DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarını ‘sistem sorunu’ olarak nitelendirerek, hükümetin güvenlikçi yaklaşımlarını eleştirdi. Koçyiğit, çözümün okul duvarlarını yükseltmekte değil, çocukları merkeze alan özgürleştirici bir perspektifte olduğunu vurguladı.

“Çocuklarımızı En Güvende Hissettiğimiz Yerlerde Kaybettik”
Kars’ta düzenlediği basın toplantısında konuşan Koçyiğit, saldırılarda hayatını kaybedenler için taziyelerini ileterek sözlerine başladı. Kendisinin de 8’inci sınıf öğrencisi bir çocuk annesi olduğunu belirten Koçyiğit, “Hem Maraş’taki hem de Siverek’te yaşanan olaydan dolayı duyduğumuz derin üzüntüyü ifade etmek istiyorum. Ben Maraş’ta yaşamını yitiren her bir canımıza Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun” dedi.
Koçyiğit, duyduğu andaki şok ve endişeyi şu sözlerle anlattı: “İnanın ilk duyduğumda ben de o can havliyle, o panikle hemen oğlumu aradım ve neredesin, dedim. Oysaki o gün iş bırakma vardı, gitmemişti aslında. Ama hepimizin en güvenli olması gereken, en güvendedir diye gönderdiğimiz okulların böyle bir şiddetin, böyle bir can pazarının mekanı olmasını asla kabul etmediğimizi ifade etmek istiyoruz.”
“Şiddeti Normalleştiren Sistemin Sonucu”
Koçyiğit, yaşananları münferit bir olay olarak görmenin yanlış olduğunu, bunun bir “sistem sorunu” olduğunu ısrarla vurguladı. “Sistem, şiddeti besliyor. Sistem, gençleri geleceksiz bıraktıkça, her gün ve her gün televizyonlarda şiddeti normalleştirdikçe, toplumsal şiddet bu kadar derinleşmiş ve büyümüşken tabii ki bunun başka yansımaları da ne yazık ki oluyor” ifadelerini kullandı.
DEM Partili vekil, bu konuda Meclis’te verdikleri önergeye de değinerek, “Biz daha 2 hafta önce ‘görsel şiddet, dijital şiddet’ konusunda özellikle televizyonlardaki dizilerde ve filmler üzerinden şiddetin normalleşmesine karşı bir araştırma önergesi verdik… Ama ne yazık ki AKP’nin oylarıyla reddedildi. Geldiğimiz yer neresi? Sadece 2 hafta sonra bu acı olayı yaşadık. Demek ki bir şeyleri sırf muhalefet söyledi diye reddetmek marifet değil” diye konuştu.
“Okulları Karakola Çevirerek Güvenlik Sağlanamaz”
Çözüm önerilerini dile getiren Koçyiğit, artan güvenlik önlemlerinin sorunu çözmeyeceğinin altını çizdi. “Birbirimizin sesine, birbirimizin sağduyulu çağrılarına kulak vermek zorundayız ve bu konuda da bunu daha fazla güvenlik önlemi alarak, daha fazla okulların etrafını, duvarlarını yükselterek çözebileceğimiz bir mesele değil” dedi.
Koçyiğit, çözüm için gerekli perspektif değişikliğini şöyle tarif etti: “Gerçekten çocukları koruyan, çocukları özne gören, merkezine çocuğun üstün yararını alan, güvenlikçi değil, özgürleştirici bir perspektife ihtiyacımız olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Bugün okulları karakol mantığıyla, karakola çevirerek güvenliği sağlayamayız.”
“Çoklu Bir Sorunla Karşı Karşıyayız”
DEM Partili vekil, sorunun çok boyutlu olduğunu belirterek acil alınması gereken önlemleri sıraladı: “Birincisi ülkedeki gerçekten önü alınmayan silahlanma meselesine bir ‘dur’ demek gerekiyor. Dijital ve görsel şiddeti engelleyecek önlemler almak gerekiyor. Bunu günlük hayat içerisindeki şiddeti olağanlaştıran yaklaşımlardan uzak durmak gerekiyor ve eğitim kurumlarını gerçekten en güvenli mekanlar haline getirmenin yolunu yöntemini birlikte konuşmamız gerekiyor.”
Koçyiğit, TBMM’de tüm partilerin uzlaştığı ortak bir araştırma komisyonu kurulması kararına değinerek, bu konuda birlikte hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Ancak sözlerini şu sert ifadelerle tamamladı: “Bu aslında göz göre göre neredeyse gelen bir süreçti. Onun için burada sorumluluğun sadece o katliamı yapan failde olmadığını ifade etmemiz gerekiyor… Bunun sorumluluğu elbette ki hükümettedir, bunu da açık ve net söyleyelim. Hükümet, bu meselede sorumlu davranmalıdır, siyasi sorumluluğunu almalıdır.”
