Diyarbakır’da kadın örgütleri ve Diyarbakır Barosu temsilcileri, 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku’nun akıbetinin aydınlatılması talebiyle adliye önünde bir araya geldi. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya’nın da katıldığı eylemde, soruşturmadaki gecikmeler ve etkili soruşturma yürütülmediği eleştirileri yükseldi.
Adalet Talebi İçin Adliye Önünde Buluştular
Diyarbakır Şiddetle Mücadele Ağı, Dicle Amed Kadın Platformu ve Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi tarafından Diyarbakır Adliyesi önünde düzenlenen basın açıklamasına, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, avukatlar, Van’da ölü bulunan Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş ve çok sayıda kadın katıldı.
“Soruşturmadaki Gecikme Etkin Süreç Yürütülmediğini Gösteriyor”
Grup adına konuşan Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi üyesi İrem İlhan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Gülistan Doku dosyasında yıllar sonra atılan adımların önemli olduğunu ancak sürecin çok geç işlediğini ifade ederek, ‘Gülistan Doku’nun kaybedilmesinin üzerinden geçen yılların ardından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen son işlemler, dosyada ilerleme sağlandığını göstermekle birlikte, bu sürece gelinmesindeki gecikme, etkili ve özenli bir soruşturma yürütülmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Gülistan Doku’ya ne oldu? sorusunun yıllardır ısrarla sorulması, bu dosyanın kapatılmasını engelleyen en temel güç olmuştur. Bu ısrar, kadınların mücadelesinin bir sonucu ve kazanımıdır.”
İlgili Diğer Dosyalara da Dikkat Çekildi
İlhan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Gülistan Doku’nun en yakın arkadaşlarından biri olan Rojvelat Kızmaz’ın kaybolduktan günler sonra şüpheli şekilde ölü bulunması da, bu dosyanın tekil bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini göstermektedir. Rojvelat Kızmaz dosyasında da kayıp başvurusuna rağmen arama çalışmalarının gecikmesi, ölümün etkin şekilde aydınlatılmaması ve sorumluların ortaya çıkarılmaması, benzer ihmal ve cezasızlık pratiklerinin sürekliliğine işaret etmektedir. Rojin Kabaiş dosyasında da etkin soruşturma yürütülmesi, ölümün tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların tespiti yönündeki taleplerimizi yineliyoruz. Kadınların yaşam hakkını ilgilendiren hiçbir dosya, ihmal ve cezasızlık politikalarıyla sürüncemede bırakılamaz.”
Eylem, kadın örgütlerinin adalet arayışının süreceğini ve benzer dosyalarda da takipçi olacaklarını bir kez daha kamuoyuna duyurmasıyla sona erdi.
