrupa ve Türk Cumhuriyetlerinden hastalar geliyor. Ancak ciddi yer sıkıntımız var. Bunu ifade ettiğimizde Sayın Cumhurbaşkanımız çok hızlı destek sundu. Bu görüşmede de konu tekrar gündeme geldi. Yeni hastanemiz yaklaşık 900 yataklı olacak. Ama asıl ihtiyacımız yataktan ziyade yoğun bakım. Çünkü çok komplike hastalar geliyor ve çoğu ameliyat öncesi veya sonrası yoğun bakıma ihtiyaç duyuyor. Bu anlamda hızlı büyümemiz gerekiyor. Yeni hastaneyle birlikte bu sorunu çözeceğiz ve en kısa zamanda hizmete açacağız.” dedi.
‘Yan Etkileri Kemoterapiye Göre Çok Daha Az’
CAR-T tedavi yönteminin detaylarını anlatan Özkan, “CAR-T tedavi yöntemi, benim gördüğüm kadarıyla dünyanın gittiği yön. Hastadan kan alınıyor, hastalığa karşı savaşan hücreler güçlendiriliyor ve çoğaltılarak tekrar hastaya veriliyor. Bu yöntemin yan etkileri kemoterapiye göre çok daha az. Kendi hücreleriniz kullanıldığı için daha güvenli. Şu anda kan kanseriyle başlıyoruz ama ileride beyin tümörleri, pankreas, akciğer kanserleri ve immün hastalıklar gibi birçok alanda kullanılabileceğini düşünüyoruz. Bu yöntem ilk ortaya çıktığında son çareydi ama artık daha erken aşamalarda kullanılmaya başlandı. Bu da birçok hastalık için umut veriyor. Ancak bu merkezlerin kapasitesi sınırlı. Çünkü kullanılan cihazlarla aynı anda belli sayıda hasta tedavi edilebiliyor. Bu yüzden bu merkezlerin sayısının artması çok önemli.” diye konuştu.
