İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni ağır bir dille eleştirerek, “Bu ucube düzen devleti tam manasıyla çürütmüştür” dedi. Dervişoğlu, kamu atamalarında liyakatin yok sayıldığını ve sistemin bir “nepotizm iktidarı” yarattığını savundu.
Parlamenter Sistem Çağrısı ve Siyasi Dil Eleştirisi
TBMM’de partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, eski Meclis Başkanı Hüsamettin Cindoruk’un siyaset tanımını hatırlatarak, bugün uzlaşma yerine ayrışmanın hakim olduğunu belirtti. Dervişoğlu, “Yürürlükteki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile bu zararlı ve toptancı mantık, birbirine koşut seyretmektedir” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, “Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu tek adam rejiminin yönetim dayatması ile kenara itilmekle kalmamış, onlarca yılın istişare kültürü de zarar görmüştür. Böylece gerçeklere duyarsızlaşmış bir ortam yeşermiştir” diye konuştu. İYİ Parti’nin parlamenter sistem ısrarının özünde, “konuşan bir Türkiye” arayışının bulunduğunu vurguladı.
“Devlet Makamları Ganimet Gibi Görülüyor”
Dervişoğlu’nun en sert eleştirileri, kamu yönetimi ve atamalara yönelik oldu. İYİ Parti Genel Başkanı, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı verilen bu ucube düzen, devleti tam manasıyla çürütmüştür. Bugün kamu kurumlarında yapılan birçok üst düzey atama, liyakat ilkesinin açıkça yok sayıldığı yeni bir kayırmacılık örneğine dönüşmüştür” dedi.
Dervişoğlu, bu durumu “nepotizm iktidarı” olarak nitelendirerek şöyle devam etti: “Nepotizm kişinin eğitimine, ehliyetine, başarısına bakmadan; sadece aile bağı, akrabalık ilişkisi, yakınlık ve sadakat üzerinden makam dağıtmaktır. Bugün Türkiye’de, yaşanan tam olarak budur. Devletin makamları, milletin emaneti olmaktan çıkarılmış; eşe, dosta, akrabaya ve yandaşa dağıtılacak bir ganimet gibi görülmüştür.”
Ekonomik Tabloya İlişkin Çarpıcı Tespitler
Konuşmasında ekonomik gidişata da değinen Dervişoğlu, açıklanan enflasyon oranlarının sokaktaki gerçekliği yansıtmadığını iddia etti. “Dünyanın en pahalı ülkelerinden biri haline geldik. Alım gücü eridi. Emek ucuzladı” diyen Dervişoğlu, vatandaşın yaşadığı zorlukları şu sözlerle anlattı:
“Eskiden kilo ile alınan sebze, bugün tane ile tartılıyor. Kasabın önünden geçmek artık cesaret istiyor. Filesini dolduramayan babanın mahcubiyeti hiçbir istatistiğe girmiyor. Tencerede artık sadece dert kaynıyor.”
Dış Politikada “Savrulma” Uyarısı
Dervişoğlu, bölgesel ve küresel gelişmeler ışığında Türk dış politikasına ilişkin de önemli uyarılarda bulundu. “Türk dış politikasını radikal savrulmalardan korumak zorundayız. Duygusal hezeyanlarla dış politika yapılmaz. İdeolojik takıntılarla dış politika yapılmaz” ifadelerini kullandı.
Rusya ve Çin ile ilişkilere değinen Dervişoğlu, bu iki ülkeye olan ticaret açığına dikkat çekti: “Türkiye’nin toplam dış ticaret açığının yüzde 83’ü Rusya ve Çin’e verilmektedir… Türkiye, 2025 yılı içinde bu iki ülkeye 85 milyar dolara yakın para kazandırmıştır.”
Dervişoğlu, Batı ile olan ticari ilişkilerin ise fazla verdiğini belirterek, “Para kazandığınız ilişkileri sürdürmeyi mi? Yoksa her yıl büyük açık verdiğiniz ülkelerle daha fazla yakınlaşıp mevcut dengeleri heba etmeyi mi?” sorusunu yöneltti.
İYİ Parti lideri, konuşmasını, Türkiye’nin iç ve dış politikada köklü bir değişime ihtiyaç duyduğu mesajıyla tamamladı.
