Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dervişoğlu’ndan Sert Eleştiriler: Gençlerimizi Torpil Ağlarına Teslim Etmeyeceğiz

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM grup toplantısında gençlerin sorunlarına, eğitimdeki nitelik kaybına ve liyakat yerine sadakatin ön planda olduğu atamalara sert eleştiriler yöneltti.

İYİ Parti Genel Başkanı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı çarpıcı konuşmada, gençlerin yaşadığı sorunlara ve iktidarın politikalarına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Dervişoğlu, “Gençlerimizi sahte hayatlara, karanlık ilişkilere, torpil ağlarına, çaresizlik düzenine teslim etmeyeceğiz. 19 Mayıs’ı gerçekten kutlamak istiyorsak, gençlerin önündeki bu duvarları yıkmak zorundayız” dedi.

Gençlerin Umutsuzluğu ve Beyin Göçü

Dervişoğlu, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı öncesinde Türkiye’nin en ağır gerçeklerinden biriyle yüzleşmek zorunda olduklarını belirterek, şunları kaydetti: “18-34 yaş arası gençlerimizin yaklaşık 3’te 2’si kendi yaşam standardının anne-babasından daha kötü olduğunu söylüyor. Bunu ben söylemiyorum. Hayatlarından memnun değiller, mutlu değiller. Nasıl iş bulacaklar, nasıl geçinecekler? Emekli olabilecekler mi? Endişeliler ve son derece haklılar. ‘Yurt dışına mı gidelim?’ ‘Ne yapalım?’ diye soruyorlar. O sebeple vize kuyruklarında bekliyorlar. Yabancı ülkelere hayran olup, bayıldıkları için değil, kendi vatanlarında bunaldıkları, bunaltıldıkları için. Gözlerimizin önünde, bir kuşak kırılıyor.”

Eğitimde Nitelik Kaybı ve Kamu Kaynağının İsrafı

Türkiye’nin eğitimde irtifa kaybettiğini vurgulayan Dervişoğlu, iktidarın eğitim politikalarını eleştirdi: “Bu iktidar döneminde okul sayısı artmıştır. Üniversite sayısı artmıştır. Kampüsler yapılmıştır. Bütçeler ayrılmıştır. O halde sorulması gereken soru çok nettir. Bu kadar bina yapıp, bu kadar tabela asıp, bu kadar kaynak harcayıp, nasıl bu kadar niteliksiz bir eğitim düzeni kurmayı başardınız? Cevabını ben vereyim. Çünkü bu iktidar eğitimi bir nitelik meselesi olarak görmedi. Eğitimi; fikri hür, vicdanı hür bireyler yetiştirecek, meslek kazandıracak, bilimsel düşünceyi güçlendirecek, gençleri hayata hazırlayacak bir kamusal sorumluluk olarak ele almadı. Eğitimi bazen ideolojik takıntıların, bazen popülist hesapların, bazen de siyasi kadrolaşmanın aracı haline getirdi.”

Dervişoğlu, planlama yapılmadan açılan üniversiteler ve kurulan fakülteler nedeniyle gençlerin mezun olduktan sonra ortalama 3 yıl işsiz kaldığını, ardından da çoğu zaman mezun olduğu bölümle ilgisiz işlerde çalıştığını belirterek, “Bu ne demektir? Kamu kaynağı boşa harcanıyor. Gençlerin yılları boşa gidiyor. Ailelerin emeği boşa çıkıyor. Ülkenin insan kaynağı heba ediliyor.” ifadelerini kullandı.

Liyakat Yerine Sadakat: Mülakat Düzeni ve Torpil İddiası

Gençlere yapılan asıl kötülüğün, Cumhuriyet’in her yurttaşına verdiği ‘Emeğinle, bilginle, zekanla, ahlakınla yükselirsin’ sözünün iktidar eliyle bozulması olduğunu söyleyen Dervişoğlu, “Kamuya alımlarda mülakat düzeni, gençlerimizin önüne bir liyakat kapısı değil, bir sadakat duvarı örmüştür” dedi.

Dervişoğlu, liyakat meselesinin sadece gençlerin iş aradığı zaman değil, devletin en kritik makamlarında da sorun olduğunu savunarak, çarpıcı bir örnek verdi: “Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla, 33 yaşında bir kaymakam, Milli Savunma Bakanlığı Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne atandı. Kamuoyunda bu atama, ‘33 yaşında tümgeneral’ tartışmasıyla gündeme geldi. Aslında düşününce, içinde bulunduğumuz sistemde, hayli liyakatli atama da diyebiliriz. Atananın memleketi Güneysu, soy ismi de Erdoğan. Ne olacaktı? Ne bekliyorsunuz? İçinizden birini ya da Oğulcan Başkanı atayacak değildi ya. Savunma tedariki sıradan bir idari görev değildir. Bu alan, askeri modernizasyon süreçlerini, mühimmat ve ekipman alımlarını, lojistik planlamayı, stratejik satın alma kararlarını, milyarlarca liralık kamu kaynağını ve en önemlisi ülke güvenliğini ilgilendirir. İhale yapacak kurumlarda Erdoğan ailesinden başka kimse aklınıza gelmiyor mu?

Dervişoğlu, milletin evladının sınav kapısında beklerken, birilerine devletin en kritik kapılarının açılmasını eleştirerek, “Adaletin olmadığı yerde de gençlerin devlete güven duymasını bekleyemezsiniz. Sokak çetelerinin, uyuşturucu ağlarının, bahis ve kumar sitelerinin, gösteriş üzerine kurulu internet düzeninin gençler arasında bu kadar yayılmasının sebebi de budur. Çünkü meşru refah yolları daraldıkça, gayrimeşru vaatler büyür.” değerlendirmesinde bulundu.

Devlet Çiftçiye Borçludur

Tarım politikalarını da eleştiren Dervişoğlu, “Devletin son 20 yılda tarıma en az 177 milyar dolar aktarmış olması gerekirdi. Oysa Hazine’nin tarımsal destekleme ödemeleri kalemi altında yaptığı cari transferlerin toplamı yaklaşık 71 milyar dolar oldu. Aradaki fark 106 milyar dolar. Bugün tarım sektörünün bankalara olan güncel toplam borcu yaklaşık 31 milyar dolar. Yani çiftçinin bankalara 1 birim borcu varsa, devletin çiftçiye ödemediği destekler üzerinden yaklaşık 4 birim borcu var. Bu ülkede çiftçinin devlete borcu yoktur, devlet, çiftçiye borçludur. Çiftçi fazlasını istemiyor. Çiftçi ayrıcalık istemiyor. Çiftçi, kanunun kendisine verdiği hakkı istiyor.” diye konuştu.

Engelliler İçin Hak Mücadelesi

Bu haftanın Engelliler Haftası olduğunu da hatırlatan Dervişoğlu, engelli vatandaşların karşılaştığı zorluklara dikkat çekti: “Engelli yurttaşlarımızın meselesi bir yardım meselesi değildir. Bu mesele bir hak meselesidir. Bugün engelli vatandaşlarımız; eğitimde, istihdamda, ulaşımda, kamu hizmetlerinde, dijital erişimde ve bakım hizmetlerinde hala ağır engellerle karşılaşıyor. Kaldırımı erişilebilir yapmayan devlet, engelli yurttaşına ‘sokağa çıkma’ demiş olur. Toplu taşımayı erişilebilir hale getirmeyen yönetim, ‘Hayata katılma’ demiş olur. Okulları, hastaneleri, kamu binalarını, dijital hizmetleri engelli yurttaşların kullanımına uygun hale getirmeyen bir anlayış, eşitliği sadece kağıt üzerinde bırakmış olur.” ifadelerini kullandı.