Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

DEM Parti’den ‘Terörsüz Türkiye’ İçin Tarihi Çağrı: Temmuz Ayında Çerçeve Yasa Çıkarılsın!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde temmuz ayında çerçeve yasanın çıkarılması gerektiğini söyledi. İşte detaylar.

DEM Parti Eş Genel

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. TBMM’de düzenlenen parti grup toplantısında konuşan Hatimoğulları, “Kalıcı bir çözümün zemini, hukuk olmalı ve teminatı da yasa olmalıdır. Bu yüzden kamuoyunun büyük bir merakla beklediği çerçeve yasa çıkmalıdır. Bu yaz mevsimini heba etmeyelim; temmuz ayında çerçeve yasayı çıkaralım” dedi.

DEM Parti’den Çerçeve Yasa Çağrısı

Hatimoğulları, konuşmasında ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin hukuki bir zemine oturtulması gerektiğini vurguladı. Sürecin, Meclis iradesi ve yasal güvence altına alınması gerektiğini belirten Hatimoğulları, “Barış tek başına silahların susması değil, hukuku kurdukça barış gerçekten barış olur. 22 Ekim girişi ve 27 Şubat’taki tarihi çağrıdan bu yana söylenen temel söz hiç değişmedi; hukuk. Kalıcı bir çözümün zemini, hukuk olmalı ve teminatı da yasa olmalıdır” ifadelerini kullandı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları

100 yıllık bir meselenin tek bir yasa ile çözülemeyeceğinin farkında olduklarını ancak ilk adımın doğru atılması gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, “Çünkü yanlış iliklenen ilk düğme, geri kalan her şeyi yanlış hale getirir. Bu yaz mevsimini heba etmeyelim; temmuz ayında çerçeve yasayı çıkaralım. 1 Ekim’de Meclis açıldığında ise bu çerçeve yasayı güçlendirecek, demokratik ve özgürlüklerin açacak düzenlemeleri bir bir hayata geçirelim” dedi.

DEM Parti’nin 4 Temel Başlığı

Hatimoğulları, partisi olarak ertelenmemesi gereken 4 temel başlığı sıraladı. Bunlar:

  • Kapsayıcı Bir Kök Yasa: Barışın hukuku, tarafların iradesini ve muhataplığını tanıyan bir zeminde kurulmalıdır. ‘O gelir, bu gelmez’ tartışması olmamalı, barışın kapısından herkes rahatlıkla geçebilmelidir.
  • Kayyım Anlayışı Sona Ermeli: Meclis Komisyonu raporlarında da belirtildiği gibi kayyım uygulaması son bulmalı, AİHM ve AYM kararları uygulanmalıdır.
  • Demokratik Siyasetin Önündeki Engeller Kaldırılmalı: Adliye koridorları ve cezaevleriyle değil, siyasetle konuşan bir Türkiye’ye dönüşülmelidir.
  • Öcalan’ın Koşulları Düzenlenmeli: Abdullah Öcalan’ın iletişim ve çalışma koşulları, demokratik çözümün ihtiyaçlarına uygun bir biçimde düzenlenmelidir.

“Öcalan, Toplumla Rahatça Konuşabilmeli”

Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolüne de değindi. Yaklaşık 50 yıldır devam eden savaş ve çatışmalar sürecinde herkesin yüreğinde derin bir yara olduğunu belirten Hatimoğulları, “Şimdi bu yaraları derinleştirme değil, iyileştirme zamanı ve Öcalan, Türkiye çözümünden ve bu yaraları iyileştirmekten yanadır, ortak yaşamdan yanadır. Özgür çalışabilirse bu yaraları sarma konusunda çok önemli bir rol üstlenecektir. Toplumla rahatça konuşabilen, düşüncelerini özgürce paylaşabilen, çözüm perspektifini anlatabilen bir Öcalan, Kürt halkının ve tüm Türkiye’nin önünü açar” dedi.

Hatimoğulları, sürecin başarıya ulaşması için tüm siyasi aktörlere sorumluluk düştüğünü vurgulayarak, “Kimse sorumluluktan kaçmamalı, izleyici pozisyonunda olmamalı” uyarısında bulundu.

(DHA)